Keşfet

TAKINTILI 🔪 — 2.BÖLÜM 1.SEZON

TAKINTILI 🔪

2. Bölüm: Yemek Molası ve Gizli Davet

Öğle yemeği zili çaldığında yemekhane hızlıca dolmaya başladı. Tepsilerini alan

kızlar grubu —Gece, Yağmur ve Gökçe— her zamanki neşeli havalarıyla boş bir masaya yerleştiler. Gizem de elinde sütlü çikolatası ve meyve suyuyla ablası Gökçe’nin yanına kurulmuş, panda şapkasını düzeltiyordu.

"Off, ilk günüm ama şimdiden ortamı çok sevdim!" dedi Gece tepsisindeki yemeği çatalıyla karıştırırken. "Sadece üst kattaki o sarışın kız bana biraz garip baktı, anlamadım."

Yağmur gözlüklerini hafifçe yukarı iterek araya girdi: "Melisa’dan bahsediyorsun. Onu fazla takma Gece. Kendince takıldığı konular var... Ayaz’a yakınlaşmadığın ya da onun kapsama alanına girmediğin sürece sana bulaşmaz, kendi halinde takılır durur. Ama radarına girersen çekilmez olur, o yüzden mesafeli kalmak en iyisi."

"Aynen öyle," diye onayladı Gökçe. "Ben okul başkanı olarak her türlü zorbalığa karşıyım zaten, bir şey yapmaya kalkarsa anında karşısında beni bulur."

Tam o sırada ellerinde tepsileriyle Ege ve Koray masaya yaklaştı. Ege, her zamanki olgun ve doğal tavrıyla tebessüm ederek Gece’ye döndü:

"Aramıza tekrar hoş geldin Gece. Ben Ege, okul başkan yardımcısıyım. Gökçe ile birlikte okul düzenini sağlıyoruz ama benim asıl tutkum doğa ve bitkiler."

Ege yerine otururken Gece merakla dinlemeye başladı. Ege, doğayla ilgili büyüleyici bilgiler anlatmaya başladı: Okuldaki ağaçların türlerinden, hangi bitkinin insan psikolojisine iyi geldiğinden ve toprağın kokusunun stresi nasıl azalttığından bahsetti.

"Hatta bilmediğin bir şey söyleyeyim," dedi Ege gözleri parlayarak. "Okulun arka bahçesinde özel bir seramız var. Okul bana o seranın tüm bakım ve sorumluluk görevini verdi. Orada nadir çiçekler, organik çilekler ve harika bir huzur var. İstersen bir ara gelip gezebilirsin Gece, sana serayı seve seve gezdiririm."

"Sera mı? İnanmıyorum, gerçekten çok merak ettim!" dedi Gece heyecanla.

"Çıkışta ya da boş bir derste kesinlikle geleceğim Ege, çok teşekkürler!"

Gizem hemen araya atıldı: "Ege abi, Gece ablamla seraya giderseniz bana da çilek toplayın tamam mı? Boyum yetişmiyor alt raflara!"

Herkes Gizem’in bu haline gülerken, masanın biraz uzağında tek başına oturan Ayaz’ın bakışları Gece ile Ege’nin konuşmasına kilitlenmişti. Ayaz elindeki çatalı öyle bir sıkıyordu ki parmak boğumları bembeyaz olmuştu. Gece’nin Ege’ye bakıp gülümsemesi, onunla seraya gitmeyi kabul etmesi Ayaz’ın içindeki o takıntılı ve tehlikeli kıvılcımı yeniden alevlendirdi.

Gece başkasına değil, sadece ona gülümsemeliydi...

Sınıfın arka tarafındaki masada oturan Melisa ise telefonuyla oynayarak onları izliyordu. Yağmur’un da dediği gibi; Gece şu an Ayaz’ın dibinde olmadığı ve Ege ile sohbet ettiği için Melisa hamle yapma gereği duymadı, sakızını patlatıp telefonuna bakmaya devam etti.

Ama Ayaz’ın gözlerindeki o karanlık tutkuyu ve kıskançlığı fark eden Koray, sinsi tebessümüyle Gece’nin masasına biraz daha yaklaştı. Oyun yeni başlıyordu...

Yorumlar

  • Ceren Karataş: Çok güzel olmuş canım ellerini salık 😍