YABANCI
Karşımda yerde oturan adam birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemeden bana baktı. Ben ise hâlâ az önce yaşananların etkisindeydim. Birkaç saniye önce üzerime doğru gelen motor şimdi birkaç metre ileride duruyordu. Adam da hemen önümde, yerde oturuyordu.
"İyi misiniz?" diye tekrar sordum.
Adam önce koluna baktı, ardından ellerinden destek alarak ayağa kalkmaya çalıştı. Tam doğrulacağı sırada yüzünün hafifçe gerildiğini görünce refleks olarak kolundan tuttum.
"Yavaş olun, bir yerinizi incitmiş olabilirsiniz," dedim.
"İyiyim," dedi kısa bir cevapla.
Sesindeki sertlik dikkatimi çekmişti. Sanki az önce motoruyla yere düşen kişi o değilmiş gibi oldukça sakin davranıyordu. Elimi kolundan çekip birkaç adım geriye çıktım. "İyiyseniz sorun yok" dedim. "Ama az önce neredeyse bana çarpıyordunuz."
Adam başını kaldırıp yüzüme baktı. Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi. Bakışları tuhaf bir şekilde üzerimdeydi. Rahatsız olduğumu belli etmemek için kollarımı birbirine bağladım.
"Çarpmayacaktım" dedi sonunda. "Farkındayım." dediğimde tek kaşını kaldırdı
"Çarpmamak için kırdım direksiyonu."
Bir an sustum. Gerçekten bana çarpmamak için motoru yatırmıştı.
Bana acımışmıydı yoksa zarar vermemek için mi yapmıştı?
"Yine de motoru biraz yavaş kullanabilirdiniz," dedim.
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
Gülümsedi?
Galiba.
"Haklısın." diye mırıldandı.
Bu kadar kolay kabul etmesini beklemiyordum.
Bir süre ikimiz de sustuk. Sokakta sadece uzaktan gelen araba sesleri duyuluyordu. Adam hâlâ bana bakıyordu. Neden böyle baktığını anlamıyordum.
"Gerçekten iyi misiniz?" diye tekrar sordum. "Evet." dedi
"Emin misiniz?" dedim. "Eminim." Başımı salladım. "Tamam o zaman." Arkamı dönüp gitmeye hazırlanırken onun sesiyle durdum. "Sen..." Başımı çevirip ona baktım. "Efendim?"
Bir an duraksadı. Sanki söyleyeceği şeyden vazgeçmiş gibiydi.
Ne diyecekti? Merak etmiştim "Boş ver." dedi
Kaşlarımı çattım. "Ne diyecektiniz?"
"evin yakın mı?" diye sordu.
Evim yakın mı mı?
"ara sokakta" dedim. "Ne oldu da? "
"Eşlik edeyim diyecektim" dedi. Tek kaşımı kaldırdım. "akşam oldu ya ondan dedim" dedi. Aslında eşlik etsin istiyordum.
Sanırm.
"e peki gel" geldim. Motoru yerden kaldırdı bişey olmuşmu diye bakmadan bindi motora çalıştırdı, önüme sürdü.
"atla" dedi, sorgular gözlerle ona baktığım.
Ben mi onun motoruna?
"hadi atla" dedi tekrar, gözlerini kıstı
Bir süre motora baktım. Ardından ona.
"Ben mi bineceğim?" diye sorduğumda etrafa baktı. "başka kimse olmadığına göre?"
Ses tonu sertti. Sanki cevabın belli olması gerekiyormuş gibi konuşuyordu.
Kaşlarımı çattım. "Tanımadığım birinin motoruna binmem."
bakışları üzerimde sabitlendi. "Az önce seni ezebilirdim." dedi. Bu ne demekti?
Bir an sustum. "Ne alaka?" diye sorguladım. "Ezmedim." dedi aynı baskın sesle. "Şimdi de evine bırakıyorum." dedi
Söylediklerinde haklı bir taraf vardı ama bunu söyleyiş şekli sinirimi bozuyordu. Neden bu kadar sertti?
"Biraz daha düzgün konuşamaz mısın?" dediğimde Çenesini hafifçe kaldırdı.
"Hayır." dedi nedenini sormayacaktım cevap vermezdi.
Başka hiçbir açıklama yapmadı.
İçimden derin bir nefes alıp gözlerimi devirdim. Sonunda motorun arkasına geçip oturdum.
"Nereye tutunacağım?" diye sordum. Çok gerilmiştim çünkü onu tanımıyordum ve o bir adamdı.
"Bir yere." dedi "Çok yardımcı oldun." diye söylendim Cevap vermedi. Motoru çalıştırdı.
Daha ne olduğunu anlamadan motor bir anda ileri doğru hızlandı. Dengemi kaybedince refleks olarak ellerimi uzatıp beline sarıldım.
Bir an ne yaptığımı fark edince donup kaldım.
Beline mi sarılmıştım?
Omuzlarının hafifçe gerildiğini hissettim. Ellerimi çekmeye çalıştım. "Af edersin, bir anda hızlanınca..." sözümü yarıda kesti "Çekme." dedi
Neden? Kaşlarımı çattım.
"Ne?" dedim.
"Motor hareket ediyor." dedi
Sesi yine soğuktu. Sanki az önce ona sarılmamışım gibi hiçbir tepki vermiyordu.
Düşmemek için ellerimi tekrar sabit tuttum.
"Birden hızlanmasaydın böyle olmazdı" söylenmeye başladım. "Şikâyet mi ediyorsun?" ye sorduğunda ne diyeceğimi bilemedim.
"Gerçeği söylüyorum." dedim
"mızmınlanıyorsun" dediğinde şaşırmıştım.
Sadece önüne bakmaya devam etti. Birkaç saniye sonra hızını biraz düşürdü. Ben de bir daha konuşmadım.
Bir süre sessizce ilerledik. Rüzgâr yüzüme çarparken az önce yaşananları düşünüyordum.
Şu an bir adamın motorunda eve gidiyordum. Leya ya anlatsam dalga geçerdi. Sonunda evimin olduğu sokağa girdiğimizde rahatlamış hissediyordum
"Şurada dur." dedim parmağımla evimi göstererek.
Motor yavaşladı ve evimin önünde durdu.
Hemen indim. Dizlerim titriyordu.
Neden?
"Sağ ol." dedim. bana bakmadı bile. Motorun aynasını düzeltti. "Adın ne?" diye sordu bir anda. Bozguna uğramıştım. Bunu hiç beklemediğim belliydi.
Elindeki hareket durdu. Başını kaldırıp yüzüme baktı. Cevap beklermiş gibi. "Lara. " dedim. Ben daha onun ismini sormadan "Altay" dedi kafamı salladım.
"Memnun oldum." dedim, Hafifce gülümsedim.
Cevap vermedi.
Motorunu çalıştırdı.
Tam gidecekken arkasından seslendim.
"Altay." dedim
Başını çevirip baktı. Tek kaşını havaya kaldırdı.
"Ne?" dedi yine baskın bir sesle.
"Bir dahaki sefere daha dikkatli sür." dediğimde garipsedi.
Bakışları birkaç saniye üzerimde gezindi.
"Sen de yola bak." dediğinde kıkırdadım.
Sonra başka hiçbir şey söylemeden motorunu sürdü. Hızla uzaklaştı.
Ne garip adamdı.
Hem az önce beni ezmemek için motorunu yatırmıştı hem de şimdi baskın davranıyordu.
Daha fazla düşünmeden siteye girdim.
Kapıyı açtığımda Leya salondan çıkıp bana doğru geldi. Yüzüme bakar bakmaz bir şeylerin ters gittiğini anlamış olacak ki kaşlarını çattı.
"Nerede kaldın?"
"Bir şey oldu" dedim ayakkabılarımı çıkarırken.
Leya'nın yüzündeki ifade bir anda değişti. "Ne oldu?" merakla.
"Çöpü atmaya çıkmıştımya, Bir motor geldi." dedim
"Motor mu?" dedi sorgulayarak.
Başımı salladım. "Bana çarpacaktı." Leya'nın gözleri büyüdü. "Ne?" dedi şaşkınlıkla.
"Adam beni son anda fark etti. Direksiyonu kırdı, motorla birlikte yere düştü biraz sürüklendi." dediğimde gözleri daha çok açıldı. "Sen iyi misin?" dedi elleri ile yüzümü avuçladı.
"Evet." dedim başımı evet anlamında aşşağı yukarı sallayarak. "Adam?" diye sordu
"bende bilmiyorum iyi olduğunu söyledi." Leya derin bir nefes aldı. "Lara, bir gün beni korkudan öldüreceksin." dediğinde gülmemek için zor tuttum kendimi.
"Abartıyorsun." dediğimde kaşlarını çattı.
"Sen böyle bir şey yaşayıp hâlâ 'abartıyorsun' diyorsun." dedi. Gülümsemeye çalışıyordum ama aklım hâlâ birkaç dakika önceki olaydaydı.
Özellikle de o adamın bakışlarında.
Neden öyle bakıyordu?
"Neyse," dedim konuyu kapatmak istercesine. "Bir şey olmadı sonuçta.
Leya bana birkaç saniye baktıktan sonra daha fazla üstelemedi. masayı gösterdi. Yemek hazırlamıştı. "otur hadi" dedi. Masaya doğru ilerledim sandalyeye oturdum masaya baktım. O da karşıma oturdu, yemek yemeye başladık. Yemek bittiğinde "Eline sağlık bebeğim, çok güzel olmuş" dedim. "afiyet olsun" dediğinde gülümsedim. Masayı beraber topladık bulaşıkları da ben hallettim. Saat geç olmaya başladığında "yatıyorum ben artık." dedim. "bende Enola homles izleyelim mi diyecektim" dediğinde aydınlanmıştım resmen "olur izleyelim." dediğimde oturduğu koltuktan kalktı yanıma geldi "mısırlar" dedik aynı anda kahka attığımda o da bana katıldı.
Mısırları da patlatmıştık. Koltuğa yayıldığımda o da bana katıldı. Enola holmes'i açtığında izlemeye başladık.
Ama ben izliyemiyordum. motorun sesi tekrar kulaklarımda yankılanıyor, ardından adamın yere düşüşünü görüyordum.
Sonra gözlerini.
Bana bakışını.
Neden hâlâ bunu düşünüyorum diye kendime kızdım ve filime odaklanmaya başladım.
Acaba birdaha ne zaman karşılaştırdık? Hala düşünüyordum. Leya bunu fark etmiş olacakki "neyin var" dedi "hep anlarsın ne olduğunu şimdi nasıl anlayamadın?" dediğimde gülümsedi ve tüm vücut bana döndü "adamı düşünüyorsun değil mi" dedi.
Tabiki yine anlamıştı.
"Altay" dedim. Anlamaz gözlerle bana baktı. "ismi Altay" dediğimde kahka attı. Bende yarım güldüğümde "adını da mı öğrendin, ay yok hayır sen soramamışsındır." de
Yorumlar
- Gecegece99: birde açık adres evini tarif ediyo ya