Keşfet

ayak izi ?

o gece bitmedi

Islak ayak izlerine bakakaldım.

Bir tane…

İki tane…

Üç tane…

İzler depoya doğru geliyordu ama geri çıkan hiçbir iz yoktu.

Boğazım düğümlendi.

“Burada biri var…”

Sesim o kadar kısıktı ki kendim bile zor duydum.

Yavaşça geri çekildim. Elim hâlâ resmin üzerindeydi.

Tam o anda telefonum titredi.

Ekrana baktım.

Bilinmeyen Numara.

Kalbim hızla çarpmaya başladı.

Mesajı açtım.

“Rüyanda gördüğün kapıyı hatırlıyor musun?”

Nefesim kesildi.

Telefonu elimden düşürecektim.

Çünkü o kapıyı kimse bilmiyordu.

Kimse…

Burak bile.

Bir mesaj daha geldi.

“Bu kez kapıyı açma.”

Başımı kaldırdım.

Depodaki eski ahşap kapıya baktım.

Kapı kendi kendine yavaşça kapanıyordu.

Ve kapanmadan hemen önce…

Kapının arkasında bir gölge gördüm.

Uzun boylu bir adam.

Bir anlığına yüzünü seçebildim.

Burak.

“Burak?..”

Gölge kayboldu.

Koşup kapıyı açtım.

Kimse yoktu.

Ama yerde küçük, siyah bir kâğıt parçası duruyordu.

Eğilip aldım.

Üzerinde tek bir cümle vardı:

“Sana rüyada söyleyemediklerimi şimdi söyleyeceğim.”

Arkamdan bir ses geldi.

“Deniz.”

Donup kaldım.

Bu kez ses telefondan gelmemişti.

Tam arkamdan gelmişti.