7
7. BÖLÜM — GERÇEĞİN YÜZÜ
Aylina'nın gözleri adamın yüzünden ayrılmıyordu.
Kalbi göğsünün içinde öylesine hızlı çarpıyordu ki, sanki karşısındaki adamın da bunu duyacağından korkuyordu.
Çocukken gördüğü o fotoğraf…
Babası fotoğrafı elinden çekip almıştı.
“Bir daha buna bakma.”
O gün nedenini sormuştu.
Babası cevap vermemişti.
Şimdi ise yıllardır ölü bildiği adam karşısında duruyordu.
— Sen kimsin?
Adam gülümsedi.
— Bunu gerçekten bilmiyor musun?
— Hayır.
— Baban sana hiçbir şey anlatmamış.
Aylina başını iki yana salladı.
— Bana babam hakkında konuşma.
Adam masanın üzerine eski bir dosya bıraktı.
Dosyanın üzerinde tek bir isim vardı.
VOLKOV.
Aylina'nın nefesi kesildi.
— Bu ne?
— Ailenin sana anlatmadığı hikâye.
Adam dosyayı açtı.
İlk sayfada eski bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta genç Viktor Volkov ile Nikolay Romanov yan yana duruyordu.
Ama fotoğrafın arkasında başka insanlar da vardı.
Aylina fotoğrafa dikkatle baktı.
Sonra gözleri büyüdü.
— Bu… Nikolay.
— Evet.
— Ama o zaman…
— Nikolay Volkov öldüğü gün aslında ölmedi.
Aylina'nın sesi titredi.
— Peki ne oldu?
Adam cevap vermeden önce birkaç saniye sustu.
— Onu öldü göstermek zorunda kaldılar.
— Kim?
— Aynı insanlar.
— Hangi insanlar?
Adam dosyanın bir sonraki sayfasını açtı.
— Seni de öldürmek isteyenler.
Aylina'nın yüzündeki ifade değişti.
— Beni mi?
— Sen onların planında olmaması gereken bir ayrıntısın.
— Neden?
Adam ona yaklaştı.
— Çünkü Ruslan seni seviyor.
Aylina sustu.
Adam devam etti.
— Ve seni kullanarak Ruslan'ı kontrol edebileceklerini düşünüyorlar.
— Ruslan'ın bununla ne ilgisi var?
— Sandığından çok daha fazla.
Adam dosyadan başka bir belge çıkardı.
Aylina kâğıda baktı.
Bir doğum kaydı.
Bir isim.
RUSLAN VOLKOV.
Altında ise kırmızı kalemle yazılmış tek bir kelime vardı.
HEDEF.
Aylina'nın kalbi sıkıştı.
— Hayır…
Adam dosyayı kapattı.
— Şimdi asıl soruya gelelim.
— Neye?
— Ruslan'ın gerçekten Viktor Volkov'un oğlu olduğunu düşünüyor musun?
Aylina'nın gözleri büyüdü.
— Ne?
---
Şehrin diğer ucunda siyah araç karanlık yolda hızla ilerliyordu.
Direksiyonda Nikolay'ın adamlarından biri vardı.
Arka koltukta ben ve Nikolay oturuyorduk.
Omzumdaki yara artık dayanılmaz hâle gelmişti.
Ama umurumda değildi.
Tek düşündüğüm Aylina'ydı.
— Nerede?
Nikolay telefonundaki konuma baktı.
— Araç şehir dışına çıkıyor.
— Kaç dakika?
— Yirmi.
— Çok uzun.
Nikolay bana baktı.
— Kan kaybediyorsun.
— Sonra ilgileniriz.
— Ruslan.
— Ne?
— Aylina'yı bulduğumuzda senin ayakta kalabilecek hâlin olmayabilir.
— O zaman beni ayakta tutarsın.
Nikolay'ın yüzünde belli belirsiz bir ifade oluştu.
— Çocukken de böyleydin.
— Beni hatırlıyor musun?
Bu soruyu duyunca yüzündeki ifade değişti.
— Her gün.
Bir süre ikimiz de sustuk.
Sonra dayanamadım.
— Neden?
Nikolay camdan dışarı baktı.
— Çünkü seni korumak için senden uzak durmam gerekiyordu.
— Beni korumadın.
— Biliyorum.
— Yıllarca seni ölü sandım.
— Biliyorum.
— Mezarlığına gittim.
Nikolay başını çevirdi.
— Biliyorum.
Kaşlarımı çattım.
— Nereden biliyorsun?
Cevap vermedi.
— Nikolay.
— Seni izliyordum.
İçimde garip bir öfke yükseldi.
— Beni mi izliyordun?
— Uzaktan.
— Neden yanıma gelmedin?
Nikolay'ın gözleri dolmadı.
Ama sesi ilk kez kırıldı.
— Çünkü yanıma gelirsen seni de öldüreceklerini biliyordum.
Tam o anda telefon çaldı.
Nikolay açtı.
— Konuş.
Karşıdaki kişinin söylediklerini dinlerken yüzü değişti.
— Emin misin?
Kısa bir sessizlik.
— Fotoğrafı gönder.
Telefon birkaç saniye sonra titredi.
Nikolay ekrana baktı.
Sonra telefonu bana uzattı.
— Bak.
Fotoğrafta siyah araç görünüyordu.
Aracın plakası seçiliyordu.
Ama asıl dikkatimi çeken şey aracın arkasındaki semboldü.
Siyah bir daire.
İçinde kırılmış bir taç.
— Bu ne?
Nikolay'ın sesi soğudu.
— Ölülerin Gölgesi.
— Ne?
— Yıllardır peşinde olduğum örgüt.
— Örgüt mü?
— Volkov ve Romanov savaşının gerçek sahibi onlar.
Kalbim hızlandı.
— Babam biliyor mu?
— Biliyor.
— Aylina'nın babası?
Nikolay başını salladı.
— O da biliyor.
— Peki neden sustular?
Nikolay bana baktı.
— Çünkü bazı sırları anlatmanın bedeli ölüm değildir.
Bir an durdu.
— Daha kötüsüdür.
---
Aylina bulunduğu odada tek başına kalmıştı.
Adam gitmişti.
Ama söylediği son cümle zihninde dönüp duruyordu.
“Ruslan gerçekten Viktor Volkov'un oğlu mu?”
Aylina başını kaldırdı.
— Hayır…
Bunu kendi kendine söylüyordu.
— Bu mümkün değil.
Kapı açıldı.
Aynı adam içeri girdi.
Aylina ona döndü.
— Ruslan'a dokunmayın.
— Sana onun gerçek ailesini gösteriyorum.
— Yalan söylüyorsun.
Adam masaya bir dosya daha bıraktı.
— O zaman kendin oku.
Aylina dosyayı açtı.
İlk sayfada bir hastane raporu vardı.
İkinci sayfada eski bir fotoğraf.
Üçüncü sayfada ise bir isim.
MARIA VOLKOV.
Aylina dondu.
— Maria…
Adam başını eğdi.
— Ruslan'ın kız kardeşi.
— Onun öldüğünü biliyorum.
— Öldüğünü kim söyledi?
Aylina cevap veremedi.
Adam bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta genç bir kız vardı.
Aylina fotoğrafa bakarken nefesi kesildi.
— Bu…
Adam gülümsedi.
— Tanıdın.
Aylina başını kaldırdı.
— Bu kadın nerede?
— Hayatta.
— Nerede?
Adam fotoğrafı geri aldı.
— Onu bulmak istiyorsan önce bana gerçeği söyleyeceksin.
— Hangi gerçeği?
Adam eğildi.
— Babanın Nikolay Volkov'a neden ihanet ettiğini.
Aylina'nın gözleri doldu.
— Bilmiyorum.
— Yalan.
— Gerçekten bilmiyorum!
Adam birkaç saniye onu izledi.
Sonra sakin bir sesle konuştu.
— O zaman sana başka bir şey göstereceğim.
Telefonunu çıkardı.
Ekrana bir video yansıdı.
Aylina'nın yüzü bembeyaz oldu.
Videoda Viktor Volkov vardı.
Yıllar önce.
Genç hâliyle.
Yanında Nikolay Romanov.
Ve aralarında…
Bir bebek.
Aylina fısıldadı:
— Bu kim?
Adam cevap verdi.
— Ruslan.
---
Aracımız aniden durdu.
Öne doğru savruldum.
— Ne oldu?
Şoför arkasına döndü.
— Yol kapalı.
Nikolay silahını çıkardı.
— Herkes hazır olsun.
Dışarıda karanlıktan birkaç kişi çıktı.
Siyah kıyafetler.
Yüzlerinde maskeler.
Göğüslerinde aynı sembol.
Kırılmış taç.
Nikolay bana baktı.
— Arabadan çıkma.
— Aylina orada.
— Önce onları geçmemiz gerekiyor.
Kapılar açıldı.
Silah sesleri geceyi parçaladı.
BANG!
BANG!
Başımı eğdim.
Nikolay araçtan çıktı.
Ben de peşinden indim.
— Sana çıkma demiştim!
— Beni burada bırakacağını mı sandın?
Nikolay silahını kaldırdı.
— Sol taraf!
Bir adam üzerimize ateş etti.
Kurşun aracın kaportasına saplandı.
Karşılık verdim.
Adam yere düştü.
Ama daha fazlası geliyordu.
Onlarca kişi.
— Nikolay!
— Geri çekil!
— Aylina'yı götürüyorlar!
Uzakta siyah bir aracın hareket ettiğini gördüm.
Hiç düşünmeden koşmaya başladım.
— RUSLAN!
Nikolay arkamdan bağırıyordu.
Ama durmadım.
Araca yaklaşırken kapı açıldı.
İçeriden biri bana ateş etti.
Kurşun kulağımın yanından geçti.
Yere yuvarlandım.
Başımı kaldırdığımda aracı kaybediyordum.
Tam o sırada arka camda bir yüz gördüm.
Aylina.
Ellerini cama vuruyordu.
— RUSLAN!
Ayağa kalktım.
— AYLİNA!
Araç uzaklaştı.
Nikolay yanıma yetişti.
— Ruslan!
Onu ittim.
— Onu kaybettik.
Nikolay başını iki yana salladı.
— Hayır.
— Ne?
Telefonunu çıkardı.
— Aracın üzerine takip cihazı yerleştirdik.
Ekrana baktı.
Bir nokta hareket ediyordu.
Şehrin dışına.
Daha da uzağa.
Nikolay'ın yüzü sertleşti.
— Onları takip ediyoruz.
Ben silahımı yeniden doldurdum.
— Bu kez sonuna kadar.
---
Saatler sonra…
Aylina gözlerini açtı.
Oda değişmişti.
Artık beton duvarlar yoktu.
Eski bir konağın içindeydi.
Karşısındaki duvarda onlarca fotoğraf asılıydı.
Volkovlar.
Romanovlar.
Yıllar.
Ölümler.
Kaybolan insanlar.
Ve ortada tek bir fotoğraf vardı.
Ruslan.
Aylina ayağa kalkmaya çalıştı.
Tam o sırada arkasından bir kadın sesi duyuldu.
— Onu gerçekten seviyorsun.
Aylina dondu.
Yavaşça arkasını döndü.
Kadın karanlığın içinden çıktı.
Aylina'nın gözleri büyüdü.
— Sen…
Kadın gülümsedi.
— Merhaba, Aylina.
Aylina'nın dudaklarından tek bir kelime çıktı.
— Maria…
Kadın başını salladı.
— Evet.
Bir adım yaklaştı.
— Ve sana