Keşfet

mehtup.

o gece bitmedi

— İçeride misiniz?

Hakan’ın sesi kapının ardından geldi.

Deniz’in eli cebindeki mektuba gitti.

Mert hemen fısıldadı:

— Sakla.

Burak kapıya yürüdü.

— Ben hallederim.

Kapıyı açtı.

Hakan karşısındaydı.

— Deniz’le konuşacağım.

Burak kapının önünden çekilmedi.

— Şimdi değil.

Hakan’ın bakışları sertleşti.

— Sen karar vermiyorsun.

— Burada veriyorum.

Hakan bir anda Burak’ın yanından içeri baktı.

Deniz’le göz göze geldiler.

Deniz’in kalbi hızlandı.

Hakan:

— Cebindeki ne?

Deniz dondu.

Mektubu gördü mü?

Mert hemen araya girdi.

— Bir şey yok.

Hakan ona döndü.

— Sana sormadım.

Deniz ilk kez korkusunu belli etmeden Hakan’ın gözlerinin içine baktı.

— Kendi eşyam.

Hakan birkaç saniye sustu.

Sonra gülümsedi.

— Öyle mi?

Tam o sırada okulun hoparlöründen anons geldi.

“Tüm öğrenciler derhal sınıflarına dönsün.”

Koridor bir anda öğrencilerle doldu.

Hakan geri çekildi.

— Dersiniz var.

Dönüp yürümeye başladı.

Burak kapıyı kapattı.

Deniz hemen cebindeki mektubu çıkardı.

Mert ona yaklaştı.

— Bunu ben bıraktım.

Burak ikisine baktı.

— Ne bıraktın?

Deniz mektubu hızla tekrar cebine soktu.

— Hiçbir şey.

Burak’ın bakışları Deniz’de kaldı.

— Deniz...

Deniz onun sözünü kesti.

— Sonra anlatacağım.

Mert kapıya yöneldi.

— Hayır. Sonra değil.

İkisine baktı.

— Hakan bizi dinliyor olabilir.

Üçü aynı anda sustu.

Koridordan bir ses daha geldi.

Hakan’ın sesi.

— Mert.

Mert’in yüzü gerildi.

— Buradayım.

Hakan uzaktan cevap verdi:

— Benimle gel.

Mert Deniz’e baktı.

Gözleriyle tek bir şey söyledi:

“Mektubu sakla.”

Sonra koridora çıktı.

Deniz cebine dokundu.

Ve ilk kez Burak’a söylemediği bir sırrın ağırlığını gerçekten hissetti.