Sessiz Bir Bakış

Güneş ışığı doldurmuştu beyaz otel odasını. Güliz çoktan uyanmış, kahve demlemiş, yeni gün için hazırlanıyordu. Arada gözleri uykusunda sırıtan Lara’ya kayıyor, sırıtarak kafasını sallıyordu. Güliz -Aklından ne geçiyorsa artık! diye mırıldandı kendi kendine. Lara yavaş yavaş kıpırdamaya başlamıştı. Vücudu uyanıyordu, her ne kadar zihni istemese de. Gerine gerine uyandı Lara.
"Günaydın erkenci! " dedi nazlı nazlı. Güliz ise dakikalardır bastırdığı kahkahasını salıvermişti.
"Sana da günaydın sarhoş! Ne kadar içtin dün?"
Lara kıkırdayarak gerindi.
" Imm, içmedim ki! Lal oldum ben..." dediğinde Güliz kahkasını koyverdi.
"Ne? Lal mi oldun?"
Lara
"Gülme be eşek!" diyerek yastığını Güliz'e fırlattı. Kızlar kahkahalar eşliğinde bir süre yastık savaşı yaptılar. Sonunda nefes nefese kaldıklarında her yer kaz tüyü olmuştu.
"Ay, temizlenmez de bu tüy! Ayıp olacak çalışanlara." odaya göz gezdirerek toplayabildiği kadar tüy topladı Lara. Fakat bir rüzgar esiyor tüyleri geri savuruyordu. Bir süre sonra Güliz pes etmişti,
"Evet ayıp olacak ama biraz fazla bahşiş bırakırız bugün." diyerek odadaki mini tezgahın olduğu bölüme yürüdü. Sabah demlediği kahveyi kupalara doldurdu, birini Lara'ya uzattı.
"Al bakalım."
Lara ayağına yapışan tüylerle boğuşmaya devam ediyordu. Başını kaldırdığında,
" Ay harikasın bir tanem." diyerek Güliz'in uzattığı kupadan bir yudum aldı.
Güliz yüzüne her zaman yeni bir dedikodu olduğunda takındığı ifadeyi takınarak gözlerini Lara'ya belertip,
"Ee, anlat bakalım?" diye sordu.
Lara ise Güliz'in bakışından neyin geleceğini anlamış, çoktan lavaboya kaçar adım yürümeye başlamıştı
"Ne anlatayım cicim?" diyerek banyodan seslendiğinde Güliz ise peşi sıra banyoya gitmişti.
" Lara! Bütün gece onunlaydın. Ne konuştunuz o kadar, ne yaptınız, hiç yakınlaştınız mı?" kupasını lavabo tezgahına bırakıp, güneş kremine uzandığında Lara'nın kaçacak yeri kalmamıştı.
" Çüş! İlk geceden... " diyerek çıkıştı Güliz'e.
"Ne yapalım Güzom, konuştuk öyle işte..." deyip omuz silkerek Güliz'in elinden güneş kremini kaparak aynaya döndü. Güliz göz devirip, hafif omuz atmıştı arkadaşına. Konuyu bırakmaya niyeti yoktu.
"E ne konuştunuz cicim?" diye sormaya devam ettiğinde Lara sırıtıp, göz devirdi.
"Vallahi oradan buradan. Sordu..." anlatmaya başladığı andan itibaren mimiklerine hakim olamayordu Lara.
" Kim olduğumu sordu. Nerelerdeydin sen falan yaptı! " anlatırken bir yandan saçlarıyla oynuyordu. Son cümlesinden sonra ağız dolusu sırıtarak işaret parmağını ısırdı ve minik bir zıpladı.
Güliz, Lara'nın bu haline kahkahayı bastı ama öyle dalga geçercesine değil de içten.
"Ya kızım delisin! Hoşlandın he sen bu çocuktan epey." demişti Güliz. Tam o anda anlamlandıramadığı bir hüzün kapladı Lara'nın içini.
"Bilmem. " deyip omuz silkti. Rujunu sürerken,
"Ne bileyim, değişik bir çekim hissettim sanki. Belki de ben öyle sandım, bilemiyorum..." dediğinde Güliz itiraz ederek parmağını salladı Lara'ya doğru.
"Hayır. Saçmalama! Kesin sen öyle sanmadın. Ben tanıyorum Deniz'i. Çapkın bir çocuk ama bütün gece senin yanında oturdu kaldı kızım. Mıhlandı resmen! Gözlerini bir saniye bile alamadı senden. Bu basit bir merak değil Lara, söylemedi deme!" dedi. Güliz'in anlattıklarıyla iyice ne yapacağını bilemedi Lara. "Çapkın, not edildi. Ama bütün gece bendeydi. Ben de onda! "Kendi iç sesinden sıyrılıp:
"Bakacağız artık, bende miydi değil miydi?" Havlusunu da çantasına koyup son kez odaya göz gezdirdi Lara.
"Hadi çıkalım."
" Çıkalım şekerim." diyerek, Lara’nın koluna girmişti ki tam kapının önüne geldiklerinde Lara’yı çekiştirip durdu.
"Aa! "
" Ne oldu be? Böcek mi!" diyerek Güliz'in kolundan kurtulmuş olduğu yerde zıplıyordu.
Güliz kahkaları arasından,
" Hayır hayır. Ceketi unuttun." dedi nefes nefese. Lara derin bir nefes alarak durduğunda,
" Aman be Güliz! Aklımı aldın kızım, böcek falan var sandım. Yok, şimdi almayacağım. Karşılaşırsak getiririm. Kirlenir şimdi sahilde."
Derken yanakları kızarmıştı bile. Bunu gören Güliz kıkırdayarak,
" Yoksa oğlanı odaya mı atacaksın!" deyip, hafif dirsek attı Lara'ya
" Güliz! " diye çıkışıp Lara da dirseğiyle Güliz'i dürttü. Kızlar kıkırdayarak otelin bahçesine indiler. Masa çoktan toplanmıştı.
" Oo, günaydın uykucular! " diye selamladı Ecem onları.
Lara ve Güliz aynı anda.
"Günaydın! " dediklerinde Mesut pişkin pişkin sırıtarak
" Lara!" diye seslendi. Lara da aynı şekilde Mesut'a karşılık verince masadan gülüşmeler yükseldi. Herkes dün geceden dem vurmaya başlamıştı bile Lara'ya. Başak araya girerek
" Hadi oturun oturun, yoksa bu açlardan bir şey kalmayacak size. " nefes almadan yiyen Levent ve Akın'ı gösterdi.
Mesut garsona seslendi;
"İki servis daha, çaya da ilave yapalım. Kızlar yumurta?''
" Ben sahanda ama beyazı iyi pişmiş olsun." dedi Lara.
" Ay, ben sucuklu yumurta istesem ayıp olmaz değil mi? " Güliz'in sorusu üzerine herkes gülmüştü.
"Estağfurullah efendim." diyerek uzaklaşmaya başlamıştı garson. Levent garsona bir kez daha seslendi;
"Kardeşim bir de ekmekle bizi be."
"Tamam abi. Başka isteği olan var mı?"
Çatal, bıçak sesleri, kahkahalara karışıyordu. Masada hem tatilin son günlerinin rehaveti hem de yaklaşan ayrılığın ağırlığının hüznü vardı. Ecem yine en neşelisiydi grubun. Kahvaltı boyunca bitmeyen bir enerjiyle anlatıyordu, arada Başak favorilediği elbiseleri kızlara gösteriyordu. Eren ise uykulu gözlerle telefonuna gömülmüştü. Levent ve Akın kendi aralarında şakalaşıyor, herkesi hem sinir ediyorlar hem de güldürüyorlardı.
Kahvaltı bitmiş ekip biraz daha kalabalıklaşarak sahile geçmişti. Oradakilerle selamlaştılar. Dün Deniz'le gelen çocuk da oradaydı. Elini uzattı Lara'ya. Hamit'miş adı. Dün gece onu görmemişti bile. Lara'nın tanımadığı biri daha vardı. Şezlonga yayılmış öylece duruyor, gelen ona selam veriyordu. Sanki sahil onunmuş gibi! Mesut selam verirken adını duydu: Mert'miş adı.
Güliz'in yanındaki şezlonga geçti. Ekip kendi sohbetine dalmıştı. Eren ve Ecem de dahil oldular. Diğerleriyle selamlaşıp yerlerine geçtiler.
Eren güneş kremini çıkardığında Akın uzandığı şezlongtan başını kaldırıp Levent'e dirsek attı:
" Geliyor..." Levent hiç düşünmeden doğrulmaya başladı,
" Kaç... "
"Güneş kremi sürmelisiniz! " diye üstlerine yürüdü Eren. Levent ile Akın birbirlerine baktılar. Bir sonraki saniye ikisi de beş yaşındaki çocuklar gibi denize koşmuştu. Eren arkalarından söylene söylene yerine geçerken grup onların bu haline gülmeye başlamıştı çoktan. Başak şezlongundan başını bile doğrultmadan Eren'e,
"Boşa zaman kaybı..." dedi. Lara hâlâ gülüyordu,
"Sanki hâlâ ilkokuldalar. "
" Onlar hep 3-C'de kalacak" dediğinde Güliz bir kez daha kahkahalar yükseldi. Gülüşmeler yavaş yavaş dinerken Lara kulaklığına uzandı, Güliz de çantasından kitabını çıkarmıştı. Mesut ikisine birden bakıp göz devirdi:
" Hayır ama ya! Burada da olmaz." Kızlar Mesut'a aldırmadan kendi işlerine döndüler. Onlara doğru gelen üç kişi göründüğünde Mesut'un endişeli sesi herkesin başını kaldırıp o tarafa bakmasına neden olmuştu.
"Hakan? "
Her gün içki aldıkları kız ve cankurtaran ekibinden bir oğlan Hakan'ı neredeyse sürükleyerek yanlarında getiriyorlardı.
Başak Hakan'ın o halini görünce ayaklandı,
" Ne oldu sana? Niye kıpkırmızısın?" elini Hakan'ın alnına yerleştirdiğinde minik bir çığlık koparmıştı.
Cankurtaran
" O kadar dedik dinlemedi ki. Her işe koştu, en sonunda da güneş geçti başına."
Lara çoktan kulaklıklarını çıkarmış olan biteni anlamaya çalışıyordu.
"Niye buraya getirdiniz ki? Revire götürseydiniz ya direkt." dedi.
Barmaid
"İlla arkadaşlarımın yanına götürün diye tutturdu."
Mesut başını onaylamaz bir şekilde sallayıp ayağa kalkarak Hakan'ın bir koluna girdi.
"Ulan oğlum! Revirden de arayabilirdin. Yürüyebilecek misin? Otur istersen biraz, uzan."
" Delirdin herhalde Mesut! Bu sıcakta otursun da iyice bayılsın. Hadi kalk kalk, revire götürelim."
Lara da diğer koluna girmişti Hakan'ın. Onu getirenlere teşekkür edip otele yöneldiler. Başak
"Ben de geliyorum " diyerek seslendi, arkalarından yetişip hasır şapka
Yorumlar
- İlayda: tatil, gençlik güzel kombinasyon:)
- İlayda: dimi, teşekkürler :)
- Mahir torun: Güliz ve laranın yastık savaşı çok eğlenceliydi bölüm güzeldi @nymph
- Haticem kar.: Kaç gecedir güneş altında serinlemek güzel olacak gibi
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: yes🫠🫠🫠
- İlayda: yeni bölüm bugün gelecek :)
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: yazarım bu bitti ama