4. BÖLÜM — SIRADAN BİR GÜN
4. BÖLÜM — SIRADAN BİR GÜN
Sabah alarmım çaldığında gözlerimi açmak istemedim.
Telefonu kapatıp birkaç dakika daha yatakta kaldım. Sonunda kalkıp hazırlandım.
Bugün saat üçe kadar pastanede olacaktım. Sonra da okula geçecektim.
Mutfağa girdiğimde annem kahvaltıyı hazırlıyordu.
— Günaydın kızım.
— Günaydın anne.
Babam masada çayını içiyordu.
— Uykunu alabildin mi?
— Pek sayılmaz.
Babam güldü.
— Üniversite hayatı böyle.
— Daha sabahın köründe ders verme bana.
Annem araya girdi.
— Bırak kızımı, daha yeni uyandı.
Tam o sırada abim Mert mutfağa girdi.
— Günaydın.
— Günaydın.
Ardından kardeşim Ece geldi.
— Benim çantamı gören var mı?
Mert ona baktı.
— Yine mi çantanı kaybettin?
— Kaybetmedim. Sadece nerede olduğunu bilmiyorum.
Gülmeye başladım.
— Ece, sen çantanı kaybetme konusunda gerçekten başarılısın.
— Çok komiksin İkbal.
Annem kapının yanındaki çantayı alıp ona uzattı.
— Al bakalım. Buradaymış.
Kahvaltımı yaptıktan sonra çantamı aldım.
— Ben çıkıyorum.
— Akşam çok geç kalma, dedi annem.
— Kalmam.
Babam da arkamdan seslendi.
— Kendine dikkat et.
— Tamam baba.
Pastaneye geldiğimde babam çoktan dükkânı açmıştı.
İçerisi mis gibi tereyağı ve hamur kokuyordu.
Önlüğümü takıp mutfağa geçtim.
— Bugün poğaçaları sen yaparsın, dedi babam.
— Tamam.
Hamuru hazırlayıp tezgâha koydum. Bir yandan da böreklerin iç harcını hazırlamaya başladım.
Gastronomi okumamın en sevdiğim taraflarından biri buydu. Mutfakta bir şeyler hazırlarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum.
Poğaçaları şekillendirip tepsiye dizdim. Ardından börekleri hazırladım.
Annem içeri girip tezgâha baktı.
— Bunlar güzel olmuş.
— Daha fırına girmedi anne.
— Olsun. Şimdiden güzel görünüyorlar.
Gülümsedim.
Bir süre sonra pastanın başına geçtim. Kremasını hazırlayıp katlarını dikkatlice yerleştirdim.
Tam o sırada dün gece yine aklıma geldi.
Aron.
Elimdeki spatulayı birkaç saniye durdurdum.
Adımı nasıl biliyordu?
— İkbal?
Annemin sesiyle kendime geldim.
— Efendim?
— Daldın gittin.
— Yok, bir şey düşünüyordum.
— Dersler mi?
— Evet, biraz.
Yalan söylemek zor değildi.
Sonuçta gerçekten derslerimi de düşünüyordum.
Sadece aklımdaki tek şey onlar değildi.
Saat üç olduğunda işlerimi toparlayıp çantamı aldım. Tam çıkacakken Ayşenur'dan mesaj geldi.
“Notları aldım. Okula gelince sana veririm.”
“Tamam. Kahveyi de unutma.”
Birkaç saniye sonra cevap geldi.
“Kahveyi sen ısmarlıyorsun, unutma.”
Telefonu kapatıp güldüm.
Sonra okula doğru yola çıktım.
Dışarıdan bakınca hayatım gayet sıradandı.
Ailem, pastane, okul, dersler, arkadaşım...
Ama bütün bunların arasında aklımın bir köşesinde hâlâ dün gece vardı.
Aron.
Ve cevabını bulamadığım tek bir soru vardı:
Benim adımı nereden biliyordu?
Yorumlar
- Damla Pınar: @otukenkalem00 amladım gibi 😂
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: yok ama kızmız söz dinlemiyor tısss gece gündüz okulu haaa birde belalı vampir var aile sırala gelen kurt daha tam uyanmadı
- Ayla Başar: baba desteği hep iyi geliyor ama kızına dikkat et kısmı pek değişmiyor değil mi? 😄
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: kalemiz aşkım
- İkbal Sürücü: yine mükemmel bir bölüm kalemine sağlık