Keşfet

Kalabalığın Ortasında Ama Yanlıız

O YAZ

Kalabalığın Ortasında Ama Yanlıız

Lara, başını hafifçe yana eğip gülümsedi.

​Kafasını salladı ve grubuna döndü. Arkadaşlarının sohbetine kaldığı yerden katılmış gibi yaptı. Zaten birkaç saniye önce ağzından çıkan kelimelerin ne olduğunu bile hatırlamıyordu ama gülmeye devam etti. Kahkahasına sığındı.

​Ve sonra o geldi.

​— “Selam millet,” dedi.

​Yanında biri daha vardı. Lara o an onu görmemişti bile.

​Masadaki herkes başını çevirip onlara baktı. Masanın ritmi de değişmişti sanki. Tek tek el sıkıştı herkesle.

​Ama gözleri sadece birini arıyordu,

​Lara’yı.

​Hiç düşünmeden, Lara'nın yanına geçmişti Deniz.

​Yıllarca içlerinde küllenecek bir yangını başlattığını bilmeden.

​İkisi içinde o günden sonra aynı olmayacaktı hiçbir şey.

​Hayat onları her zaman bir araya getirmek için uğraşacaktı ama bir araya geldiklerinde de büyük yıkımlara neden olacaklardı.

​O günden sonra ne Lara eskisi gibi o içten, çocuksu kahkasını atabilecekti ne de Deniz eskisi gibi gamsız kalabilecekti.

​Hayır, mutlu son değildi onların hikayesi.

​Minicik bir kıvılcımın kocaman yangınlara dönüşmesiydi…

​Masadaki sesler yavaşça arka plana çekildi.

​Lara- Deniz'miş adı… diye geçirdi içinden.

​Kahkahalar bulanıklaştı, fondaki müzik hafifledi. Sanki dünya ikisi için dönmeye başlamıştı sadece.

​Lara ve Deniz yalnız kaldılar.

​Kalabalığın ortasında ama yalnız.

​Deniz bir yudum aldı içkisinden ve gözlerini kaçırmadan Lara'ya baktı. Sorması gerekiyordu. Bir şey vardı içinde, tanıyamadığı bir duygu.

​— “Sen, kimsin…?” dedi gülümseyerek.

​Lara'nın gözlerinde ışık parladı. İçi içine sığmaz oldu birden, O'da onu bekliyormuş gibiydi. Yutkundu, ama heyecanını bastırmak istemedi.

​Anlattı kendini.

​İç mimardı. Daha geçen ay bitirmişti fakülteyi. Şimdi stajı başlıyordu. Heyecanlıydı ama bu heyecan, Deniz'in varlığıyla başka bir renge bürünmüştü.

​O konuştukça, Deniz bir kelime bile kaçırmak istemiyordu.

​Lara’nın sesi sanki Deniz’e özel bir melodiye dönüşmüştü de, sadece onu duymak istiyordu.

​Lara Deniz'e sordu. Anlattı da anlattı Deniz. Hayatında ilk defa bu kadar görünür olmak istedi belkide…

​Deniz, başını hafif yana eğerek gözlerini kısıp baktı ona.

​Kalbinin içinden bir şey uçuyordu, o an anlamadı.

​Bu daha önce yaşadığı hiçbir şeye benzemiyordu.

​Aralarında görünmeyen bir ip çekilmiş gibiydi.

​Her kelime bu ipi daha da sağlamlaştırıyordu.

​Arada masadan sesler yükseldi:

​— “Ohooo, biz de buradayız burada! ” dedi Güliz gülümseyerek.

​Kıkırdadılar. Deniz “ Aman be bize ne! ” der gibi savuşturdu elini onlara bakmadan.

​Kahkahalar yükseldi.

​Sesler azalmıştı yeniden. Yanlarındaki dünya yavaş yavaş dağılıyordu. Herkes tatilin tadını çıkarıyordu; Levent ve Akın çoktan kalabalığın arasına karışmıştı, Ecem ve Eren dans eden kalabalığın arasına karışmış,, bakışları üzerlerinde topluyorlardı. Güliz, Başak ve Mesut kalmıştı masada ama ikisinin kimseyi görecek gözü yoktu, mıhlanmış gibiydiler. Bir süre sonra diğerleride gitmişti.

​Saatler geçmişti. Gökyüzü lacivertin en koyusuna dönmüştü.

​Hava serinlemeye başlamıştı.

​Lara omuzlarını hafifçe saran rüzgarla titredi. Deniz, hiç düşünmeden ceketini, Lara’nın omuzlarına örttü. Kısa bir sessizlik oldu ama ikiside gülümsüyordu.

​— “Geç oldu,” dedi Lara.

​— “Evet,” dedi Deniz, gözlerini kaçırmadan. “Seni bırakayım.”

Yorumlar

  • İlayda: Yaa teşekkür ederim canım benim 🥹🙏
  • Talya Sun: Ben hayatımda bu kadar güzel bir kitap okumadım. Yeni bölümü iple çekiyorum.👏
  • İlayda: herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yaz 🥲
  • Meloş: ceketini lara nın omuzlarına bıraktığı an bana eski bir anımı hatırlattı
  • BÎ Hemtâ: ilk gunden aşk koktu ❤️
  • İlayda: bakalım 🥹
  • Kırmızı lekeli çocuk: denizin lara yı tanımaya bu kadar hevesli olması bence hoşlanmanın en güzel hali