Keşfet

4

Sonvâris

4. Bölüm – Savaşın İlk Ateşi

Depo.

Aylina bileklerindeki kelepçeleri zorladı.

Boşunaydı.

Demir, tenine daha da gömüldü.

Viktor Sokolov sessizce onu izliyordu.

"Boşuna uğraşma."

Aylina başını dik tuttu.

"Beni öldüreceksen bekleme."

Viktor hafifçe güldü.

"Öldürmek mi?"

Başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Sen ölürsen savaş kısa sürer."

"Bense uzun sürmesini istiyorum."

Aylina'nın gözleri karardı.

"Sen delisin."

Viktor'un yüzündeki gülümseme silinmedi.

"Belki."

"Ama en tehlikeli insanlar, deliliklerini sabırla saklayanlardır."

Tam o sırada depoya silahlı üç adam girdi.

"Beyefendi..."

"Volkov ve Romanov adamları şehrin her yerinde arama yapıyor."

Viktor sakince ceketini düzeltti.

"Arasınlar."

"Onlar beni ararken..."

"...ben onları birbirine düşüreceğim."

---

Romanov Malikânesi.

Haritanın üzerine eğilmiş durumdaydık.

Moskova'nın eski sanayi bölgeleri tek tek işaretlenmişti.

Dmitry sessizliği bozdu.

"Sokolovların yıllar önce kullandığı yedi depo var."

"Beşi terk edilmiş."

"İkisi hâlâ aktif görünüyor."

Roman Romanov başını kaldırdı.

"İkiye ayrılıyoruz."

"Hayır."

Herkes bana döndü.

"Sokolov bunu bekler."

Roman kaşlarını çattı.

"O halde?"

"Tek hedefe gideceğiz."

"Yanlış yere gitsek bile birlikte kalacağız."

Dmitry başını salladı.

"Haklı."

Roman birkaç saniye düşündü.

Sonunda kabul etti.

---

Aynı an.

Depoda.

Viktor'un telefonu çaldı.

"Evet."

Karşı taraftaki adam konuştu.

"Volkovlar harekete geçti."

Viktor gözlerini kapattı.

"Güzel."

"Planın ikinci aşamasını başlatın."

Telefon kapandı.

Aylina dikkatle onu izliyordu.

"Ne yapacaksınız?"

Viktor ona döndü.

"Onlara seni vereceğim."

Aylina'nın umutlanan bakışları bir anda değişti.

Viktor devam etti.

"Ama senden geriye sadece bir seçim kalacak."

"Ya Volkov yaşayacak..."

"...ya da Romanov."

---

Gece.

Konvoy eski fabrikaya ulaştı.

Kar diz boyunu geçmişti.

Motorlar sustu.

Silahlar hazırlandı.

Ben derin bir nefes aldım.

"Kimse tek başına hareket etmeyecek."

Herkes başını salladı.

Kapıya yaklaştığımız anda...

Patlama!

Kulakları sağır eden bir ses geceyi yardı.

Alevler gökyüzüne yükseldi.

Herkes yere savruldu.

Dmitry bağırdı.

"Keskin nişancı!"

İlk kurşun bir korumayı yere düşürdü.

İkinci kurşun aracın camını parçaladı.

Ben siper alırken telsizden bir ses yükseldi.

"Tuzağa düştük!"

Tam o anda...

Telefonum yeniden çaldı.

Ekranda yine bilinmeyen numara yazıyordu.

Açtım.

Viktor'un sakin sesi duyuldu.

"Geç kaldın, Volkov."

Dişlerimi sıktım.

"Aylina nerede?"

"Kollarımın arasında değil."

"Korkma."

"Şimdilik yaşıyor."

"Şimdilik mi?"

"Çünkü artık seçim zamanı."

Hat kesildi.

Aynı anda telefonuma bir konum düştü.

Tek bir adres.

Eski bir kilise.

Şehrin dışında.

Dmitry ekrana baktı.

"Bu gerçek olabilir mi?"

Roman Romanov silahını doldurdu.

"Ya da ikinci bir tuzak."

Telefonumu cebime koydum.

"Fark etmez."

"Gidiyoruz."

Çünkü bu artık sadece bir kurtarma operasyonu değildi.

Bu, yıllardır karanlıkta bekleyen bir düşmana karşı açılmış ilk savaştı.

Ve o savaşın sonunda ya Aylina özgürlüğüne kavuşacaktı...

...ya da Moskova bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı.