Keşfet

# 38. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI

SİNYAL YOK: KARANLIK 🖤

# 38. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI

Eve döndüğümde aklım hâlâ arşivde bulduğumuz kayıttaydı.

Adrian Vaner.

Bu ismi daha önce hiç duymamıştım. En azından hatırladığım kadarıyla. Yine de kendi soyadımla birlikte eski bir belgede karşıma çıkması içime bir şüphe düşürmüştü.

Babamın eski eşyalarını yeniden karıştırmaya karar verdim.

Kutuları odanın ortasına çektim. Bir süre ne aradığıma karar veremeden öylece oturdum. Daha önce bu belgelerin çoğunu incelemiştim. Aynı kâğıtlara tekrar bakmak bana bir şey kazandırmayabilirdi ama başka seçeneğim de yoktu.

İlk kutudan birkaç fotoğraf ve eski mektuplar çıktı. İkinci kutuda, babamın not defterleri vardı.

Defterlerden birinin kapağında küçük bir işaret gördüm.

İstasyondaki sembole benziyordu.

Defteri açtım. İlk sayfalarda tarihler, kısa notlar ve anlamını çıkaramadığım bazı ifadeler vardı. Sayfaları ağır ağır çevirdim. Aradığım isme rastlamadım.

Tam bırakacakken bir sayfanın kenarındaki iki harf dikkatimi çekti.

**A. V.**

Yanında bir tarih vardı. İstasyondaki olaydan birkaç ay öncesine ait olduğunu fark ettim.

Defteri masaya koyup bir süre baktım. Harfler tek başına hiçbir şey kanıtlamıyordu. Yine de onları görmezden gelemezdim.

Lyra'yı aradım.

“Açabildin mi?” diye sordu.

“Babamın defterlerinden birinde bir şey buldum. Fotoğrafını gönderiyorum.”

Görüntüyü yolladıktan sonra bekledim.

“Bu tarih istasyondaki olaydan önce,” dedi. “Peki, yanında başka bir şey yazıyor mu?”

Sayfanın altını kontrol ettim. Küçük bir not vardı.

**“Görüşme ertelendi. Kayıt şimdilik güvende.”**

“Başka bir şey yok,” dedim.

“Belki diğer sayfalarda devamı vardır.”

Defteri yeniden açıp birkaç sayfa daha çevirdim. Ancak görüşmenin kimler arasında yapıldığına dair bir bilgi bulamadım.

Bir sonraki sayfada babamın el yazısıyla başka bir cümle vardı:

**“A. V. yeniden ortaya çıkarsa, eski dosyayı açma.”**

Bu kez telefonu kulağımdan indirip cümleyi tekrar okudum.

Lyra sessizliğimi fark etti.

“Elias, ne oldu?”

“Babam aynı harfleri burada da yazmış. Bir de eski bir dosyanın açılmamasını söylüyor.”

“Adrian Vaner'den mi bahsediyor sence?”

“Bilmiyorum. A. V. başka birinin baş harfleri de olabilir.”

Bunu söylerken kendimi ikna etmeye çalıştığımı fark ettim. Çünkü aklım çoktan arşivdeki kayıp görevliye gitmişti.

Babam bu harfleri neden not etmişti? Üstelik neden birinin yeniden ortaya çıkmasından söz ediyordu?

“Victor'a soralım,” dedi Lyra. “Belki babasının belgelerinde benzer bir kayıt vardır.”

Telefonu kapattıktan sonra defterin kalanını inceledim. Birkaç sayfa eksikti. Bazılarının da sonradan koparıldığı belliydi.

Aradığım cevabı bulamamıştım.

Defteri kapatmak üzereyken arka kapağın içine sıkıştırılmış ince bir kart fark ettim. Dikkatlice çıkardım.

Üzerinde eski bir posta binasının adresi yazıyordu.

Altında da kısa bir not vardı:

**“Dosya burada kalmayacak.”**

Kartın kenarları yıpranmıştı. Ne zaman yazıldığını anlayamıyordum.

Lyra'ya adresi gönderdim.

“Burası şehrin eski tarafında,” dedi. “Bina hâlâ duruyor mu, araştırırım.”

Tam o sırada Victor'dan mesaj geldi.

**Victor:** A. V. harflerini babamın eski notlarında da gördüm. Ama hangi dosyayla ilgili olduğunu bulamadım. Yarın birlikte bakalım mı?

Mesajı Lyra'ya okudum.

“İki ayrı yerde aynı harfler,” dedi. “Artık bunun peşine düşmemiz gerekiyor.”

“Evet. Ama ne bulacağımızı bildiğimizi sanmayalım.”

Telefonu masaya bıraktım. Defter, kart ve arşivden çektiğim fotoğraf önümde duruyordu.

Hepsini yan yana koyunca bir bağlantı varmış gibi görünüyordu. Fakat bu bağlantının ne olduğunu henüz bilmiyorduk.

O gece defteri kapatıp çekmeceye kaldırdım. Yatmaya hazırlanırken bile aklım eski posta binasındaydı.

Babam orayla neden ilgilenmişti?

Adrian Vaner'i gerçekten tanıyor muydu?

Ve en önemlisi, bir gün yeniden ortaya çıkacağını düşündüğü kişi kimdi?

Cevapları bulmak için sabırsızlanıyordum. Ama babamın yazdıklarını düşündükçe başka bir ihtimal de aklıma geliyordu.

Belki de yıllardır bilmediğim bir şey, ailemin geçmişinde sessizce duruyordu.

**Ertesi gün o adrese gidecektik. Babamın orada ne aradığını öğrenmeden bu defteri bir daha kapatmak istemiyordum.**