BÖLÜM — KIRMIZI AY
BÖLÜM — KIRMIZI AY
Gönderilen konumun olduğu yere doğru yürüyorduk.
Hava iyice kararmıştı.
Aron birkaç adım önümde ilerliyordu.
Telefonumdaki konuma tekrar baktım.
— Daha ne kadar gideceğiz?
Aron arkasına baktı.
— Çok kalmadı.
— Bunu beş dakika önce de söyledin.
Aron gülümsedi.
— Sabırsızsın.
— Merak ediyorum.
— Biliyorum.
Bir süre daha yürüdük.
Sonunda eski bir taş binanın önünde durduk.
Başımı kaldırıp binaya baktım.
— Burası mı?
Aron cevap vermedi.
Gökyüzüne baktı.
Ben de onun baktığı yere baktım.
Ayın rengi değişmişti.
Kırmızıya dönmüştü.
Olduğum yerde kaldım.
— Aron...
Aron hemen bana döndü.
— İkbal, koluna bak.
Kolumu kaldırdım.
Mührüm parlıyordu.
Bu kez siyah çizginin etrafında kırmızı bir ışık vardı.
— Yine başladı.
Aron yanıma geldi.
— Korkma.
— Korkmamam mı gerekiyor?
— Ben yanındayım.
Ona baktım.
— Bunu söyleyince gerçekten sakinleşmem mi gerekiyor?
Aron hafifçe gülümsedi.
— Biraz.
İstemeden gülümsedim.
Tam o sırada gökyüzündeki kırmızı ay daha da belirginleşti.
Binanın kapısı kendi kendine açıldı.
İkimiz de kapıya baktık.
— İçeri girmeyelim, dedi Aron.
— Ama görev...
— İkbal.
— Ne?
Aron bana baktı.
— Bu kez dikkatli ol. Ne olacağını bilmiyoruz.
Elimi tuttu.
— Yanımdan ayrılma.
Kalbim hızlandı.
— Neden?
Aron kısa bir süre sustu.
— Çünkü seni gözümün önünden ayırmak istemiyorum.
Ne diyeceğimi bilemedim.
Tam o sırada içeriden bir ses duyuldu.
— Kırmızı Ay yeniden doğdu.
Aron'un yüzündeki gülümseme kayboldu.
Elimi bırakmadı.
Kapının içindeki karanlığa baktı.
— Demek sonunda başladı.
— Ne başladı?
Aron bana döndü.
— Bilmiyorum.
İçeriden tekrar bir ses geldi.
— Uyuyan kişi uyanıyor.
Kolumdaki mühür yeniden parladı.
Kırmızı ayın ışığı üzerimize vurdu.
Aron elimi biraz daha sıkı tuttu.
İkimiz de binanın içine baktık.
Bu kez geri dönmek için çok geçti.
Yorumlar
- İkbal Sürücü: Emeğine sağlık canım