Keşfet

5

Sonvâris

Gece, şehrin üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü.

Arabamın camından dışarı bakarken sokak lambalarının ışıkları birer birer geride kalıyordu. Aklımda tek bir şey vardı.

Aylina.

Onu son gördüğüm an gözümün önünden gitmiyordu.

Babalarımız artık her şeyi öğrenmişti.

Volkov ve Romanova aileleri arasındaki savaş yeniden başlamıştı.

Ve ben…

İlk defa babamın karşısında durmaya hazırdım.

Telefonum titredi.

Ekranda tanımadığım bir numara vardı.

Açtım.

— Ruslan Volkov.

Ses soğuktu.

— Kimsin?

Karşı taraftan kısa bir sessizlik geldi.

— Aylina'nın nerede olduğunu öğrenmek istiyorsan, tek başına eski depoya gel.

Kalbim hızlandı.

— Aylina'ya ne yaptınız?

Adam güldü.

— Henüz hiçbir şey.

Telefon kapandı.

Direksiyona daha sıkı sarıldım.

— Lanet olsun…

Şoföre döndüm.

— Arabayı durdur.

— Efendim?

— Hemen.

— Ama—

— DURDUR!

Araç kenara çekildi.

Kapıyı açıp indim.

Arkamdan korumalarım da inmeye çalıştı.

Elimi kaldırdım.

— Kimse gelmeyecek.

— Ruslan Bey, bu çok tehlikeli.

— Biliyorum.

Cebimden silahımı çıkardım.

— Ama Aylina için her şeyi göze alırım.

---

Aylina Romanova

Gözlerimi açtığımda karanlık bir odadaydım.

Ellerim bağlıydı.

Başım ağrıyordu.

Son hatırladığım şey arabaya bindiğimdi.

Sonra…

Hiçbir şey.

Kapı açıldı.

İçeri iki adam girdi.

— Ruslan gelecek.

Başımı kaldırdım.

— Onu buraya çağırmayın.

Adam alaycı bir şekilde güldü.

— Seni seviyor.

— Biliyorum.

— O yüzden gelecek.

Gözlerimi kapattım.

İçimde korku vardı.

Ama Ruslan'ın buraya gelmesini istemiyordum.

Çünkü bunun bir tuzak olduğunu biliyordum.

---

Eski depo.

Ruslan'ın arabası binanın önünde durdu.

Arabadan indim.

Her yer sessizdi.

Silahımı hazırladım ve içeri girdim.

— AYLİNA!

Sesim boş binada yankılandı.

Cevap gelmedi.

Bir adım daha attım.

Sonra ışıklar yandı.

Karşımda onlarca adam vardı.

Ve ortalarında…

Aylina.

Sandalyeye bağlıydı.

Göz göze geldik.

— Ruslan!

O an dünyadaki bütün sesler sustu.

Sadece onun sesini duydum.

— Aylina…

Tam ona doğru ilerleyecektim ki arkamdan bir ses geldi.

— Silahını yere bırak, Volkov.

Yavaşça arkamı döndüm.

Babam.

Viktor Volkov.

Yanında ise Aylina'nın babası Nikolay Romanov vardı.

İki aile lideri aynı yerdeydi.

Demek asıl oyun buydu.

Babam bana baktı.

— Tahtı istiyorsun.

— Hayır.

Gözlerimi Aylina'dan ayırmadan cevap verdim.

— Ben onu istiyorum.

Aylina'nın gözleri doldu.

Nikolay Romanov öne çıktı.

— Bir Volkov, benim kızıma sahip olamaz.

Başımı kaldırdım.

— O sizin malınız değil.

Babam öfkeyle bağırdı.

— Ruslan!

Silahımı yavaşça yere bıraktım.

— Eğer onu öldürmek istiyorsanız önce beni öldürmeniz gerekecek.

Aylina başını iki yana salladı.

— Ruslan, hayır!

Ona baktım.

— Sana söz vermiştim.

— Hangi söz?

Bir adım attım.

— Seni yalnız bırakmayacağıma dair.

Tam o anda depoda silah sesleri yankılandı.

BANG!

Herkes bir anda dağıldı.

Kurşunlar duvarlara saplandı.

Aylina'nın sandalyeye bağlı olduğunu görünce ona doğru koştum.

— Aylina!

Onu korumak için önüne geçtim.

Bir başka silah sesi duyuldu.

Bu kez çok yakından.

Sonra…

Omzumda sıcak bir acı hissettim.

Aylina çığlık attı.

— RUSLAN!

Dizlerimin üzerine çöktüm.

Ama düşmedim.

Çünkü onun gözlerinde korkuyu görmek istemiyordum.

Dişlerimi sıktım.

— İyiyim…

— Kanıyorsun!

— Sana bir şey olmadı ya…

Elimi omzuma bastırdım.

Tam o sırada arkamızdaki kapı açıldı.

İçeri giren kişi herkesi susturdu.

Aylina'nın gözleri büyüdü.

Ben de başımı kaldırdım.

Gelen kişi…

Yıllardır öldüğünü sandığımız biriydi.

Ve bana bakarak tek bir cümle söyledi:

— Bu savaş sandığınızdan çok daha büyük.

Aylina fısıldadı:

— Babam…

Nikolay'ın yüzündeki bütün renk çekildi.

Çünkü kapıda duran adam…

Volkov ailesinin yıllar önce kaybolan eski varisiydi.

Benim ağabeyim.

Nikolay Volkov.