ÖLÜMÜ BEKLERKEN BAZILARI
ÖLÜMÜ BEKLERKEN BAZILARI
Ölümü beklerken bazıları
hayatı yaşamayı unuturlar.
Sevinmeyi,
sevilmeyi,
gülmeyi bile...
Doğal olarak
bütün düşünceleri
tek bir yere takılıp kalır:
“Ölüm gelecek...”
Beyinleri sanki
bir robot gibi
aynı şeyi tekrar eder durur.
Ölümü beklerken
sessiz köşelerinde,
hayat bir yandan
hızla ilerler.
İnsan bazen şaşırır,
zamanın nasıl geçtiğini
anlayamaz bile.
Ölüm gelecek diye
dükkânı kapatıp gitmek niye?
Ölümü beklerken
illa hüzünlü olmak,
illa matem içinde yaşamak
zorunda mıyız?
Başka türlü
yaşayamaz mıyız?
Ölümü beklerken
kuş misali kafeste,
balık gibi akvaryumda
sıkışıp kalmak mı gerekir?
Hayır...
Ölümü beklerken
hayatı yaşasak...
Düşsek,
geri kalsak,
yeniden ayağa kalksak.
Her gün
yeni ufuklara baksak,
yeni hayaller kursak.
Hayatımızın kurallarını
başkaları değil,
biz koysak.
Çünkü ölüm
zaten bir gün gelecek.
Ama onun gelecek olması
bugün yaşamamıza
engel değil ki.
Tam tersine...
Belki de insan
ölümü bildiği için
hayata daha sıkı sarılmalı.
Daha cesur olmalı.
Dünyaya meydan okur gibi değil belki,
ama hayatı kaybetmekten korkmadan
yaşamalı.
Sevdiklerine sarılmalı.
“İyi ki varsın.” demeli.
Birlikte gülmeli,
birlikte güzel anılar biriktirmeli.
Çünkü insan
bir gün bu dünyadan gittiğinde
geride bıraktığı şey
sadece bir isim olmamalı.
Bir kahkaha kalmalı.
Bir güzel söz...
Birlikte içilmiş çayın hatırı,
bir sofrada edilmiş sohbet,
bir sarılmanın sıcaklığı...
Ve sevdiklerinin kalbinde
güzel bir iz kalmalı.
Belki insanın
gerçekten ölümsüz olduğu yer de
tam olarak burasıdır.
Birinin hatırasında
yaşamaya devam etmek...
Bir fotoğrafa bakıldığında
yüzünde küçük bir tebessüm bırakmak.
Bir şarkı duyulduğunda
akla gelmek.
Bir cümlede,
bir kokuda,
bir anıda
yeniden hatırlanmak...
İşte belki de
hayatın en güzel tarafı budur.
Ölümü beklerken
hayatı kaçırmamak.
Çünkü ölüm
hayatın sonudur.
Ama sevgi
bazen ölümden sonra bile
yaşamaya devam eder.
İnsan,
sevdiklerine bıraktığı güzel anılarla
gerçekten bir iz bırakır.
Ve belki de
ölümsüzlüğün en güzel hâli budur:
Bir gün gitmiş olsan bile
birilerinin kalbinde
hâlâ yaşıyor olmak.