Keşfet

bu kez geçmişimden kaçmak yerine onun peşinden okula gidiyordum.

o gece bitmedi

O gece eve döndüğümüzde ikimiz de neredeyse hiç konuşmadık.

Gün boyunca yaşadıklarım kafamın içinde dönüp duruyordu.

Hakan.

Karanlık oda.

Mert’in mektubu.

Annemin söyledikleri...

Sonunda odama geçip yatağa uzandım.

Gözlerimi kapattığım anda uyuyakaldım.

---

Sabah uyandığımda ev sessizdi.

Bir süre tavana baktım.

Sonra yataktan kalktım.

İçimden nedense kahvaltı hazırlamak geldi.

Mutfağa geçip masayı hazırlamaya başladım. Çay, peynir, ekmek...

Her şey normal bir sabahmış gibi görünüyordu.

Ama değildi.

Telefonumu elime aldım.

Annemin numarasını aradım.

Uzun süre çaldıktan sonra açtı.

— Alo kızım?

Sesini duyunca boğazım düğümlendi.

— Anne...

— Ne oldu?

— Hakan'ı hatırlıyorum artık.

Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu.

Sonra annemin sesi titredi.

— Kızım...

— Bana ne oldu? Neden yaptı bunu?

— Senin o adamdan travman var. Biz sen küçükken bir sürü psikiyatriste gittik. Seni Amerika'ya da bu yüzden götürdük.

Nefesimi tuttum.

— Ama neden yaptı anne?

— Kızım, o adamdan uzak dur. Ne olursa olsun uzak dur.

— Ama bana neden bunu yaptı?

Annemin sesi daha da kısıldı.

— Bu konular çok tehlikeli. Sana şimdi anlatamam.

— Anne, ben artık hatırlıyorum!

— Kızım kapatmam gerek.

— Anne dur!

Telefon kapandı.

Ekrana baktım.

— Anne?

Cevap yoktu.

Arkamdan bir ses geldi.

— Deniz.

Yerimde sıçradım.

Döndüğümde Burak merdivenlerin başında duruyordu.

Bana bakıyordu.

Konuşmamızın bir kısmını duymuştu.

Yanıma geldi.

Hiçbir şey sormadan sandalyeyi çekip masaya oturdu.

— Kahvaltı yapalım.

Sonra saate baktı.

— Hadi gel. Geç kalacağız.

Şaşkınlıkla ona baktım.

— Okula mı gideceğiz?

— Evet.

— Sen... gerçekten gitmek istiyor musun?

Burak çayından bir yudum aldı.

— Sen istemiyor musun?

Başımı eğdim.

— İstiyorum.

Sonra dürüstçe ekledim:

— Ama korkuyorum.

Burak bana baktı.

Sesi sakindi.

— Ben varken bir şey olmaz.

Gözlerimi ona çevirdim.

— Ya yine bir şey hatırlarsam?

Burak birkaç saniye sustu.

Sonra:

— Hatırlamandan korkuyordum.

Şaşırdım.

— Neden?

— Çünkü hatırladığında her şey değişecekti.

Ayağa kalktı.

— Ama oldu artık.

Çantasını aldı.

Bana baktı.

— Kaçacak bir şey yok.

Bir an öylece kaldım.

Sonra çantamı aldım.

İçimde hâlâ korku vardı.

Ama ilk kez...

Korkuyla birlikte merak da vardı.

Ve bu kez geçmişimden kaçmak yerine onun peşinden okula gidiyordum.