aynı yazı..

Kapıdan gelen sese doğru yürüdüm.
Bir adım… İki… Üç…
Elimi kapı koluna koyup açtım.
Gözlerimi açtığımda kendi yatağımdaydım.
“Rüyaymış…” diye fısıldadım. Ama içimdeki huzursuzluk gitmedi.
Merakıma yenildim. Depoya tekrar indim.
Toz kokusu yine aynıydı. Raflar, kutular, eski eşyalar… Hiçbiri değişmemişti.
Titreyen ellerimle o resmi buldum.
Çerçeveyi çevirdiğim anda kanım dondu.
Kırmızı harflerle aynı cümle duruyordu:
BURAK'A GÜVENME.
“Bu… imkânsız.”
Tam arkamı döndüğüm sırada depo kapısı yavaşça gıcırdayarak aralandı.
Kapıya baktım.
Kimse yoktu.
Ama yerde, kapının önünde ıslak ayak izleri vardı… Sanki biri biraz önce içeri girmişti.