24 BÖLÜM — KAÇIŞ
24 BÖLÜM — KAÇIŞ
Cihazın ekranındaki yazı hâlâ duruyordu.
A. V. SİNYALİ: AKTİF
Lyra ekrana eğildi.
— Bu hiç iyi değil.
— Daha önce de aktif olmuştu.
— Evet ama şimdi başka.
— Nereden anladın?
Lyra cevap vermeden başını kaldırdı.
Koridordan ayak sesleri geliyordu.
Üstelik bir kişi değildi.
Kapının yanında duran adam da sesi duymuştu.
— Kutuyu bırakın.
Lyra hemen bana döndü.
— Neden?
— Gelenler onu arıyor olabilir.
Tam o sırada kapıya sertçe vuruldu.
Güm!
Dışarıdan bir ses geldi.
— Odayı kontrol edin!
Lyra'nın yüzü değişti.
— Tamam. Bizi buldular.
— Az önce “olabilir” diyordun.
— Şu an fikrimi değiştirdim.
Kapının kolu aşağı indi.
Adam hızla masanın yanındaki rafa gitti ve itti.
Raf birkaç santim kaydı.
Arkasında dar bir geçit ortaya çıktı.
Lyra şaşkınlıkla baktı.
— Yine mi gizli geçit?
Adam bize döndü.
— Başka yol yok.
Kutuyu almak için elimi uzattım.
Lyra kolumu tuttu.
— Elias, bırak onu.
— A.V. sinyali bunun için aktif oldu.
— Biliyorum. Ama yakalanırsak kutunun bize pek faydası olmayacak.
Kapıya bir kez daha vuruldu.
Güm!
Adam:
— Şimdi!
Kutuyu aldım.
Lyra geçide girdi.
Ben de hemen arkasından girdim.
Adam rafı tekrar yerine itti.
Kapının kırılma sesi arkamızdan geldi.
Koşmaya başladık.
Geçit o kadar dardı ki birkaç kez omuzlarımız duvara çarptı.
Lyra arkasına bakmadan bağırdı:
— Hızlan!
— Zaten koşuyorum!
— Daha hızlı koş!
— Sen önden gidiyorsun!
— Çünkü sen kutuyla uğraşıyorsun!
İstemeden güldüm.
— Şu anda bile tartışıyor musun?
Lyra arkasına dönüp bana baktı.
— Konuşmayı bırak da koş!
Arkamızdan ayak sesleri iyice yaklaşmıştı.
Lyra'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Elias...
— Duyuyorum.
Geçidin sonunda iki yol çıktı.
Lyra durdu.
— Hangisi?
Cihazı kaldırdım.
Ekrandaki ok sağ tarafı gösteriyordu.
— Sağ.
Koşarak sağdaki yola girdik.
Arkamızdan biri bağırdı:
— Oradalar!
Lyra daha hızlı koştu.
Ben de peşinden gittim.
Birkaç metre sonra yol aniden bitti.
Karşımızda taş bir duvar vardı.
Lyra durdu.
— Harika.
— Ne oldu?
— Yanlış yere geldik.
— Cihaz sağ tarafı gösterdi.
— Tamam, cihaz suçlu değil. Sen yanlış baktın.
— Şimdi bunun sırası mı?
— Hayır.
Lyra etrafa bakmaya başladı.
Sonra duvarın kenarındaki küçük metal kolu fark etti.
— Elias!
Yanına gittim.
— Ne?
— Şuna bak.
Kolu aşağı indirdi.
Taş duvarın bir bölümü yavaşça içeri doğru açıldı.
Arkasında karanlık bir oda vardı.
Lyra bana baktı.
— Önce sen.
— Neden ben?
— Kutuyu sen taşıyorsun.
— Çok düşüncelisin.
— Biliyorum.
İçeri girdim.
Lyra hemen arkamdan geldi.
Duvar tekrar kapandı.
Ayak sesleri dışarıda kaldı.
İkimiz de nefes nefeseydik.
Lyra ellerini dizlerine koydu.
— Bir daha...
Nefesini toparlamaya çalıştı.
— Bir daha seninle böyle bir yere gelmeyeceğim.
Gülmemek için kendimi tuttum.
— Bunu daha önce de söylemiştin.
Lyra başını kaldırıp bana baktı.
— Çünkü sen sürekli başımıza iş açıyorsun.
— Ben mi? Kutuyu sen de açmak istedin.
— Tamam, sus.
İstemeden güldüm.
Lyra da gülümseyecek gibi oldu ama hemen yüzünü çevirdi.
Sonra gözleri tekrar bana döndü.
— İyi misin?
— İyiyim.
— Emin misin?
— Evet.
Lyra birkaç saniye daha baktı.
— Tamam.
Sesindeki rahatlamayı fark ettim.
Ama neden bu kadar endişelendiğini sormadım.
Cihazım yeniden titredi.
Ekrana baktım.
A. V. SİNYALİ: YAKIN
Lyra yanıma geldi.
— Kutuyu açalım mı?
— Burada mı?
— Evet. Başka ne yapacağız?
Tam kapağı kaldıracakken dışarıdan metal bir ses geldi.
İkimiz de sustuk.
Duvarın diğer tarafından biri mekanizmayı çalıştırıyordu.
Lyra bana baktı.
Bu kez gülümsemiyordu.
— Bizi buldular.
Kutuyu daha sıkı tuttum.
— Evet.
Duvarın arkasından ikinci bir ses geldi.
Sonra üçüncü.
Lyra yanıma geçti.
— Ne olursa olsun beraberiz.
Bana bakmadan söyledi.
Ben de başımı salladım.
— Beraberiz.
Duvar hareket etmeye başladı.
Lyra yanıma geçti.
— Hazır mısın?
Kutuyu biraz daha sıkı tuttum.
— Hayır.
Lyra kısa bir gülümsemeyle bana baktı.
— Ben de değilim.
Duvar tamamen açılmaya başladı.
Bu kez arkamızda saklanacak bir yer yoktu.
Yorumlar
- Emir Polat Yüksel: Birkaç metaforla bu kadar sürükleyici bir bölüm yazmak zor
- Ahmet Gürsoy: @otukenkalem00 harika!
- Tarık Duman: Bu kutu hayatınızda en büyük sorun oluyor olabilir
- Aslı Kılıç: Allahım bu durumda len kararsızsın
- İbrahim Ergin: Başına gelmeden benimle gitmemen gerekir!
- Eylül Nadir: Bu hiç iyi değil demişsin ama iş işten geçmek üzere
- Nisa Ergin: bizi buldular dediğin an korkmam için zaman var mı?
- Funda Vuralcan: yanlış yere geldik derken tamamen gerçekle yüzleş
- Elif Levent: Yüzü neden değişti diye düşünmeden edemiyorum