İffet
Bir doktor arkadaşım anlattı:
"O sene Hicaz'da şiddetli bir kolera vardı. Belki günde iki yüz hacı gömüyorduk. Uşağım bir sabah elime bir mektup verdi. Açtım. Okudum. Gayet yakın bir akrabam... Bir kadını tavsiye ediyordu. Dadısı mı imiş, nesi imiş!
Kapıdan gayet korkunç derecede çirkin, siyah bir Arap karısı girdi, beni itekledi. Ne istediğini sordum. Para, ev, yemek, ilaç...
Güldüm, bu tuhaf bir arzuydu.
Dayanamadım:
Arap birdenbire şahlandı. Yüzüme: 'Tuhaf, utanmaz herif!' diye tükürdü. Çıktı gitti. Üç ay sonra akrabamdan, dadısının namusuna tecavüz ettiğim için büyük serzenişleri içeren acı bir mektup aldım."
Çoğunlukla siyahlarda ölümden sonra bile devam eden bu koyu iffet endişesi biraz da bizim beyaz hanımlarda olsa...
Kategori:Ömer Seyfettin hikayeleri