BÖLÜM 5
‘Müdürüm’ dedi Murat Komiser ‘Paşa lakaplı Elif Çil'in oğlu Galip’te mi bu işin içinde.
‘Hayır' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat ‘Hatta annesinin mafya lideri olduğundan bile haberi yok'
‘Öyleyse onu takip etmemize gerek kalmıyor’
‘O, çok iyi bir insan’ dedi Serdar Müdür ‘Yıllardır onu tanıyorum. Mafya ile uzaktan yakından ilgisi olduğunu görmedim. Hatta Elif Çil'le içli dışlı olan casusumuz Ülkü Hanım bile ondan iyi şekilde bahsediyor'
‘Ülkü Hanım mı?’ dedi Murat Komiser ‘Hani şu birden bire ortadan kaybolan Komiser yardımcısı Ülkü Hanım mı?’
‘Evet, o' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat.
‘Bende ona ne olduğunu düşünüyordum’ dedi Komiser Murat ‘Demek o da sizinle çalışıyor'
‘Evet, kendini belli etmemek için de kılıktan kılığa giriyor’ dedi Serdar Müdür.
*****
Demet, Elif Hanımdan talimatı aldıktan sonra Aysel'in peşine düştü. O nereye gitse o da peşinden gidiyor, not alıyordu. Bir ayın sonunda uzun bir rapor hazırlamış Elif Hanıma sunmuştu.
Raporu okuyan Elif Hanım:
‘Hımm' dedi kendi kendine. Ardından da ‘Demek, iki çocuğu varmış’ dedikten sonra da ‘İşte bu güzel haber. Çocukları sayesinde ondan kurtulmuş oluruz'
‘Nasıl yani?’ dedi Demet ‘çocuklarının onunla ilgisi ne?’
‘Aptal’ dedi Elif Hanım, sesli bir şekilde ‘çocuklar, annelerinin kutsalıdır. Bir kere çocuklara dokundun mu anne aslan kesilir’
‘İyi de, ne yapmak istediğini bir türlü anlayamadım' dedi Demet, şapşal bir şekilde Elif Hanıma bakarak.
‘Bak şimdi anlatayım ne yapacağımı’ dedi Elif Hanım ve tek tek planını anlattı. Konuşması bittikten sonra Demetin yüzü düşmüş, morali bozulmuştu.
‘Senin bu yapmak istediğin şey tam bir canilik. O yüzden bu isteğini yerine getiremem'
‘Ne demek isteğini yerine getiremem’ dedi Elif Hanım, gürleyerek.
‘Çocuk kaçırmak da ne demek yahu’ dedi Demet, sinirle 'Şimdiye kadar her isteğini yerine getirdim. Bunları yerine getirirken de kılıktan kılığa girmek zorunda kaldım. Ama bu son isteğini asla yapmayacağım. Hem diyelim ki çocuk kaçırmaya yeltendik, polisler anında bizi enselemez mi?’
‘Sen yapmazsan başkasına yaptırırım' dedi Elif Hanım ‘Bu işi yapmaya hevesli çok insan var'
‘Tabii senin elin kolun uzun ya, bu işi dilediğin kimseye yaptırabilirsin, ama bana asla’
‘İşin içinde çok para olsa hem de aileni ömür boyu yetecek kadar para olsa da mı yapmazsın' dedi Elif Hanım, onun zaaflarından yararlanmak için.
‘İşin içinde ailem bile olsa bu işi asla yapmam. Çünkü çocuklar benim kırmızıçizgim’ dedi Demet, burnundan soluyarak.
‘Sen bu işi yapmazsan elindeki bütün imkânları alırım, hatta o lüks yaşamını bile'
‘İster al veya alma asla bu isteğini yerine getirmeyeceğim’ dedi Demet ve arkasını dönüp gitti. O gittikten sonra Elif Hanım, arkasından ona bağırıp çağırıyordu.
*******
‘Müdürüm’ dedi Murat Komiser ‘Aysel de kim? Ülkü Hanımın anlatmasına göre onun çocuklarını kaçıracaklarmış’
‘Bende duydum' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat ‘O yüzden hızlı bir şekilde araştırma yaptım. Yaptığım araştırmaya göre Aysel, kocası ölünce kocasının ailesi onu ve çocuklarını istememiş. O da bu yüzden annesinin evine sığınmış. Hatta bundan daha ilginci ne biliyor musun?’
‘Hayır, bilmiyorum' dedi Komiser Murat
‘Aysel'in annesinin Elif Hanımla bir bağlantısı olması'
‘Nasıl, anlayamadım müdürüm’ dedi Murat Komiser.
‘Aysel’in annesi ve Elif Hanım birbirleriyle öz kardeşler’
‘Nee, nasıl yani' dedi Murat Komiser, şaşırmış bir ifadeyle.
‘Onların ailesi çok zengin bir aileymiş. Ailesi fakir insanlara kapılarını açar, onların karınlarını doyururmuş. Bu şekilde birçok insanın da duasını almışlar.’ dedikten sonra ‘gelgelelim bu iki kardeşe. Paşa lakaplı Elif Çil, ailesinin aksine üstten bakan, insanları ezmekten hoşlanan bir kişiliğe sahipmiş. Kardeşi ise yani Aysel'in annesi ise tıpkı annesi ve babası gibi yardım etmekten hoşlanan bir kişiliğe sahipmiş. Onların birbirlerinden ayrı düşmelerine gelince...’
‘Müdürüm, sözünü kesiyorum ama’ dedi Murat Komiser ‘Bir bayan geldi ve kocasının birden bire ortadan kaybolduğunu söylüyor’
‘Tamam, komiser Murat. Onunla ilgilenelim ondan sonra konuşmamıza kaldığımız yerden devam ederiz’
Emniyet müdürü Serdar Canpolat ve Murat Komiser, konuşmalarına ara vererek kadının yanına gittiler. O sırada da polisler ondan gerekli bilgileri alıyorlardı.
‘Müdürüm, işte bu kadın' dedi Murat Komiser.
‘Hanımefendi, kocanız ne zaman kayboldu?’ dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat.
‘Müdür Bey’ dedi kadın, nazik bir şekilde ‘Kocam, bir haftadır ortada yok. O yüzden hayatından endişe etmekteyim'
‘Hanımefendi, kocanızın bir düşmanı veyahut kavga ettiği birileri var mıydı?’
‘Müdür Bey, aslında’ dedi, utana sıkıla.
‘Hanımefendi, burada emniyettesiniz. O yüzden tüm bildiklerinizi aktarın ki bizde size yardım edelim'
‘Müdür Bey, kocaman düşmanları oldukça fazla. Aslında ben ona, kaç sefer bu işleri bırak dedim ama dinletemedim. Sonunda da korktuğum başıma geldi'
‘Hanımefendi, kocanız ne iş yapıyordu?’ dedi Murat Komiser.
‘Komiser Bey, kocamın tam ne iş yaptığını bilemiyorum. Tek bildiğim şey onun karanlık işlerle uğraştığıdır. Bundan başka bir şey de bilemiyorum’
‘Hanımefendi, kocanızın ismi neydi?’ dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat.
‘Adı Orhan, herkes ona Orhan Kaptan diye hitap ederdi'
‘Nee, Orhan Kaptan mı?’ dedi Murat Komiser
‘Evet, Orhan Kaptan’ dedi kadın. Ardından da ‘Ne olur onu bulun, yalvarırım onu bulun. Zira çocuklarımız daha çok küçük’ dedi yalvarırcasına.
‘Hanımefendi, sakin olun. Biz kocanızı en kısa sürede bulacağız. Siz şimdi evinize gidin ve bizden haber bekleyin’
Orhan Kaptanın eşi, emniyet müdürlüğünden ayrıldıktan sonra Orhan Kaptan’a ne olduğunun araştırılması için çalışmaya başlandı. En son Elif Hanımın hizmetçisi Rana ile görüştüğü anlaşılınca bütün gözler Elif Hanıma çevrildi.
‘İntikam için Elif Çil kaçırmış olabilir mi?’ dedi Murat Komiser.
‘Ondan her şey beklenir' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat.
‘Öyleyse size ve Ülkü Hanıma çok iş düşüyor' dedi Murat Komiser. Ardından da ona ‘müdürüm, konuşmamız yarım kalmıştı. Eğer müsaitseniz devamını anlatabilir misiniz?’
‘Onların anne ve babaları vefat edince bütün mal mülk bu iki kardeşe kalmış. Fakat büyük olan Elif Çil, ne yapıp edip kardeşinin mal varlığını elinden almış. Bununla da kalmayıp onu evden kovmuş. Çaresiz kalan kardeşi hakkını aramışsa da buna muvaffak olamamış. Nedeni ise ablasının yani Elif Çil’in mafya ile içli olması ve avukatları tehdit etmesinden kaynaklanıyormuş. Beş parasız kalan kardeşi mecburen çalışmaya başlamış. Bir süre sonra da kocasıyla karşılayıp evlenmişler. Mutlulukları kızlarının yani Aysel’in doğmasıyla taçlanmış, ama bu mutlulukları fazla sürmeden kocası nedeni belli olmayan bir şekilde vefat etmiş’
‘Ne zorlu bir hayat' dedi Murat Komiser, duydukları karşısında şaşırarak.