İNSANLAR GÖRDÜM
İNSANLAR GÖRDÜM
İnsanlar gördüm...
Kimisi kendinden,
kimisi hayattan bıkmış.
Kuytu köşelerde
sessizce oturup
hayatı izleyenler var.
Kimi insanlar gördüm,
pişmanlıklar yakasını bırakmaz.
Hep “keşke” der,
geçmişin içinde kaybolur.
Kaçmak ister,
ama kaçmak istediği şey
kendi hatalarıdır.
Kimi insanlar
kendini anlatmaktan,
yanlış anlaşılmaktan korkar.
Bu korku
onları kendilerinden bile uzaklaştırır.
En yakınları yine kendileridir.
Diğerleri ise bazen
yalan gibi gelir.
Kimisi de
hayatta yaşadığı her şey için
kendini suçlar.
Kara kaplı bir deftere
hatalarını,
pişmanlıklarını,
yaşadığı olayları yazar.
Yanlışı hep
kendisinde arar.
Dünya başına yıkılsa bile
kendine değer vermeyi unutmuştur.
Övgüler ona göre değildir.
Güzel sözleri
başkaları hak eder sanır.
Kimi insanlar vardır,
gece herkes uyurken
uyumaktan korkarlar.
Kötü düşünceler
rüyalarını çalmıştır.
Başlarını koydukları yastıkta
gece uzayıp gider.
Gözlerinde uyku yoktur.
İnsanlar böyle işte...
Kimisi çok mutlu,
kimisi mutluluğunu
Kız Kulesi'nde bırakmış gibidir.
Denize bakar,
ama bir türlü
kendi kıyısından çıkamaz.
Belki bir kahraman gelir diye
bekler.
Belki de bilmiyordur;
bazen insanın hayatını değiştirecek
kahraman yine kendisidir.
İnsanlar ne yaşarsa yaşasın,
hayat onları nereye götürürse götürsün,
bir gün herkes
aynı sessizliğe varır.
Nasıl yaşarsa yaşasın,
ne kadar gülerse gülsün,
ne kadar üzülürse üzülsün...
Hayatın bir sonu vardır.
Ve bazı insanlar
her gün doğan güne,
her gün batan güne
yeniden başlar gibi yaşar.
Sanki her gün
başka bir hayat yaşarlar.
Her sabah yeniden umut eder,
her akşam yeniden düşünürler.
Peki...
İnsanın her güne
yeniden başlamak zorunda kalması
nasıl bir duygudur,
bilir misin?