Keşfet

TAKINTILI 🔪 — 1.BÖLÜM 1.SEZON

TAKINTILI 🔪

Sabahın ilk ışıkları lisenin geniş bahçesini aydınlatırken, koridorlarda her zamanki uğultu yükseliyordu. Ancak bugün okulda sıradan bir gün değildi; herkesin dilinde sınıflara katılacak yeni bir öğrencinin haberi dolaşıyordu.

Okulun 10-A sınıfının kapısı hafifçe çalındı. Sınıf öğretmeni Masal Hoca, yüzündeki o samimi ve sıcak tebessümle kapıyı açtı. Masal Hoca’nın peşinde, koridorda merakla onu takip eden birkaç öğrenci kalabalığı oluşmuştu bile. Masal Hoca nazikçe öğrencileri sınıflarına yönlendirdikten sonra kapının önünde bekleyen yeni kıza döndü.

"Gelebilirsin canım, utanmana hiç gerek yok," dedi Masal Hoca melek gibi bir ses tonuyla.

İçeriye, saçlarındaki mavi-beyaz detayları, neşeli duruşu ve gözlerindeki enerjiyle Gece girdi. Gece’nin sınıfa adım atmasıyla birlikte dersteki tüm bakışlar anında ona çevrildi.

Gece, tahtanın önüne geçip kendine güvenen ama bir o kadar da samimi bir gülümsemeyle sınıfı süzdü:

"Selam herkese! Ben Gece. Yeni transfer oldum. Okul çıkışlarında arkadaşlarımla takılmayı, dedikodu yapmayı ve eğlenmeyi çok severim. Umarım hepinizle çok iyi anlaşırız, şimdiden tanıştığımıza memnun oldum!"

Sınıfın arka sıralarında oturan Yağmur, gözlüğünün üstünden Gece’ye baktığı an gözleri parladı. Gece’yi çocukluğundan beri tanıyordu; onun o neşeli ve biraz da sakar tavrı yıllardır hiç değişmemişti. Yağmur hafifçe gülümsedi ve kulağındaki kırmızı kulaklığı boynuna indirdi.

Gece tam öğretmeninin gösterdiği boş sıraya doğru yürürken, sınıfın en karanlık köşesinde oturan bir çift göz onu pür dikkat izliyordu.

Kapüşonunu başının üzerine çekmiş olan Ayaz, Gece’nin sınıfa girdiği ilk andan itibaren gözlerini ondan bir an bile ayırmamıştı. Gece’nin neşeli sesi, gülüşü ve hareketleri Ayaz’ın zihninde sanki bir şimşek çaktırmıştı. İçinde daha önce hiç hissetmediği, yakıcı ve tehlikeli bir duygu filizlenmeye başladı. Ayaz, gergince parmaklarını sıradaki ahşaba geçirdi; bu kızda onu kendine çeken, asla kopamayacağı bir şey vardı. O farklıydı.

Sınıfın diğer tarafında oturan Koray ise durumu anında fark etmişti. Yüzüne o her zamanki "melek" ve sempatik

gülümsemesini yerleştirerek önce Gece’ye tatlı bir bakış attı, ardından göz ucuyla Ayaz’ın kudurmaya başlayan öfkesini süzdü. Koray zihninde yeni bir oyunun planlarını yapmaya başlamıştı bile; Ayaz’ı çıldırtmak için Gece’yi harika bir piyon olarak kullanabilirdi.

Ders zili çalıp ilk teneffüs başladığında, Gece’nin etrafını hemen sınıf arkadaşları sardı. Ancak kapıda beliren ilk kişi, okulun sevilen başkanı Gökçe oldu .

"Aramıza hoş geldin hayatım!" dedi Gökçe, gözlüğünü saçının üzerine iterek. "Ben Gökçe. Bir ihtiyacın olursa doğrudan bana gelebilirsin!"

Gece tam Gökçe’ye cevap verecekti ki, Gökçe’nin arkasından minik bir karartı hızla içeri daldı. Bu, kafasında panda şapkasıyla koşturan Gizem’di ! Gizem koşarken kendi ayağına takılıp az kalsın düşüyordu ki Gece onu son anda tuttu.

"Abla bak yeni kız ne kadar tatlı!" diye cıvıldadı Gizem. "Hoş geldin Gece abla! Ben Gizem. Yüksekten bir şey lazım olursa Ege abimden ya da Ayaz abimden iste, benim boyum yetmiyor da..."

Herkes gülerken, koridorun üst katından –11. sınıfların olduğu taraftan– aşağıya doğru inen topuklu ayakkabı sesleri duyuldu.

Melisa, elindeki telefonda sakızını patlatarak 10-A sınıfının kapısına kadar geldi. Normalde bu sınıfla bir işi olmazdı; tek amacı üst kattan inip takıntılı olduğu Ayaz’a bakmaktı. Fakat sınıftaki kalabalığı ve Ayaz’ın bakışlarının Melisa’da değil, o yeni gelen kızda kilitli kaldığını gördüğü an yüzündeki umursamaz ifade yerini saf bir nefrete bıraktı.

Melisa telefonunun kamerasını gizlice Gece’ye doğru çevirdi ve pürüzsüz bir nefretle fısıldadı:

"Demek yeni ezik sensin... Ayaz’ın kime baktığını sanıyorsun sen? Seni bu okuldan ağlatarak göndermek benim boynumun borcu olsun..."

Zil çalarken Ayaz, Melisa'nın kapıdaki varlığını ve Gece'ye attığı o sinsi bakışı hissetmişti. Kapüşonunun altından Melisa’ya öyle karanlık ve tehditkar bir bakış attı ki, Melisa bile bir an arkasını dönüp üst kata kaçmak zorunda kaldı.

Takıntı çarkları dönmeye başlamıştı. Gece henüz farkında değildi ama bu okulda onu korumak isteyenler, onun zihnini bulandırmaya çalışanlar ve onu karanlık bir tutkuyla sahiplenmek isteyenler arasında büyük bir savaş başlamıştı...