2. Bölüm: Gizemli Kadın
Yukarıda bulunan resim gizemli kadın karakterine aittir.
💀
03.07.2015
Amerika Birleşik Devletleri - New York
Saat 8.45 PM
On dört yaşındaki Veyla önünde bulunan bilgisayar ile uğraşıyordu. Babası onu bu evde bırakıp bir yere gitmişti. O da gitmek istemişti ancak babası izin vermemişti. Kapı kilitli olduğu için dışarı çıkamıyordu. Kaşlarını çatıp karşısında bulunan bilgisayara baktı. Neden bilgisayarda hiç oyun yoktu?
En yakın arkadaşları Songül ve Gizem'i aramak istiyordu ancak babasından sakladığı tuşlu telefonu Türkiye'de bırakmıştı. Eğer onu buraya getirseydi babası yakalardı. Bu riski almak istememiş ve telefonu getirmemişti. Canı çok sıkılıyordu.
İnternette şifalı bitkiler ve yararları ile ilgili araştırma yapmaya karar verdi. Arama sayfasına sağlık ile ilgili bir şeyler yazdı. Çıkan sitelere tek tek bakarken bir tanesi gözüne çarptı. Site isminin yanında uyarı işareti vardı. Güvenli olmadığını gösteriyordu. Site ismine bakınca yüzünü ekşitti.
hastalikliolanbirileriyapacagim.com
Çok saçma bir ismi vardı ve güvenilir değildi. Ancak o an hisleri siteye girip bakmasını söylemişti. İç güdülerine güvenip isme tıkladı. Gelen uyarı mesajını es geçerek siteye girdi. Giriş yaptığı an ekran kararmıştı ve bilgisayar çalışmıyordu. Rastgele tuşlara basarak ekranın çalışmasını bekledi. Tuhaf bir işaret çıkınca bilgisayara yaklaştı. İşaret git gide belirginleşiyordu. Biraz daha beklediğinde bunun bir kuru kafa olduğunu gördü. Kanlı bir kuru kafaydı.
Kuru kafa kaybolup yerini bir videoya bıraktı. Videoda boş olduğunu düşündüğü kırmızı bir oda vardı. Kırmızı duvarları her türlü şekil ile kaplıydı. Dikkatini çeken sadece bir şekil vardı.
Hançere dolanmış bir yılan.
O şekli nedense çok beğenmişti. Şekli aklında tutmaya çalıştı. Onu çizmek istiyordu. Kalemini ve kağıdı almaya gidecegi sırada bir kadın belirdi ekranda. Topuz yaptığı kahverengi saçları ve mavi gözleriyle bakıyordu ekrana. Veyla'yı dehşete düşüren şey mavi gözler veya kahverengi saçlar değildi. Kadının yüzünde kan izleri bulunuyordu. Alnındaki taze bir yaradan kan akıyor gibiydi ama hayır, kadının kanı değildi. Dehşet içinde bakıyordu ekrana Veyla. Bunun bir çeşit kamera şakası olduğunu düşünmüştü.
"Şuan bunu izleyen var mı bilmiyorum. Eğer varsa bu söylediklerimi her yere ulaştırsın çünkü bu dünyanın sonu gelecek. Çok yakında diyemem ama çok uzakta da diyemem. Kehanetlere inanır mısınız? Hayır, kimse inanmaz çünkü sadece tahminlerden oluşur. Benim söylediğim şey, tahmin olamayacak kadar gerçek. İnsanlar kendini kaybedecek, değer verdikleriniz sizi yemek için büyük bir çaba içinde olacaklar. Buna nasıl hitap edeceksiniz bilmiyorum ancak size bir kolaylık sağlayabilirim. Hastalıklı, ölü, vahşi insanlar yada seviyesiz vahşiler. Hangisini tercih ederseniz. Yada zombiler."
Kadın büyük bir kahkaha atarak ileri geri sallandı. Kahkahasının odada yankılandığını duyuyordu Veyla. Ciddi bir ifade ile izliyordu kadını. İngilizcesi iyi değildi ancak söylediği şeyleri anlayabiliyordu. Kadın bir süre daha güldükten sonra devam etti.
"Her neyse. Beni buraya kadar izlediyseniz, demek ki beni ciddiye alıyorsunuz. O halde size birkaç tavsiye verebilirim. İnsanlar dönüşecek. Eğer siz de kendinizi kaybetmek istemiyorsanız onların ısırıklarından kaçının. Hastalıklı olanların kanı sizin kanınıza karışmasın. Kanın gözünüze, burnunuza veya ağzınıza gelmesinden kaçının. Bu sayede onlar gibi olmazsınız. Ha bu arada, bu şey sizin zekanızı oldukça düşürür. Sadece yemek için yaşarsınız. Et için. Bu yüzden saklanarak onlardan kurtulabilirsiniz. Tabii yem olmazsanız."
Kadın son bir kez kahkaha atarak ekranı kapatmıştı. Bilgisayar eski haline dönmüştü ancak Veyla boş boş bakıyordu. Az önce ne olmuştu? Kadın neyden bahsediyordu?
Zombiler.
Kadın gelecekte olacak olaylardan bahsettiğini iddia ediyordu. Kaçık mıydı? Yada tımarhaneden kaçmış bir deli. Ne olduğunu bilmiyordu ancak kadına inanmak istiyordu. Durduk yere neden böyle bir video paylaşsın ki? Belki de eğlenmek istemişti.
O zaman neden bu Veyla'nın karşısına çıkmıştı? Tesadüf müydü?
Veyla tesadüflere inanmazdı. Bu onun kaderiydi. Elindeki telefonun video kaydını durdurdu. Kadını bir süre sonra kayda almıştı. Videoya birkaç düzenleme yaptıktan sonra sahte sosyal medya hesaplarından paylaştı. Hesaplardan çıkış yapacağı sırada arkadaşlarına yazmanın iyi bir fikir olacağını düşündü. Kendi adına olan hesaptan yazamazdı ancak bir daha girmeyeceği hesaplardan yazabilirdi.
Hesabın mesaj bölümüne gidip kısa bir mesaj yazdıktan sonra çıkış yaptı. Bilgisayarda hiçbir şeyin kalmadığından emin olduktan sonra yatağına gitti ve tavana bakarak kadının söylediklerini düşünmeye başladı. Gözleri kapanacağı sırada kapı sesi geldi ve babasının gür sesiyle bu gece uyuyamayacağını anladı.
"Veyla! Çalışmamız gerek! Buraya gel."
💀
01.05.2020
Saat 11.20
Türkiye - Diyarbakır.
"Kaç dakikalık yolumuz kaldı?"
"Yirmi dakika sonra orada oluruz."
Veyla, Gizem ve Songül fuşya rengi arabayla spor salonuna doğru gidiyorlardı. Yollar cesetler ve hastalıklı insanlar ile doluydu. Kan gölüne dönmüştü her yer. Gizem hepsine tek tek bakarken Veyla dikkatini yola vermeye çalışıyordu. Midesi hiç iyi değildi. Şakakları ona işkence çektirmek ister gibi zonkluyordu. Açık camdan içeri gelen kan kokusu ise burnunu bitirmişti.
"Veyla, iyi misin? Saçların gibi sapsarı olmuşsun."
Veyla kafasını aşağı yukarı sallayarak iyi olduğunu onaylamak istedi. Telefonunun çaldığını duyunca alıp açtı. Açtığında babasının sinirli sesiyle karşılaştı. Telefonu kulağından biraz uzağa çekmişti.
"SEN NE YAPTIĞINI SANIYORSUN VEYLA!"
"Baba açıklayabili-"
"ARABAYI ALIP VAHŞİLEŞMİŞ İNSANLARIN ARASINA SÜRMEK NE DEMEK VEYLA!"
Veyla konuşmadan biraz bekledi. Babasının bilmemesi imkansızdı zaten. Gözlerini devirerek babasını bekledi. Babası birileri ile konuşuyordu. Bu durumu fırsat bilip olanları anlatmaya başladı.
"Baba yakın arkadaşlarım zor durumdaydı. Hem diğer araba orada. Seni almaya geliyoruz, kaç oradan. Sakın seni ısırmalarına izin verme. Baba kanları sakın sana bulaşmasın."
"Ne yakın arkadaşı? Ne arkadaşından bahsediyorsun sen? Spor salonuna gitme çıktım oradan. Amcanı almaya gidiyorum."
Veyla birşeyler söylemek istedi ancak Songül elinden telefonu alıp Veyla'ya işaret verdi. Veyla mesajı anlayıp arabayı Gizem'in evine doğru sürdü.
"Efendim, ben Songül ve arkada oturan kişi de Gizem. Tabii siz görmüyorsunuz ancak tanıtmak istedim. Biz kızınızın on iki yaşından beri tek dostuyuz. Şuan kapatmamız gerekiyor. Yakında telefonlar çekmeyebilir.
Şehrin çıkışında evlerin az bulunduğu bir yer var. Hatta okul var orada ismini hatırlamıyorum. Orada olacağız."
Veyla'nın babası Hamdi bey bir şeyler daha söylemek istemişti ancak Songül telefonu kapatıp pencereden fırlattı. Kendi telefonunu da fırlatınca derin bir nefes aldı. Veyla ne yaptığını sormak istedi ancak kafası ve midesi yüzünden konuşmamayı tercih etti. Gizem arka koltukta telefonuyla annesine ulaşmaya çalışırken ağzından defalarca aynı cümleyi tekrarlıyordu.
Lütfen ölmemiş olun, lütfen ölmemiş olun.
💀
Yorumlar
- Yalnız Biri: 😁