Keşfet

1.Bölüm: Tebliğ

Omerta : Gerçeğin gizemi

Ofis ortamında genel bir koşturma hakimdi. İş yetiştirmek için sürekli hareket halinde olan elemanlar, sürekli çalan ofis telefonları... Bir yanda sürekli gündemi takip ederek haber girmeye çalışan editörler, diğer tarafta ise dış sahada hiç durmadan koşturan muhabirler ve kameramanlar. Ajansın bir günü genel olarak bu şekilde geçiyordu. Çok hızlı şekilde yön değiştiren ülke gündemine genel olarak uyum sağlayabilmek çok güç görünüyordu. İşte Beyza böyle bir ortama giriş yapmıştı. İnsanların adeta bir makine gibi çalışması ve neredeyse hiç dinlenmiyor olmaları Beyza’nın biraz gözünü korkutmuş gibi gözüküyordu. Derin bir iç çekerek kendisini cesaretlendirmeye çalıştı. Neticede bu bölümü okurken bütün bunların olacağını tahmin ediyordu fakat gördükleri tahmin ettiğinden de fazlaydı.

Çekingen adımlarla ilerlemeye devam etti. Yanında ise esmer tenli, siyah saçlı, oldukça minyon tipli bir bayan vardı. Tatlı mı tatlı bu hanımefendi yüzüne oldukça sempatik bir gülümseme yerleştirip ''Bu taraftan'' diyerek kendisini bir odanın önüne getirdi. Buğulu, camlı bir odanın önünde beklemeye başlarken etrafa göz gezdiriyordu. Beyza'nın bakışları camlı odaların kapısında yer alan isimliklere yöneldi. ''Taner Keskin Müdür'' yazılı odanın önünde beklemeye başladı. Bir yandan buğulu camdan içeriyi süzmeye çalışıyordu meraklı bakışlarla. Masasında oturan asistan kız bir süre telefonuyla konuştuktan sonra elinde bir kartla gelerek odanın kapısını açtı. ''Buyurun! Taner Bey birazdan gelecek. Burada bekleyebilirsiniz.'' Beyza teşekkür ederek merak ettiği odaya ilk adımını attı. Beyza bir süre oturduktan sonra duvarlardaki bazı görsellerin dikkatini çekmesi üzerine yeniden ayaklandı. Odanın duvarlarını bazı gazete haberleri süslüyordu ama Beyza'nın dikkatini daha çok dedektif şeması çekmişti. Burada birkaç resim ip ,raptiye desteğiyle birbiriyle bağlanmıştı. Bu sistem genelde vakalarda -özellikle cinayet vakarında- çok görülen bir şeydi. Beyza resimler arasında bağlantı kurmaya çalışırcasına hareketler yapmaya başladı. Beyza'nın beyin fırtınasını bitiren ise Taner'in kalın ve tok sesi oldu.

''Yapabilirsen helal olsun. Şu ana kadar çözebilen olmadı.'' Beyza bir anda panikleyerek arkasını döner. ''Kusura bakmayın. Sizi beklerken çok ilgimi çekmişti.'' Serhat konuyu hiç değiştirmeden konuşmasına devam eder. ''Ben Taner Keskin. Bu ajansta tüm haberleri inceleyen, onaylayan ve yayına veren en üst yetkiliyim. Buradan geçen bir haber küpürü benim onayımdan geçmezlerse yayınlanmaz. Anlayacağın küçük hanım. Benim iradem dışında hiçbir şey olmaz.'' Beyza kendisine uzatılan eli sıkarak çok memnun kaldığını belirtir. Taner hiç tepki vermeden masasına doğru yönelir ve el işaretiyle oturmasını söyler. Önünde Beyza'ya ait olan cv'yi inceledikten sonra konuşmasına devam eder. ''İletişim fakültesinden yeni mezun olmuş, öğrenmeye meraklı olduğu her halinden belli olan bir hanımefendi var karşımda. '' Taner bir anda öğüt verici bir kişiliğe bürünerek birazda üst perdeden konuşmasına devam eder. ''Unutma! Burada bilginle değil, zekanla ayakta kalırsın. Marifet çok bilmek değil, bilgiyi gerektiği yerde gerektiği zamanda kullanmak.'' Serhat'ın konuşması aşırı derecede egoist birinin konuşması gibiydi. Beyza'da bu durumu sezmiş ve kendisinden pek iyi enerji alamamıştı. Kısa süren tanışma sohbetinin ardından beraber odadan çıktılar ve Beyza'nın beraber çalışacağı ekiple tanıştırdıktan sonra hindi gibi göğsünü kabartarak ofisin içinde yürümeye başladı.

Beyza mesleğe yeni başlamanın vermiş olduğu heyecanla çalışmalarına başlamıştı. Bir yandan ofis bilgisayarında haberleri takip ederken, diğer yandan gazete sayfalarını kurcalıyordu. Böylelikle gündemden geri kalmayarak okuma ve yorumlama kabiliyetini arttırabileceğini düşünüyordu. Gazete sayfalarında gördüğü haberleri kurcalayarak ajandasına bir takım notlar alıp, bazı haber sayfalarını keserek arşiv yapıyordu. Ofiste panik bir halde olduğu belli olan genç seri adımlarla Serhat'ın odasına doğru yönelmişti. Bu durum ise Beyza'nın dikkatini çekmişti. Çalışmasına ara verip bir süre sadece olup biteni gözlemlemeye çalışır. Anladığı kadarıyla bir sıkıntı olduğunu ve bundan ötürü bu gencin gergin olduğunu anlamıştı. Serhat'ın odasından çıktığında ise fırça yediği gayet anlaşılıyordu hatta ofistekiler bile ne olduğunu sorduklarında yayımladıkları bir haberle alakalı sıkıntı olduğundan, Taner ile bu konuyla alakalı konuştuklarından bahsetmişti. Ama ses tonundan konuşmak değil de daha çok sert bir tartışma geçtiği bariz belliydi. Biraz zaman geçtikten sonra Beyza olayı tam olarak idrak edebilmek adına ofiste tanıştığı diğer arkadaşlarıyla olayı konuşmak ister fakat pek bir netice edemez. Çünkü Beyza daha ofis ortamında yeni olduğu için herkes ona karşı suskunluk sarmalına bürünür. Hatta bununla alakalı ofis içinde bir takım fısıldaşarak konuşmalar meydana gelir. Ofiste sürekli olarak Beyza'dan bahsedilir ve onun sürekli kendisini işine verdiğinden, aşırı derecede azimli çalıştığından bahsederler. Beyza'nın bu azmi ofiste bulunan, onu çekemeyen bir takım iğneleyici bakışların odak noktası haline gelmiştir. Beyza bütün bunların bilincinde olmasına rağmen hiç bir şeyi umursamayıp sadece işine odaklanmayı tercih ediyordu. Beyza çevresindeki hiç bir insanı umursamadan çalışmalarına devam ettikçe meraklı bakışlar arasında fısıldaşmalar daha da yükseliyordu. Aralarında daha çok alaya alır gibi halleri vardı. Beyza'nın meraklı yapısı bazı kesimleri oldukça rahatsız ediyordu. Ofiste yer alan azınlık bir kısmın ise olumlu anlamda dikkatini çekiyordu.

Beyza uzun zamandır bir vakayı yakinen takip ediyordu. Son günlerde sosyal medyanın gündeminde olan Elif Eren vakası oldukça trajik bir vakaydı ve Beyza bu vakayı oldukça önemsiyordu. Hatta öyle ki bu vakayı kendisine bir sorumluluk edinmişti. Sosyal medyadan araştırdığı kadarıyla anladığı 11 yaşındaki Elif Eren’in geçirdiği bir trafik kazası üzerine vefat etmişti fakat Elif Eren’in babası Hakan Eren aynı kanıda değildi. Hakan Eren’in kızına araçla çarptıklarını ve öylece kaderine terk ettiklerini sürekli olarak dile getirerek sesini geniş kitlelere duyurmaya çalışıyordu.  Bilgisayarda bu haberleri takip ettiği esnada omzuna bir el değmesi üzerine Beyza bir anda irkilir ve sağ tarafına doğru bakışlarını yönlendirdiği esnada daha yeni tanışmış olduğu Emir ile yüz yüze gelir.

‘’Özür dilerim. Korkutmak istememiştim.’’ Emir yüzüne bir gülümseme yerleştirerek elinde bulunan kupalardan birini uzatarak konuşmaya devam eder.

‘’Çay getirmiştim de…’’ Emir cümlesini bağlayamadan Beyza’nın bilgisayarında okuduğu irili ufaklı yazılara odaklanır. Beyza teşekkür ederek Emir’in elindeki kupaya uzanır ve sıkıca kavrayarak bir yudum içer.

‘’Vay! Cinayet vakaları falan okuyoruz bakıyorum. Polisiyeye mi merakın var.’’ Emir’in yüzünde alaycı bir gülümseme belirir. ‘’Yalnız bu aksiyon romanlarına benzemez haberin olsun.’’ Emir’in alaycı tavırları devam ettiği esnada Elif Eren’i bilip bilmediğini sorması üzerine bir anda daha da ciddileşerek konuşmasını sürdürür.

‘’Evet duymuştum. Yazık adamcağıza gerçekten işi zor.’’ Emir’in az evvel ki alaycı hali kalmamıştı. ‘’ Yalnız sana söylemek istediğim bir konu var. Çözülmesi basit gibi gözüken vakalar sanıldığı kadar basit olmayabilir. Hatta bir takım tehlikeler içerebilir. Meslek hayatım boyunca bir çok vakada buna şahit oldum. O yüzden öncelikle kendine dikkat etmelisin. Vakalara öyle pata küte girmek yok. ’’ Emir’in anlattıkları karşısında Beyza’nın daha da meraklanmış gibi bir hali vardı.

‘’Desem de… Dinlemeyeceksin.’’ Beyza munzurca bir yüz ifadesi takınmasıyla Emir beklediği cevabı almıştı.

‘’ Ben sana ne kadar inatçı olduğumdan bahsetmiş miydim.’’ Beyza oldukça özgüvenli tavırlar sergiler. Bakışları yedi düvele meydan okuyormuş gibiydi.

‘’Peki ben sana talimat geldiğinde ne olursa olsun itaat etmen gerektiğini söylemiş miydim?’’  Emir korumacı tavırlar sergiler.

‘’ Hiç duymadım.’’ Beyza’nın keçi inadı hala devam ediyordu. ‘’ İşine gelmemiştir.’’ İkisinin tatlı atışmasına son noktayı k

Yorumlar

  • Serkan Öztürk: Beğenmenize sevindim bölümler ilerledikçe daha çok saracak.
  • Hatice Avıl: İlgi çekici
  • Serkan Öztürk: Her sektörde olur her şeyi ben bilirim diyen tipler
  • Nisanur Yiğit: Harbi olaylar çok iyi
  • Nisanur Yiğit: Fazla merak iyi değil beyaz ama olay çarpıcı olabilir
  • Nisanur Yiğit: Bu beyaz tam olarak kim?
  • Nisanur Yiğit: Tanerde az değil gibi duruyor
  • Nisanur Yiğit: Zekice