Keşfet

BÖLÜM 1

TALİHSİZ AYSEL

BÖLÜM 1

Aysel

dünya güzeli bir kızdı, ama ne yazık ki talihi hiç iyi değildi. Nereye gitse ne

yapsa, yüzüne gözüne bulaştırıyordu. Bu yüzden de iş bulamıyor, bulsa bile

sonunda kovuluyordu. Yine böyle bir gündü gazete kupürlerinden bulduğu iş

ilanlarına başvurmuş fakat netice alamamıştı. Bu yüzden de başı eğik üzgün bir

şekilde yürüyor, bir taraftan da ağlıyordu. Başı eğik olduğu için önünde ne

olduğunu bile fark edemeden ilerliyordu. Bundan dolayı birkaç adım atmıştı ki

bir yere çarptı. Nereye çarptığını görmek için eliyle gözlerini sildi. Ardından

başını kaldırdı ve onu gördü.

Çarptığı,

genç bir adamdı. O uzun boylu, hafif sakallı, uzun ve kıvrık saçlı biriydi.

Siyah takım elbisesi ile çok şık görünüyordu. Sol elinde baston, sağ elinde ise

siyah bir çanta vardı. Adam bastonu hoşuna gittiği için taşıyordu.

Genç

adam, Aysel ile hemen hemen aynı yaşta idiler. O son derece cana yakın

görünüyordu, ama yine de insanlar hiç belli olmazdı. Ayrıca, son derece

yakışıklıydı. Onu görüp de aşka tutulmayan, 

ya kör ya da dalgın olabilirdi.

   ‘Hanımefendi, biraz daha dikkatli olur

musunuz’ dedi genç adam Aysel'e bakarak.

   ‘Özür dilerim’ dedi Aysel, özür dilerken

mahcup olmuş yüzü kızarmıştı.

Onunla

çarpışıp özür diledikten sonra arkasına döndü ve geldiği yere gitmeye başladı.

Birkaç adım atmıştı ki genç adam onun kolundan tutarak durdurdu.  Çünkü çarpıştığı zaman onun yeşil gözlerini

görmüş, mahcup duruşundan hoşlanmıştı. 

Ayrıca o sık sık rüyasında gördüğü ve kendisinden yardım istediği kişiye

benziyordu.

  Aysel genç adam tarafından durdurulunca ona:

   ‘Beyefendi, ne oldu yanlış bir şey mi yaptım

yoksa’ dedi korku içerisinde, çünkü hep talihsizlik yaşıyordu.

Genç

adam, hayır hayır dercesine eliyle işaret ederek:

   ‘Hanımefendi, belli ki bir derdiniz var, bundan

dolayı da gözyaşlarınızı tutamamışsınız. 

Sıkıntınız ne ise benimle paylaşmak isterseniz seve seve sizi dinlerim.

Ayrıca, belli mi olur, bakarsınız size faydam bile dokunur’ dedi yumuşak bir

ses tonuyla.

Bu

soru Aysel'in utanmasına sebep olmuştu. Belki bu adam kendisine yardımcı olur,

hatta iş bile bulabilirdi. Ama yine de çekinceleri de yok değildi. Çünkü

gittiği her yerde ve iş başvurularında, güzelliğinden dolayı sarkıntılık

etmişlerdi. Bu yüzden de adamdan çekinmiş ve korkmuştu.

Onun

utandığını gören genç adam:

   ‘Hanımefendi, sorduğum sorudan dolayı sizi

üzdüysem kusura bakmayın. Ben sadece size yardım etmek istemiştim’ dedi ve

sustu. Ondan bir ses çıkmayınca sorusunu tekrarladı.

Genç

adamın aynı soruyu sorması üzerine Aysel, başını kaldırmadan ona:

   ‘Efendim, uzun süredir iş arıyorum ve bu

zamana kadar da hem iş bulamadım hem de talihsizliğim yüzünden başıma gelmedik

kalmadı. Ayrıca şey’ dedi utanarak ‘Her gittiğim yerde bana sarkıntılık

edenlerle karşılaştım. Bu yüzden de her işten kovuldum. İşten kovulunca ne

yapacağımı şaşırdım, kaldım. Çünkü evde bakmam gereken bir ailem var. Onlar

daha çok küçük olduğu için benim elime bakıyorlar" dedi ağlayarak.

Aysel,

hiç tanımadığın adama yakın arkadaşıymış gibi derdini anlattıktan sonra:

   ‘Özür dilerim efendim, dertlerimle sizin

başınızı da ağrıttım’ dedikten sonra ‘Gitmek zorundayım, daha fazla gecikirsem

çocuklarım beni merak eder’ dedi ve adamın yanından ayrılarak taksiye bindi,

arkasından genç adamın kendisini takip ettiğini bilmeden.

O,

Aysel'i takip ederken aklında bin bir düşünce vardı. Çocuklarım dediğine göre demek

ki evliydi. Ya kocası, o niye çalışmıyordu. Fakat kocası ölmüş veyahut sakat

olma ihtimali de vardı.  O kadın başına

iş aradığına göre ya kocası ölmüş veya sakat veyahut çok müşkül durumda da

olabilirler.  Eğer öyleyse mutlaka onlara

yardım etmeliyim, diye düşünceler vardı kafasında.

Kafasındaki

düşüncelerle gecekondu evlerinin olduğu mahallenin oraya kadar geldi. Taksi

durunca, o da arabasını durdurmuş ve onun nereye gittiğini görmüştü.

Aysel,

pencerelerinin kırık olduğu, duvarların ise çatlak olduğu bir evin önüne gelip

kapıyı açtı. Araç açar açmaz iki kız çocuğu onun ayaklarına yapışıp ‘Annem

Annem gelmiş’ diyorlar ve gülüşüyorlardı.

Genç

adam, onun içeriye girdiği evi ve mahalleye iyice kafasına yerleştirdikten

sonra geriye döndü. Holding'in önüne gelip arabasını uygun bir yere park etti.

Ardından elindeki siyah çanta ile beraber arabadan indi ve holdinge doğru

yöneldi. İçeriye girdiğinde ise herkes güler yüzle ona ‘Hoş geldiniz efendim’

diyorlardı.

Genç

adam, onların her birine başı ile mukabele ettikten sonra 5. katta bulunan

ofisine gitmek için asansöre bindi. O kata gelince asansörden inerek ofisine

geçti. Ofisin önüne gelince sekreterine:

   ‘Gamze Hanım, arayan soran oldu mu?’ diye

sordu. Bir süredir dışarıda olduğu için arayan ve soranın olup olmadığını

öğrenmek zorundaydı. Bu yüzden de sekreterine o soruyu yöneltmişti.

   ‘Galip Bey’ dedi sekreter ‘Murat Bey aradı,

acilen sizin de görüşmek istiyormuş. Bir de inşaatı devam eden kimsesizler

yurdunun yapımında çalışan işçilerin ödemeleri gecikmiş" deyince genç adam

sekreterin sözünü keserek.

   ‘Gamze Hanım işçilerin parasını muhasebe

söyleyeyim derhal ödesinler. Zira Peygamber Efendimiz ALEYHİSSELAM işçinin

hakkını alnının teri kurumadan ödeyiniz buyurmaktadır. O yüzden derhal

ödesinler paralarını. Murat Bey'e gelince odamda bir saatlik işim var. O

işlerimi hallettikten sonra onu bana bağlayın görüşelim. Bir de Remzi efendiye

söyleyin derhal yanıma gelsin, onunla konuşacaklarım var’ dedi ve çalışma

odasına geçti.

Aradan

1 saat geçtikten sonra sekreter, Murat Bey'i arayıp Galip Bey’in geldiğini kendisiyle

görüşmek istediğini söyledi. O, tamam deyince Galip Bey’e dönerek:

   ‘Efendim, Murat Bey ikinci hattalar’ dedi ve

telefonu bağladı.

   ‘Galip Bey’ dedi Murat Bey ‘Pamuk

fabrikasının açılması için imzanız gerekmekte. Bu yüzden en kısa sürede sizi

bekliyorum’ dedi ve telefon konuşmaları sonlandı.

efon konuşmaları sonlandı.

Yorumlar

  • Erdem Sönmez: Ofisteki sorumluluklarını unutmadan ayseli düşünmeyi bırakma
  • Samet Can Zengin: İnsanların sarkıntılığı seni korkutmasın aysel bu durumu aşmalısın
  • Efe Ünver: Bu bir başlama noktası olabilir
  • Aylin Damla Eryılmaz: Çarparak tanışmak çok ilginç değil mi hayat?
  • Aysel Maden: Gecikme Saa ki çocukları ihmal etmemek gerektiğini unutmamalısın
  • Metin Taner Yavuz: Tanımadığın birine açılmak zor ama belki de bu Adamdan yarar görebilirsin
  • Meloş: aysel neden böyle talihsizlikler yaşıyorsun aslında her şey daha iyi olmalıydı
  • Elif İlhan: Keşke bu iş bulamama durumu sana hiç çıkmasaydı hayatın çok daha kolay olabilirdi
  • Hazal Nur Vural: beyefendi şu an boşuna ilgilenme ayselle biraz daha dikkatli olsan iyi olur