GİRİŞ
GİRİŞ
Evin tek çocuğuydum. Herkes tarafından çok sevilen, el üstünde tutulan bir çocukluğum vardı. En sevdiğim dönemlerim olmuşlardı o zamanlar. Hâlâ da özlediğim günlerdi. Bazen benden büyüklerin "Keşke hâlâ çocuk kalsaydık," sözlerini hep duymuşumdur ama onlara hiç hak vermez; bence büyümenin çok güzel bir şey olduğunu düşünürdüm ve bir an önce büyümeyi çok isterdim. Tabi elbet o günler geldi ve aslında gerçeklerle o zaman karşılaştım. Şimdi gerçekten büyümenin kötü olduğunu düşündüm ya da bana yaşatılanlardan dolayı böyle hissetmek zorunda kalmıştım. Küçüklüğümden beri bana karşı duruşu hiç değişmeyen tek bir kişi oldu; o da annem. Bana aynı şefkati, hep aynı merhameti ve sevgisi vardı, o hep aynıydı. Ama biri daha vardı ki kahramanım, tek sevdiğim erkek olan babam vardı. O annem gibi olmadı ama zaten o yüzden küçük kalmayı istiyordum ya... Babamı çok seviyordum; küçükken çok seviyordu beni, saçımın bir teline dahi zarar gelmesini istemezdi ama... Ama büyüyünce canımı acıtmakta geri kalmayan da babamdı. Ona karşı olan sevgimin, masumiyetin yerini büyüdükçe nefret ve kin aldı.
Herkesin hayatının bir diğer yanı dediği bir kişi vardır. Ama benimki bir kişi değildi. Benim bir diğer yanım hep müzik olmuştur. Küçüklüğümden beri müzikle ilgilenirim. Gitar ve piyano çalarım. Şarkı söylemeye bayılırım, herhalde büyüdükçe değişmeyen bir diğer şey de o oldu. İnsanlar değişir, gelişir ama ben bu kadar hem kendi açımdan hem çevrem açısından değişeceğimi düşünmezdim. Benim gitarım hep mutluluğa çaldı, piyanom hep sevinçliyken çaldı ama büyümenin getirdiği o kötü şeylerden biri de mutsuzluk, huzursuzluk oldu. Bunların nedenlerini anlatacağım. Kısacası ben hep mutlu olduğumu sanan ama asıl gerçeğin o olmadığını büyüdükçe öğrenen o küçük kızım. Merhaba, ben Melek. Son Melodi'ye hoş geldin.
Yorumlar
- Elvan Menteş: Toplam üç bolum var okudun mu onları da yoksa sadece giriş bölümünü mü okudun? diğer bölümü pazartesi paylaşa bilirim tabi erken yazarsam pazartesiden öncede paylaşa bilirim ☺️
- Mimiere: devami nerde abla
- Yaman Kurtuluş: Her şey değişiyor insan da değişiyor işte
- Elvan Menteş: Nasıl?
- Eda Pekcan: synthesizerı nasıl bıraksın böyle bir müzikle