Keşfet

"Türkiye`ye hoş geldiniz.”

o gece bitmedi

"Türkiye`ye hoş geldiniz.”

Aynadaki üçüncü kişiyi gördüğüm anda nefesim kesildi.

“Burak…”

Burak bir saniye bile düşünmedi.

Elimi tuttu.

“Gel.”

“Nereye?”

“Türkiye'ye.”

Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

“Ne?”

“Burada güvende değilsin. Sana her şeyi Türkiye'de anlatacağım.”

“Burak, hiçbir şey anlamıyorum!”

“Biliyorum.”

Elimi daha sıkı tuttu.

“Ve sana söz veriyorum, bu kez hiçbir şeyi saklamayacağım.”

Depodan çıktık.

O gece eve bile doğru düzgün girmedik. Burak havaalanına biletleri aldı. Ben hâlâ ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Uçağa bindiğimizde cam kenarına oturdum.

Amerika'nın ışıkları aşağıda yavaş yavaş küçülüyordu.

Burak yanımdaydı.

İlk kez sessizdi.

“Burak…”

“Efendim?”

“Türkiye'de ne var?”

Uzun süre cevap vermedi.

Sonra başını bana çevirdi.

“Senin geçmişin.”

Kaşlarımı çattım.

“Benim geçmişim mi?”

Başını salladı.

“Evet.”

“Ben Türkiye'den yıllar önce ayrıldım. Orada ne olabilir ki?”

Burak gözlerini kaçırdı.

“Çünkü seni Amerika'ya götüren şey düşündüğün şey değildi, Deniz.”

Kalbim hızlandı.

“Ne demek bu?”

Burak'ın telefonu titredi.

Ekrana baktı.

Yeni bir mesaj vardı.

“Türkiye'ye hoş geldiniz.”

Burak'ın yüzü bir anda değişti.

Çünkü uçakta olduğumuzu…

kimse bilmiyordu.

Uçak bulutların arasından ilerlerken Burak telefonu kapattı.

Bana baktı.

“Deniz…”

“Ne?”

“Türkiye'ye indiğimizde sana ilk göstereceğim yer…”

Bir an durdu.

“Çocukken yaşadığın ev olacak.”