20. BÖLÜM — UYANIŞ
20. BÖLÜM — UYANIŞ
Gözlerim merdivenlerden ayrılmıyordu.
Yukarıdan gelen ses hâlâ kulaklarımdaydı.
“İkbal...”
Bir adım atmak için hareketlendim.
Aron hemen kolumu tuttu.
— Sana yukarı çıkma dedim.
— Ama biri beni çağırıyor.
— Biliyorum.
Şaşkınlıkla ona baktım.
— Nereden biliyorsun?
Aron cevap vermedi.
Gözlerini merdivenlerden ayırmıyordu.
— Aron, ne oluyor?
— Buradan gitmemiz gerekiyor.
— Neden?
— Çünkü burası artık güvenli değil.
— Merkez görevlileri yukarıda. Belki onlara yardım etmemiz gerekiyor.
Aron başını iki yana salladı.
— Onların peşinden gitme.
— Ama orada ne olduğunu bilmiyoruz.
— Bilmediğin bir şeyin peşinden gitmek zorunda değilsin.
Kaşlarımı çattım.
— Sen sürekli böyle yapıyorsun.
— Nasıl?
— Bir şey biliyorsun ama söylemiyorsun.
Aron birkaç saniye sustu.
— Çünkü şu an duyacaklarına hazır değilsin.
— Buna sen mi karar vereceksin?
Cevap vermedi.
Tam o sırada yukarıdan sert bir gürültü geldi.
Ardından bir görevlinin sesi duyuldu.
— Burada bir şey yok!
Başka biri cevap verdi.
— Az önce buradaydı.
Aron bir anda merdivenlere baktı.
— Gördün mü?
— Neyi?
— Onlar da ne aradıklarını bilmiyor.
Bileğim yeniden ısındı.
Elimi hemen bileğime götürdüm.
— Yine başladı...
Aron'un bakışları mühre kaydı.
— Bu sefer farklı.
— Nereden biliyorsun?
— Çünkü ilk kez bu kadar güçlü.
Mühür bir anda parladı.
Gözlerimi kapattım.
Karanlığın içinde yine aynı görüntü belirdi.
Kırmızı ay.
Ormanın içindeki taş.
Ve yerde duran eski kolye.
Bu kez görüntünün içinde biri daha vardı.
Uzaktan bana bakıyordu.
Yüzünü seçemiyordum.
Sonra bir ses duydum.
“Bizi bul.”
Gözlerimi açtım.
Nefesim hızlanmıştı.
Etrafıma baktım.
— Ne gördün?
Aron'un sesiyle ona döndüm.
— Yine o ormanı.
— Başka?
Bir an sustum.
— Birisi vardı.
Aron'un yüzü değişti.
— Kim?
— Bilmiyorum. Yüzünü göremedim.
Yukarıdan tekrar ses geldi.
Bu kez daha yakındı.
— İkbal...
İçim ürperdi.
Bir adım geri çekildim.
Aron kolumu tuttu.
— Sakın cevap verme.
— Ama beni çağırıyor.
— Biliyorum.
— Peki neden?
Aron bana baktı.
Bu kez sesi çok daha ciddiydi.
— Çünkü seni buldular.
Tam o anda merdivenlerin başında bir gölge belirdi.
Olduğum yerde kaldım.
Gölge birkaç saniye hareketsiz durdu.
Sonra yavaşça bize doğru inmeye başladı.
Kalbim hızla atmaya başladı.
Aron beni arkasına aldı.
Ben ise gözlerimi gölgeden ayıramıyordum.
Bir adım daha attı.
İçimdeki korku giderek büyüdü.
Ama nedense gözlerimi ondan ayıramıyordum.
Sanki o gölgeyi daha önce bir yerlerde görmüştüm.
Yorumlar
- Beren Pak: Beni çağırdığında sakın cevap verme ne olur Tehlikeli olabilir
- Akduman: aron bazen bazı şeyleri yüzüme söylemek zorunda kalıyor gibi geliyor
- Ahmet Kaplan: Bu bölüm tam bir gerilim kaynağıydı arona dikkat et lütfen
- Salih Yıldırım: Evet seni buldular dediğinde içim eridi Şimdi çıkın buradan