Keşfet

geç kaldık.

o gece bitmedi

geç kaldık.

Deniz birkaç saniye Burak'ın yüzüne baktı.

Sonra bir anda öfkelendi.

— Sen ne yaptın?!

Burak sustu.

— Beni buraya neden getirdin?!

— Deniz—

— Sakın Deniz deme!

Deniz'in sesi koridorda yankılandı.

— Beni başından beri mi kullandın? Beni buraya getirmek için mi yaklaştın bana?!

Burak bir adım atınca Deniz geri çekildi.

— Yaklaşma!

Mert birkaç metre ötede sessizce duruyordu. Hiçbir şey söylemiyordu.

Deniz bu kez Mert'e baktı.

— Sen de biliyordun!

Mert sadece başını eğdi.

Bu cevap Deniz'i daha da sinirlendirdi.

— Hepiniz biliyordunuz!

Tekrar Burak'a döndü.

— Beni neden Hakan'ın önüne çıkardın?

Burak'ın yüzündeki ifade değişti.

— Çünkü Hakan'a ulaşmanın başka yolu yoktu.

— Yani beni kullandın!

— Başta evet.

Deniz'in gözleri doldu ama ağlamadı.

— Başta?

Burak sustu.

Deniz öfkeyle devam etti:

— Peki sonra ne oldu? Neden hâlâ yanımdasın?

Burak ona baktı.

— Çünkü seni korumak zorunda olduğumu düşündüm.

— Zorunda mı?

Deniz acı bir şekilde güldü.

— Yoksa gerçekten istedin mi?

Burak cevap vermekte zorlandı.

Deniz başını iki yana salladı.

— Bana yaklaşırken bile her şey yalanmış.

— Hayır.

— O zaman doğruyu söyle!

Burak sonunda gözlerinin içine baktı.

— İlk başta seni bu işin içine çekmek için yanındaydım.

Deniz'in yüzü düştü.

— Sonra?

Burak kısa bir sessizlikten sonra konuştu.

— Sonra senden uzak duramadım.

Deniz cevap vermedi.

Tam o anda Mert'in telefonu titredi.

Mert ekrana baktı.

Yüzü bir anda ciddileşti.

Telefonu Burak'a uzattı.

Ekranda tek bir mesaj vardı:

“Planınızı biliyorum. Deniz artık güvende değil.”

Gönderen:

Hakan.

Burak mesajı okudu.

Deniz hâlâ ona kızgın şekilde bakıyordu.

Burak telefonu cebine koydu.

— Şimdi bana kızabilirsin.

Deniz kaşlarını çattı.

— Zaten kızıyorum.

Burak kapıya baktı.

— Ama önce buradan çıkmamız gerekiyor.

Koridorun sonunda bir kapı yavaşça açıldı.

Gıcırtt…

Mert ilk kez konuştu:

— Geç kaldık.