“Deniz`in Amerika`ya gönderilmesinin sebebi"
Mert'in sesi koridorda yankılandı:
— Geç kaldık.
Deniz hemen ona döndü.
— Neye geç kaldık?
Mert cevap vermedi.
Burak telefonu elinden aldı.
— Hakan nerede?
Mert koridorun sonuna baktı.
— Bilmiyorum.
Tam o anda okulun alarmı çalmaya başladı.
İİİİİİİİİ!
Deniz irkildi.
— Ne oluyor?!
Burak hemen Deniz'in yanına geldi.
— Benimle gel.
Deniz kolunu çekti.
— Bana dokunma.
Burak durdu.
Deniz ona sertçe baktı.
— Sana hâlâ kızgınım.
— Biliyorum.
— Çok kızgınım.
— Onu da biliyorum.
— O zaman peşimden gelme.
Burak hafifçe başını salladı.
— Tamam.
Deniz şaşırdı.
Burak geri çekildi.
— Ama ben yine de seni yalnız bırakmayacağım.
Deniz gözlerini devirdi.
— Odun.
Mert ilk kez hafifçe gülümsedi ama hemen ciddileşti.
— Şuraya.
Koridorun sonundaki eski arşiv odasını gösterdi.
Üçü içeri girdi.
Mert kapıyı kapattı.
Deniz raflara baktı.
— Burada ne arıyoruz?
Mert cevap vermeden eski bir dosyayı çıkardı.
Dosyanın üzerinde tek bir tarih vardı:
17.09.2021
Deniz'in nefesi kesildi.
Dosyayı eline aldı.
İçinden eski bir okul fotoğrafı çıktı.
Fotoğrafta küçük Deniz vardı.
Ama yanında bir kişi daha duruyordu.
Deniz fotoğrafa dikkatlice baktı.
— Bu…
Burak yaklaştı.
— Ne oldu?
Deniz parmağıyla fotoğraftaki küçük çocuğu gösterdi.
— Bu çocuğu tanıyorum.
Mert'in yüzü değişti.
Burak:
— Kim?
Deniz başını kaldırdı.
— Sen.
Burak dondu.
Mert gözlerini kapattı.
Deniz fotoğrafı tekrar inceledi.
— Ama bu imkânsız…
Fotoğrafın arkasında el yazısıyla tek bir cümle vardı:
“Onu ilk kez burada gördü.”
Deniz yavaşça Burak'a baktı.
— Sen beni 2021'de tanıyordun.
Burak cevap vermedi.
Deniz'in sesi titredi:
— Bana neden daha önce söylemedin?
Burak gözlerini fotoğraftan ayırmadan konuştu:
— Çünkü sen beni hatırlamıyordun.
Tam o anda dosyanın içinden küçük bir kâğıt yere düştü.
Deniz eğilip aldı.
Kâğıtta tek bir cümle yazıyordu:
“Deniz'in Amerika'ya gönderilmesinin sebebi sadece Hakan değildi.”
Deniz'in yüzündeki ifade bir anda değişti.
— O zaman… başka kim vardı?
Arşiv odasının kapısına üç kez vuruldu.
Tak.
Tak.
Tak.
Kimse konuşmadı.
Sonra kapının arkasından bir kadın sesi geldi:
— Deniz?
Deniz'in gözleri büyüdü.
Bu sesi tanıyordu.
Annesinin sesi.