1.Bölüm:KUZGUN TİMİ

-FERAYE GÜNSOY-
Aile sevgisi nedir bilir misiniz ben bilmem çünkü ben hiç aile sevgisi görmedim sadece sevgilim yavuz hariç onu canımdan çok seviyorum 3 yıldır sevgiliyiz ondan başka sevgilim olmamıştı bir de lisede takıntılım vardı başka yoktu kendimi övmek gibi olmasın ama ben çok güzel olduğum için tüm erkekler bana ağıza açık bakıyorum içime it gittiğimde oradaki tüm bordo bereliler bana dönüp bakıyordu ama zaman geçtikçe sert bir kadın olduğunu gördüklerinde bakıp saniyeler içinde geri dönlerine dönüyorlardı ben düşüncelerle boğulurken emre önüme dikilmiş “komutanım” diye çağırıyordu mırıltı çıkardım “bir hafta sonra operasyon varmış tunceli aslında sizin önce-” sözünü kesen ben oldum “avare avare dolanma emre git timi topla!” dedim başını sallayıp koşarak gitti ben de ayak kalkıp bir sigara yaktım ama asgariyeden yaman albay çıktı bana doğru geliyordu kaşlarımı çattım neden bana doğru geliyordu yanıma gelip aramıza bir
adımlık mesafe bıraktı “operasyondan haberin var mı?”diye mırıldandı başımı salladım “İyi operasyonda fevri davranıp,kendini ve TİMİ tehlikeye atma!” Dedi bende itiraz ettim “ben fevri davranmıyorum"dedim
Güldü “onu önce ki operasyonlarda gördük yüzbaşı"dedi ve arkasını dönüp gitti giderken omzuma dokunmayı unutmadı.
Ben onun arkasından bakakalırken omzuma bir el dokundu. Arkamı döndüm yavuzdu kollarımı boynuna doladım “Seni özledim sevgilim” dedi gülümsedim “bende aşkım” diye mırıldandım ki “Feraye komutanım!”diye bağırdı biri döndüm askerdi “Ne oldu?” Diye sordum “Yaman albay sizi çağırıyor tek gelsin dedi” diyip koşarak yanımızdan uzaklaştı. İçimden oflayıp yavuza döndüm “ben geliyorum sevgilim"dedim başını salladı sonra beklemediğim bir şey yaptı dudakları dudaklarıma bastırdı. Direk karşılık verdim dudaklarımız ayrıldığında. Gülümsedi bende karşılık verdim ve askeriyeye doğru yürüdüm niye çağırıyordu anlamıyorum hızlı adımlarla Yaman albayın odasının önüne geldim. Tıklayıp içeri girdim arkamdan kapıyı örttüm “Komutanım beni çağırmışsınız"dedim başını salladı başıyla koltuğu işaret etti. Biraz tereddüt ettim ama sonra yavaş adımlarla koltuğun yanına gittim. Ve oturdum “buyurun komutanım?”dedim kaşlarımı çattım “Yüzbaşı biliyorsun herkesi uyarıyorum ama seni ilk uyarışım inşallah aşk hayatını mesleğine yansıtmıyorsundur?”dedi “Hayır yansıtmıyorum ama bilmiyorsanız yavuz ile ilişki içindeyiz yani üç yıldır sevgiliyiz"dedim yüzü sertleşti bunun sebebini anlamadım ama hafifçe gülümsedim sağ bileğimde ki dövmeye baktım.
Y♡
Yazıyordu “İyi bunu yapmayacağını bildiğim için birşey demiyorum ama söylediklerimi unutma"dedi başımı salladım “çıkabilirsin” dedi koltuktan hızla doğruldum ve kapıya yöneldim ve kapıyı açıp çıktım. Ama kapıyı açtığımda birinin göğsüne çarptım kim diye bakmak için başımı yukarı kaldırdım ki burunlarımız birbirine değdi “Siz kimsiniz?”diye sordum “Tanışalım ismim Korel Mert korkmaz Hakkari savcılığından geldim de siz kimsiniz?” Dedi ve ekledi “Gözlerin ne kadar güzel yeşil yeşil bakıyor gözlerime"dedi ve daha çok yaklaştı.
“B-Ben Yüzbaşı Feraye Günsoy"dedim ve uzaklaşmaya çalıştım ki sırtım kapıyla buluştu.
“Biraz uzaklaşır mısınız”diye mırıldandım yavuzun görmesinden çekiniyordum “Neden güzelim beğenemedin mi”dedi ve ekledi “böyle yakışıklıya bir kahve içmeye davet eder misinuz” dedi kaşlarımı çattım “Karadeniz'li misiniz?”dedim başını salladı ama o an adam bir hışımla arkaya çekildi
O’ydu
“Yavuz!,Tamam bırak"dedim adamı duvara yasladı yakasından tutup kendine çekti.
Ama Yaman Albayın odasının kapısı bir hışımla açıldı. Görüş açıma Yaman çıktı. O sert sesiyle bağırdı “neoluyor burada” O kadar çok bağırdı ki askeriyede yankılandı. Yavuz ama hâlâ o adamı yumrukluyordu yavuz'u kolundan tutup çektim “yavuz o savcı” dedim ama hâlâ adama öldürücü şekilde bakıyordu. Onu çekiştirerek odama götürdüm. Kapıyı gürültüyle kapattım
“Ya Napıyorsun adam savcı savcı"dedim bana hızlıca döndü “Sen niye o adamın dibinden çekilmiyorsun ama her fırsatta bir adama yaklaşmak için allahtan arıyorsun benim yaklaşmam sana yetmiyormu amına-"cümlesine devam etmedi ve kapıyı çarpıp gitti. Gözlerimi kapatıp geri açtım.
🤨
Yavuz gideli üç saati geçmişti bende telefonuma yüklediğim takip cihazından baktım.
Gittiği yer bar'dı
Şaşırmamıştım arabamı çalıştırıp hızlıca oraya gittim. Kapıyı açıp arabadan indim ve hızlıca içeri girdim oradaki adama sordum üç yüz üç numaralı odada demişti burası hem bar hemde kalacak yerdi hızla asansöre bindim 5.katta durduğunda hızlıca çıktım. Neyse ki adam odanın kartını vermişti kısa sürede odaya vardığımda hızlıca kartı okutup içeri girdim. Odaya girdiğimde karşılaştığım manzara beni hayal kırıklığına uğrattı.
Züleyha ve Yavuz çıplak bir şekilde birbirlerine bakıyorlardı.
Ben alkış çalmaya başladım ikisi birlikte İrkilip
Doğruldular. Züleyha'ya doğru yürüdüm gülümsedim ama bu gülümseme mecazi anlamdaydı.
Züleyhanın saçını tuttuğum gibi geçip yataktan kaldırdım. Neysek altında mini etek vardı.
Yavuz yerinden kalkamıyordu. Çünkü çıplaktı
Züleyhanın yüzünü duvara çarptım.
İnleyerek yüzünü tuttu züleyhayı yere fırlatıp yavuza döndüm “Sizi rezil hüsfa edeceğim,geldiğinizde herkes sizi konuşacak”dedim yavuz’un yanına gittim ve yüzüne yumruğu geçirdim. Yüzünü tutamadan bir yumruk daha geçirdim ve Odadan çıktım.
Onlardan intikamımı alacaktım. Sırası gelince
Askeriyeye geldiğimde tüm gözler bana dönmüştü.
Çünkü sinirle soluyarak yürüyordum askeriyenin ortasına geldiğimde kolumdan tutulup geriye çekildim gördüğüm yüz Yavuz'un yüzüydü tiksinir gibi baktım. Ona sert bir tokat geçirdim tokadın etkisiyle yüzü yana doğru döndü tüm askerler bize bakıyordu.
“Güzelim bir dinle” dedi bende bağırdım “Neyi dinlicem beni başka kadınla aldattığını mı?” Dedim herkes yavuza şok içinde bakıyordu.
“Senden gerçek adam olmaz” dedim ve ekledim “hadi git seviştiğin kadının yanına"diyip arkamı döndüm ki Albayı gördüm ama o bana değil yavuza bakıyordu. Onun yanından geçip hızlıca koridoru geçip odama girdim.
Kapıyı gürültüyle kapattım. Masadaki herşeyi elimle duvara fırlattım. Elime bir vazo geldi.
Yavuz'un aldığı vazo onuda duvara fırlattım.
Her yer cam olmuştu “ağzına sıçayım seni yavuz"diye bağırdım. Hızlıca odadan çıktım.
Askeriyeden çıktım Yaman ve yavuz konuşuyordu yanlarından hızlıca geçip arabama yürüdüm ki telefonum çaldı.
Bilinmeyen numaradan dı ama Rusya numarasıydı biliyordum açtım.
“Kimsiniz?” Dedim direkt “merhaba deli komutan"dedi kalın erkek sesi kaşlarımı çattım.
“Ne istiyorsun ve beni nereden tanıyorsun?”dedim güldü “canım beni tanımadın mı? Ben senin biricik düşmanınım DEVRAN SOYLU"dedi ve ekledi “Rusya'daki evime geleceksin tek başına yoksa biricik kardeşini öldürürüm 2 saat müddet 2 saati geçerse kardeşin ölür”dedi kapattı arkamı dönüp yaman’a baktım.
Kaşlarını çattı ben hızlıca arkamı dönüp arabaya koştum. Gitmem lazım tek başıma arabayı çalıştırıp hızlıca sürdüm evden pasaportumu almam gerekiyordu.
Hızlıca eve gelip pasaportumu aldım. Ve aynı hızlıca havalimanına gittim.
Son çare kardeşimi kurtarmak,kendimi ateşe atmaktır..
Havalimanına geldiğimde telefonumu aldım. Aslıyı arayıp konuşacaktım.
Aradım ilk çalışta açtı “aşkım ne yapıyorsun” diye sordu “İyiyim canım sana birşey söylemem lazım” dedim “Söyle birtanem"dedi
“Ben gidiyorum sana veda etmek için arıyorum"dedim “Ne? Neden gidiyorsun,nereye gidiyorsun gitme"dedi “Seni seviyorum birtanem görüşürüz Allaha emanet ol Time de selam söyle onları çok seviyorum bensiz daha çok mutlu olun” dedim ve kapattım.
-İLAHİ BAKIŞ AÇISI-
Aslı ferayenin söylediklerinden sonra direkt Yaman albayın odasına koşmuştu.
Kapıyı tıklayıp içeri girdi “komutanım size önemli birşey söylemem gerekiyor"dedi
Yaman başını salladı “Feraye komutanım gidiyormuş” dedi bir çırpıda Yaman başını dosyadan kaldırıp"nereye gidiyormuş"dedi sesi endişe doluydu “Bilmiyorum ben gidiyorum dedi time söyle bensiz daha mutlu olsunlar falan dedi” Yaman hızlıca ayağa kalkıp hızlıca odadan çıktı.
Gitmesini istemiyordu neden ki? Gitmesini istemiyordu yoksa Feraye kalbini çoktan ele geçi