6. BÖLÜM — KARANLIKTAKİ GÖLGE
6. BÖLÜM — KARANLIKTAKİ GÖLGE
Eve doğru yürüyordum.
Hava iyice kararmıştı. Sokaklar gündüze göre daha sessizdi. Çantamı omzuma biraz daha çekip hızlıca yürümeye başladım.
Bir an telefonuma baktım.
Annemden mesaj gelmişti.
“Neredesin kızım?”
Hemen cevap yazdım.
“Geliyorum anne, az kaldı.”
Telefonu cebime koydum.
Evimize giden sokağın köşesine geldiğimde birkaç adım ileride birini gördüm.
Bir adamdı.
Sokağın kenarında durmuş, bana bakıyordu.
Yürümeye devam ettim.
Yanından geçerken göz göze geldik.
Adam gülümsedi.
İçime bir huzursuzluk çöktü.
Birkaç adım daha attım.
Sonra arkamdan gelen ayak seslerini duydum.
Durmadım.
Sesler de durmadı.
Hızlandım.
Ayak sesleri de hızlandı.
Tam köşeyi dönecekken biri kolumdan tuttu.
Bir anda kendimi duvara yaslanmış buldum.
— Bırak beni!
Karşımdaki adam az önce gördüğüm kişiydi.
— Sakin ol.
Kolumu çekmeye çalıştım.
— Elimi bırak!
Bırakmadı.
Gücümü kullanıp kolunu ittim.
Adam birkaç adım geriye gitti.
Şaşırmış gibiydi.
— Demek düşündüğümden daha güçlüsün.
Kaşlarımı çattım.
— Sen kimsin?
Adam cevap vermek yerine yeniden üzerime yürüdü.
Bu kez beklemedim.
Çantamı yere bırakıp ona doğru hamle yaptım.
Kolunu yakalayıp çevirdim.
Adam bir an sendeledi.
Tam kurtulduğumu düşünürken arkamdan bir el omzuma uzandı.
Son anda eğildim.
El havayı sıyırıp geçti.
Geri çekildim.
Adam bana bakıyordu.
— Seni incitmek istemiyorum.
— O zaman neden peşimdesin?
— Çünkü seninle gelmen gerekiyor.
— Ben hiçbir yere gelmiyorum.
Adamın yüzündeki ifade değişti.
Bir anda üzerime doğru atıldı.
Bu kez hareketleri çok hızlıydı.
Geri çekilmeye çalıştım ama kolumdan yakaladı.
— Bırak!
Tam o sırada sokağın diğer ucundan bir ses geldi.
— Bence onu bırakmalısın.
Adam durdu.
Ben de sesin geldiği yere baktım.
Sokağın karanlık tarafında biri duruyordu.
Yüzünü tam seçemiyordum.
Adam ona döndü.
— Sen karışma.
Gölgedeki kişi birkaç adım attı.
— Bence yanlış kişiye bulaştın.
Adam İkbal'i bırakıp ona doğru ilerledi.
— Ne yapacaksın?
Cevap gelmedi.
Bir anda ikisi birbirine girdi.
Ne olduğunu anlamamıştım.
Sadece birkaç saniye içinde adam yere savruldu.
Gölgedeki kişi ise olduğu yerde duruyordu.
Adam tekrar ayağa kalktı.
Bu kez yüzündeki öfke daha belirgindi.
— Sen...
Gölgedeki kişi ona doğru baktı.
— Git.
Adam birkaç saniye ona baktı.
Sonra bana döndü.
— Bu daha bitmedi.
Arkasını dönüp karanlık sokağa doğru uzaklaştı.
Ben hâlâ olduğum yerdeydim.
Gölgedeki adama baktım.
— Sen kimsin?
Cevap vermedi.
Biraz daha yaklaştım.
— Az önce beni kurtardın.
Adam başını hafifçe kaldırdı.
Yüzünü hâlâ tam göremiyordum.
— Eve git.
— Ama...
— Şimdi.
Sesindeki ciddiyet yüzünden birkaç saniye sustum.
— En azından adını söyle.
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra sadece:
— Dikkatli ol, küçük hanım.
dedi.
Arkasını döndü.
— Bekle!
Peşinden birkaç adım attım.
Ama karanlık sokağa girdiğinde gözden kaybolmuştu.
Olduğum yerde kaldım.
Çantamı yerden aldım.
Bileğimdeki kırmızı ay şeklindeki işarete baktım.
İşaret yine hafifçe sıcaklaşmıştı.
Kaşlarımı çattım.
Az önce yaşananları anlamaya çalışıyordum.
Kimdi o adam?
Beni neden kaçırmak istiyordu?
Ve beni kurtaran kişi...
Neden kendini göstermeden gitmişti?
Telefonum yeniden titredi.
Annem arıyordu.
— Alo?
— Nerede kaldın kızım?
Eve doğru yürümeye başladım.
— Geliyorum anne. Biraz oyalanmışım.
— Hadi çabuk gel.
— Tamam.
Telefonu kapattım.
Sokağın başına son kez baktım.
Kimse yoktu.
Ama içimde garip bir his vardı.
Sanki karanlığın içinde biri hâlâ beni izliyordu.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok teşekkür ederim canım içi
- İkbal Sürücü: 🌪️
- İkbal Sürücü: ☺️
- İkbal Sürücü: 😮
- İkbal Sürücü: kalemine sağlık
- İkbal Sürücü: çok güzel bölümdü