24. BÖLÜM — KARANLIĞIN İÇİNDE. 2
24. BÖLÜM — KARANLIĞIN İÇİNDE
Duvar tamamen açıldı.
Karşımızda uzun, dar bir koridor vardı.
İçeriden soğuk hava geliyordu.
Lyra koridora baktı.
— Gerçekten buraya mı gireceğiz?
Cihazın ekranına baktım.
A. V. SİNYALİ: YAKIN
— Başka bir şey göstermiyor.
Lyra iç çekti.
— Şu cihaz yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı.
— Ama hâlâ işe yarıyor.
— Bazen.
Arkamızdan taşların hareket ettiğini duyduk.
Duvar kapanmaya başlamıştı.
Lyra hemen içeri girdi.
— Tartışmayı sonra yaparız. Gir!
Ben de peşinden geçtim.
Duvar arkamızdan kapandı.
Bir anda karanlıkta kaldık.
— Elias?
— Buradayım.
— Hiçbir şey göremiyorum.
Cihazın ekranını açtım.
Zayıf ışık önümüzde birkaç metreyi aydınlattı.
Koridorun iki yanında eski demir borular vardı. Bazıları paslanmıştı. Yerde ise ince bir su tabakası bulunuyordu.
Lyra ayakkabısına baktı.
— Harika. Bir de su.
— En azından yüzmüyoruz.
Lyra bana baktı.
— Şaka yapacak hâlde misin gerçekten?
— Biraz.
İlerlemeye başladık.
Ayak seslerimiz taş duvarlarda yankılanıyordu.
Sonra ileriden metalik bir ses duyuldu.
Tak.
Adımlarımız yavaşladı.
Bir kez daha geldi.
Tak.
Lyra bana yaklaştı.
— Sen de duydun, değil mi?
— Evet.
— Güzel. En azından bu sefer kafayı ben yemiyorum.
Sesin geldiği yöne baktım.
Koridorun sonunda küçük bir ışık belirdi.
Lyra koluma dokundu.
— Orada biri var.
Işık yavaşça hareket etti.
Bir fener gibiydi.
Ama onu taşıyan kişi görünmüyordu.
Bir anda ışık söndü.
Karanlık yeniden koridoru kapladı.
Lyra'nın eli hâlâ kolumdaydı.
— Elias...
— Ne oldu?
— Arkadan da bir şey geliyor.
Başımı çevirdim.
Önce hiçbir şey göremedim.
Sonra taş zeminde hafif bir sürtünme sesi duyuldu.
Ardından ayak sesi.
Tak.
Bir tane daha.
Tak.
Lyra fısıldadı:
— Koşalım.
Bu kez hiç düşünmeden koştuk.
Arkamızdaki sesler de hızlandı.
Cihazın ekranına baktım.
A. V. SİNYALİ: YAKIN
Koridorun sonunda eski bir kapı gördüm.
— Kapı!
İkimiz kapıya doğru koştuk.
Kolu indirdim.
Açılmadı.
— Açılmıyor!
Lyra yanıma geldi.
— Bir şey yap!
— Uğraşıyorum!
Arkamızdaki ayak sesleri yaklaşmıştı.
Lyra kapıya baktı.
Sonra bir anda sembolü fark etti.
— Elias!
Kapının üzerinde küçük bir işaret vardı.
Mührümdeki sembolün aynısı.
Elimi işaretin üzerine koydum.
Bileğimdeki mühür ısındı.
Kapının içinden metal bir kilit sesi geldi.
Çıt.
Kapı açıldı.
Lyra kolumdan çekti.
— İçeri!
İkimiz odaya girdik.
Kapıyı kapattım.
Ayak sesleri kapının önünde durdu.
Sessizlik.
Lyra nefesini tutmuştu.
Ben de kapıya bakıyordum.
Sonra...
Tak. Tak. Tak.
Kapıya üç kez vuruldu.
Lyra yavaşça bana döndü.
Ben hiçbir şey söylemedim.
Çünkü o sesi tanıyordum.
Kapının diğer tarafından bir ses geldi.
— Elias...
İçim ürperdi.
Lyra'nın yüzündeki ifade değişti.
— Bu...
— Evet.
Ses yeniden duyuldu.
— Kutuyu getirdin.
Lyra bana baktı.
Bu kez ikimiz de konuşamadık.
Çünkü dışarıdaki kişi sadece adımı değil, kutunun bizde olduğunu da biliyordu.
Yorumlar
- Ege Bulut: Bu sır neyse kesinlikle daha büyük bir tehlike var
- Elif Pektaş: karanlıkta kalmak zorundayken birinin sesini duymak korkutucu