Keşfet

🎩Sihirbaz🎩

Sihirbaz: Pekin`in Treni

Sihirbaz, sanki uçsuz bucaksız bir karanlıktan düşüyor düşüyor ama bir yere varamıyordu. Nefes almak istiyor alamıyor hareket dahi edemiyordu. Beyaz gömleği baştan aşağı kan içinde kalmış sonu meçhul bir karanlığa sürükleniyordu.

Alaca tek bir hamleyle karadeliği kapattı. Ardından gidip bir padişah edasıyla tahtına oturdu.

“Artık özgürüz Alaca ve dünya da özgür.”

Alaca elindeki kılıcı inceleyerek “dünya mı? Bizim özgür olmamız yeterli değil mi?” diye mırıldandı.

Alaca’nın gözleri Laçin’e dikilmişti, ama bu, sevgi ya da özlem dolu bir bakış değildi. Gözlerinde neredeyse bir hüküm, bir soğukluk vardı. Üzerindeki siyah elbise ve boynuna dolanmış kırmızı iplikler, görünüşüne bir tehditkârlık katıyordu.

Laçin, beklediği o sıcak bakışları bulamamanın şaşkınlığıyla bir adım geriledi.

“Alaca...” dedi, sesi bir fısıltı kadar zayıftı. “Bu kadar zamandır seni arıyorum. Ama neden... neden böyle bakıyorsun bana?”

Alaca, tahtından kalkıp ağır adımlarla Laçin’e yaklaştı. Odayı dolduran sessizlik, her bir adımda daha da yoğunlaşıyordu. Sonunda Laçin’in karşısında durdu ve onun yüzüne bir an dikkatlice baktı.

Sonra alaycı bir gülümsemeyle konuştu:

“Ah, Laçin… Seni buraya kadar getiren saflığın gerçekten hayranlık uyandırıcı. Ama hâlâ anlamadın mı? Ben hiçbir zaman kurtarılmayı bekleyen zavallı bir kurban olmadım.”

Laçin’in kalbi sıkıştı. “Ne diyorsun? Her şey… yaşadıklarımız, bana söylediğin şeyler… yalan mıydı?”

Alaca bir kahkaha attı, sesi boş salonda yankılandı. “Yalan mıydı? Hayır, hepsi gerçekti. Ama senin anlamadığın şu: Bizim yollarımız hiçbir zaman birleşmeyecekti. Ta ki Pekin’in avı olana kadar. İstersen ver elini dünyaya hükmedelim ya da iyi Laçin rolüne bürünmeye devam et seni de sihirbazın yanına göndereyim.”

Alaca, elini Laçin’in yüzüne doğru uzattı. Dokunduğu anda Laçin’in zihninde bulanık görüntüler canlanmaya başladı: Yaptığı kötülükler, geçmişte kendi çıkarları için çiğnediği kurallar, bastırdığı anılar… Tüm bunlar bir sel gibi zihnine doldu.

“Hayır!” diye bağırdı Laçin ama sesi güçsüzdü. Kendinden kaçamayacağını anladığı anda, dizlerinin üzerine çöktü.

Alaca başını eğerek, onu küçümseyen bir bakış attı. “Gördün mü? Benim kadar kirlisin, Laçin. Bu yüzden buradasın. İçten içe kibrin seni de yiyip bitiriyor. Bu tahtta sen de oturmak istiyorsun. Dünyaya hükmetmek, kötülük tohumlarını ekip yeşertmek istiyorsun.”

Laçin, zorlukla başını kaldırdı. “Ama neden? Neden bu kadar zaman beni kandırdın?”

Alaca’nın gülümsemesi genişledi. “Çünkü gerçekleri öğrenseydin planı eline yüzüne bulaştırırdın. Fakat sen de beni kandırmadın mı? İçindeki iyiliği bastıran bir kötülüğü beslediğini neden bana anlatmadın?”

Alaca, elini Laçin’e uzatarak ekledi.

“Şimdi bir karar ver artık. Benimle mi olacaksın yoksa sonu belli olmayan bir karanlıkta sürüklenip gidecek misin?”

Laçin derin bir nefes aldı. Alaca’nın uzattığı eli gördüğünde içinde bir şeyler kırılmış gibi hissetti.

Onca zamandır aradığı, uğruna her şeyi göze aldığı kişinin aslında bambaşka biri olduğunu anlamak onu tüketmişti ama bir yandan da, Alaca’nın sözleri kulağında yankılanıyordu. Kendi içindeki karanlığı, bastırmaya çalıştığı arzuları reddetmek ne kadar doğruydu?

Alaca’nın bakışları değişmemişti; karanlık, soğuk ama bir o kadar da cezbediciydi. Laçin, gözlerini yere dikti, zihninde bir mücadele yaşanıyordu. Sonunda, yavaşça başını kaldırdı. İçinde bir huzur değil, kabulleniş vardı.

“Verdiğim bu karardan pişman olmayacağıma eminim. Çünkü seni çok sevdim. Yıllardır peşine düştüm.”

Laçin gülümsedi ve sözlerine devam etti.

“Pekin’in bize yaptığı tek iyilik bu olsa gerek. Seni bana tekrar kavuşturdu.”

Alaca’nın yüzünde yavaşça bir gülümseme belirdi. Ama bu bir zafer gülümsemesiydi, sevgiyle hiçbir ilgisi yoktu.

Elini daha ileri uzattı. "Doğru bir seçim yaptın, Laçin. Artık seninle dünyayı şekillendirebiliriz."

Laçin, bir an daha tereddüt etti ama sonra yavaşça elini uzatarak Alaca’nın elini tuttu.

O anda, karanlık bir enerji Laçin’in bedenine doldu, gözlerinin önünde geçmiş anıları, pişmanlıkları ve acıları bir bir kayboldu. Yerini sadece güç, hırs ve karanlık arzular aldı.

Salonun içinde, ikisinin etrafında bir girdap oluştu. Karşılarında büyük bir aynada kendilerini gördüler ama Laçin’in yüzü artık tanıdık değildi; gözleri ateş kırmızısına dönmüş, ifadesi sertleşmişti. Alaca haince fısıldadı.

"Şimdi gerçek bir kraliçe gibisin, Laçin."

Laçin, eski hâline veda etmişçesine aynaya baktı. Ardından Alaca’ya dönerek yüzünde bir gülümsemeyle, "Artık sadece seninle bu tahtı değil, tüm dünyayı paylaşacağım," dedi.

Kendilerine hayran hayran aynadan bakarlarken bir anda salonun ortasında büyük bir ışık kütlesi oluştu.

“Emin misiniz?”

Bu sihirbazın sesiydi. Alaca dehşetle kılıcını Pekin’e doğrulttu.

“Ey ustanın kılıcı sözlerimden yola çık ve göster şu psikopata gücünü!”

Derin bir sessizlik oluştu. Alaca sanki oyuncak bir kılıçla gösteri yapıyormuş gibi duruyordu.

Pekin ortaya çıkarak gülümsedi. Laçin, o kılıcı kalbine sapladığında tüm enerji ve güç sihirbaza geçmişti.

“Ustanın kılıcı beni seçti, Alaca. Sen sadece bir cambazsın asla da sihirbaz olamayacaksın. Güçlerini kötüye kullanmaya devam ettiğin sürece de imkânsız.”

Sihirbazın parmağını şaklatmasıyla Alaca’nın elindeki kılıcın parçalara ayrılması bir oldu.

“Ooo tarafını seçmişsin yırtıcı kuşum!”

“Ben asla senin yırtıcı kuşun olmayacağım. Ben hep Alaca’ya aittim ve öyle olacak.”

Pekin ellerini arkada bağlayarak yavaşça yürümeye başladı.

“Benim kaybedecek bir şeyim yok, Laçin. Senden hoşlandığımı zannetmen büyük hayal kırıklığı. Sana sadece son iyiliğimi yapmak istiyorum. Ya burada kalıp kötülüğün sonunu hazırlamasına müsaade edersin ya da seni evine gönderirim. Karar senin?”

Laçin, hiç tereddüt etmeden Alaca’nın arkasına geçti.

Pekin “yapacağım bir şey kalmadı o halde” dedi ve siyah pelerinini kendine siper ederek yok oldu.

🎩

Yorumlar

  • Eda Pekcan: alacanın son sözleri kulaklarımdan çıkmıyor kesinlikle başka bir boyutta yaşıyor
  • Azra Özdemir: alacanın kelimeleri çok acı
  • Akduman: Yaşanan her şey bir yalan mı olmuş?
  • Eylül Karaca: Bir anda her şey değişiyor Elimdeki karanlığın hazinesindin
  • Aslı Kuş: laçin bu düğümden nasıl kurtulacak?
  • Ahmet Demir: laçin karşısındaki soğuk bakışları görmeli ama hâlâ biraz umudu var mı?
  • Feride Vatan: alaca kimseye acımadan hepsini geride bırakıyor gibi Yazık gerçekten
  • S. D.: Evet, iyi biri
  • burak yılmaz: sihirbazın gerçek yüzü mü bu?
  • Hakan Başkurt: Karanlık ve cazibeli bakışlar arasında bıraktın laçin kendine dikkat et