Keşfet

17. BÖLÜM — GEÇİDİN İÇİNDE

SİNYAL YOK: KARANLIK 🖤

17. BÖLÜM — GEÇİDİN İÇİNDE

Geçitten çıkan kişi birkaç adım daha attı.

Artık yüzünü seçebiliyordum.

Orta yaşlarda bir adamdı. Üzerinde koyu renkli, eski bir ceket vardı. Elinde küçük bir fener taşıyordu.

Bizi görünce durdu.

Lyra yanıma yaklaştı.

Adam birkaç saniye ikimize baktı. Sonra gözleri bileğimdeki mühre kaydı.

— Demek sensin.

Kaşlarımı çattım.

— Kimi arıyorsun?

Adam bakışlarını tekrar yüzüme çevirdi.

— Mührü göster.

Elimi bileğimin üzerine kapattım.

— Neden?

Adam bir adım yaklaştı.

— Onu görmeden emin olamam.

Lyra araya girdi.

— Biz de senin kim olduğunu bilmiyoruz.

Adam ona baktı.

— Bilmenize gerek yok.

Lyra kaşlarını kaldırdı.

— Bu cümleyi daha önce de duyduk.

Adamın yüzünde kısa bir gülümseme belirdi.

— Demek buraya gelmeden önce başkalarıyla konuştunuz.

— Evet, dedim. — Bizi buraya gönderen biri oldu.

Adamın ifadesi değişti.

— Kim?

Cevap vermedim.

Adam birkaç saniye bekledi.

— Adını söylemek istemiyorsun.

— Sen de kendi adını söylemedin.

Lyra bana baktı.

— Bu konuda haklı.

Adam fenerini biraz kaldırdı.

— Burada fazla konuşmayın.

— Neden?

— Sesiniz sandığınızdan daha uzağa gider.

Lyra etrafa baktı.

Geçidin iki yanında yüksek taş duvarlar vardı. İçeride neredeyse hiç ışık yoktu.

— Burası gerçekten eski bir geçit, dedi.

Adam başını salladı.

— Eskiden daha uzundu.

— Ne için kullanılıyordu?

Adam geçidin arkasına baktı.

— Eskiden şehrin iki tarafını birbirine bağlıyordu.

— Şimdi?

— Şimdi kullanılmıyor.

Cihazım yeniden titredi.

Ekranı açtım.

A. V. SİNYALİ: SABİT

Adam ekrana baktı.

— Cihaz hâlâ çalışıyor.

— Sen bunu nereden biliyorsun?

— Daha önce gördüm.

Lyra hemen sordu:

— Nerede?

Adam cevap vermedi.

Tam o sırada geçidin ilerilerinden metal bir ses geldi.

Hepimiz aynı anda o tarafa döndük.

Adam fenerini kaldırdı.

— Burada kalmayın.

— Ne oldu?

— Bilmiyorum.

Lyra şaşkınlıkla ona baktı.

— Siz de hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Adam ona döndü.

— Her şeyi bilmek zorunda değilim.

Sonra bana baktı.

— Ama bir şeyi biliyorum.

— Neyi?

— O sinyal sizi buraya boşuna getirmedi.

Elimi cebimdeki anahtarın üzerinde tuttum.

— Peki ne arıyoruz?

Adam geçidin sonuna baktı.

— Cihaz nereye götürüyorsa oraya gidin.

Lyra iç çekti.

— Yine tam bir cevap alamadık.

Adam hafifçe gülümsedi.

— Alışacaksınız.

Önümüzü gösterdi.

— İleride iki yol ayrılıyor. Sağdakine girmeyin.

— Neden?

— Çıkmaz.

Lyra hemen sordu:

— Soldaki?

Adam fenerini sol tarafa çevirdi.

— Oradan devam edin.

Cihazım yeniden titredi.

Ekrandaki yazı değişti.

A. V. SİNYALİ: YENİ KONUM

Altında bir ok belirdi.

Ok sola doğru gösteriyordu.

Lyra ekrana baktı.

— Sanırım cihaz da aynı şeyi söylüyor.

Başımı salladım.

— Evet.

Adam geri çekildi.

— O zaman yolunuz belli.

— Sen gelmeyecek misin?

— Hayır.

— Neden?

Adam fenerini indirdi.

— Burada kalmam gerekiyor.

— Ne için?

Adam cevap vermedi.

Arkasını dönüp geldiğimiz yöne doğru yürümeye başladı.

Birkaç adım sonra durdu.

— Elias.

— Ne?

Başını çevirmeden konuştu.

— Mührünü saklamaya devam et.

Elimi bileğime götürdüm.

— Bunu neden herkes söylüyor?

Adam birkaç saniye sustu.

— Çünkü bazı insanlar onu gördüğünde seni tanıyabilir.

Sonra yürümeye devam etti.

Lyra arkasından baktı.

— Bir şey anlamadım.

— Ben de.

Cihazı tekrar açtım.

Ok hâlâ sola doğruydu.

Geçidin ilerisine baktım.

Sol taraftaki yol karanlığa doğru uzanıyordu.

Lyra yanıma geldi.

— Hazır mısın?

— Hayır.

— Ben de değilim.

Birbirimize baktık.

Sonra birlikte sola döndük.

Geçidin içine doğru yürümeye başladık.

Arkamızda adamın ayak sesleri giderek uzaklaşıyordu.

Önümüzde ise yalnızca karanlık vardı.

Yorumlar

  • Kırık Cümleler: Adam hiç güven vermiyor neden denmiyor bu mührü göstereceğim diye
  • Enes Tok: Peki ne arıyoruz sorusunu cevaplayamamak bir şeylerin kötü gideceğine işaret
  • Nur: bu adamın gülümsemesi biraz şüpheli gözüküyor bi an önce gitmelisiniz