Keşfet

1. BÖLÜM

TEHLİKELİ DERECEDE NORMAL

İÇERİK UYARISI

Bu eser; cinsel taciz ve tecavüz, kaçırılma, alıkonulma, kendine zarar verme, intihar düşünceleri, psikolojik şiddet, saplantılı davranışlar, ölüm tehdidi, kanlı ve şiddet içeren sahneler ile travma tetikleyici olabilecek unsurlar içermektedir. Bu temalara karşı hassasiyetiniz bulunuyorsa, okumaya ara vermeniz veya eseri daha uygun bir zamanda okumanız önerilir.

Berbat bir sabaha daha uyanmak gibisi yoktur yani benim için. Yonca sağolsun sabah sabah kapıma gelmişti. Çok ısrarı üzerine okula gitmeden önce dışarıda bir kahvaltı yaptık. Ben peynirden nefret ederdim bu yüzden simit ve meyve suyu ile kahvaltı yaptım. Yonca ise canı ne isterse hep olduğu gibi onu yedi zeytin, peynir, domates, çay vb... Ben pek çayda sevmezdim alışkanlığım değildi küçükken çay yerine ayran içerdim kahvaltıda evet ayran biraz tuhaf geliyor olabilir. Neyse kahvaltı bitince benim yeni taşındığım eve geçtik 4/1 dairede yaşıyordum.

Yonca – Bir ara bizim kızlarlada gelelim kahvaltı menüsü hem uygun hem de lezzetliydi.

Hilal - Öyle diyorsan.

Yonca – Ne oldu sevmedin... Doğru ya sen peynirden nefret ederdin değilmi. Ah ben bunu nasıl unutum umarım aç kalmadın kaldıysan sana bir şeyler alayım.

Hilal – Yedim bir şeyler.

Yonca – Dur tahmin edeyim yine simit ayran ya da simit meyve suyu bu ikisinden biri.

Hilal – Meyve suyu ve simit ben bunlarla doyuyorum.

Yonca – Bence sana bir beyin alım.

Hilal – Sebep.

Yonca – Birde utanmadan sebep diyor ya salak peynirsiz kahvaltımı olur sana acil beyin lazım diyorum bana gülüyorsunuz. Bu nedir arkadaş her kahvaltı yaptığımızda acaba bu kız doydu mu diye biz düşünüyoruz.

Evet sağ olsun eksik olmayan Yonca sabah dayağını hakketti ama direksiyondayım diye vuramadım. Gıcık işte ne olacak hanımefendi için uykumuzu bölelim o bize nedesin. Neyse sakin olmalıyım çünkü bugün 11. sınıfın ilk günü ve ben hem kişisel hayatımı hem de okul hayatını birbirine karıştırmadan bir sen geçirmek istiyorum tıpkı normal insanlar gibi pek normal olduğu söylenemez ama 24 yaşında liseliler biraz tuhafsanıyor. Ve eve vardığımızda Yonca okul kıyafetini alıp banyoya geçmişti bense şuan soğuduğuna emin olduğum ama yinede uzanmak istediğim yatağım la bakışıyorduk. Okula 1 saatten fazla vardı bu yüzden ikimizde güzel bir duş alıp çantaları kaptık evden çıktığımızda saat 07.40 ı yani geç kalmak istemiyorsak hızlanmalıydık kapıya varmadan ev programı olan siriye evi güvenlik moduna almasını söyledim. Sonrada Yoncayla kapıya koştuk Yonca ayakkabılarını giydiği gibi aşağı indi ben ise evin güvenliği ile ilgilenip aynı zamanda ayakkabılarımı giymeye çalışıyordumki karşı komşumun kapısı da bir hışımla açıldı. Yeni olduğum için daha kimseyi tanımıyordum üstüne birde geç kalacaktım hiç o tarafa bakamadım ama bir ara tanışmam lazımdı komşularımla. Ve umarım komşularım sadist,manyak,kafadan kontak ve çok konuşan birileri değil erdir. Özelikle de şu hal hatır soran ve bütün binanın dedikodusunu yetiştiren teyzelerden olmasın yoksa çıldırırım bu binada.

Yonca – Hilal inmiyorsun aşağı.

Hilal – İndim bağırma.

Merdivenlerden koşar adım indim. Ancak aklımda kalmıştı acaba komşum kimdi. Neyse zaten yakın bir zamanda tanışırdık dedim ve arabaya atladım. Yonca sağolsun en sinir bozucu halinden hiçbir zaman vaz geçmediği gibi şimdide vaz geçmemişti. Israrı üzerine emniyet kemerini geçirip birde kafama kask takıp onun arabayı kullanmasına izin verdim. Ama sonra buna çok pişman olacaktım eminim. Özelikle ceza alırsak bunu Yoncayla paylaşmak zorunda kalırdım ve onunla antrenman cezasındansa tek çekmeyi yeğlerim.

Yonca – Hilal abartma altı üstü arabayı ben sürü cem bir kere.

Hilal – Umarım dikkatli olursun.

Yonca – Abartın ha altarafı birkaç kez arabayı çarptım bide hız sınırını biraz aştım o kadar.

Daha bahçeden yeni çıkmıştık ki arkamızdan bir araba daha çıktı. Sanırım karşı komşumda dışarı çıkmıştı arabanın markası Toyotay dı ve rengi siyahtı hiç tanıdık gelmemişti. Belki bizimkilerden biridir diye baktım ama yok bizimkilerden tek siyah Toyotay yı olan Rukiye di oda benim evime çok uzakta oturuyordu. Yani bu araç bizimkilere ait değildi tabi ben düşüncelere dalmışken önce bir sarsıntıyla sallanıp durduk tabi ki ani fren sesi ve güm diye çarpma seside eksik olmadı ses daha sonra ulaşmıştı kulağıma. Anında gözlerimi Yoncaya kaydırdım şükür hiçbir şey olmamıştı kendisine hemen kaskı kafamdan çıkardım ve Yoncayla arabadan indik arkadaki araç bizimkine çarpmıştı ve sanırım ağır çarpmıştı çünkü dumanlar yükseliyordu Yonca arka taraftaki kapılardan içeri bakarken ben sürücü koltuğunun olduğu kapıya koştum. Hava yastığı patlamıştı ve kim olduğunu daha tespit etmediğimiz kişi baygındı. Ne yazı ki kapılarda kilitliydi.

Hilal – Muhammed dayı adlı kişiyi ara hemen.

Siri – Muhamede dayı aranıyor.

Hilal – Sende ambulansı ara.

Muhamed dayı – Efendim ne oldu Hilal.

Hilal – Dayı biz yoldayken arkadan bir araba çarptı biz iyiyiz ama aracı kulanan bayılmış arabadan çıkarmaya çalışıyoruz ve polis gelmeden gel.

Muhammed dayı – Hilal ne yapmanız gerektiğini biliyorsun yinede tekrar söyleyeyim önce sakin olun sonra ambulansı arayın ardından kapıyı açmayı deneyin bana da konum at hemen geliyorum.

Hilal – Tamam. Siri konumumuzu Muhamed dayı adlı kişiye at.

Yonca ambulansı aradıktan sonra arabanın içindeki kişiyi kontrol etmişti ve sürücünün cama yakın olmadığını bu sayede camı rahtlıkla kırabileceğimizi söyledi tabi ben konuşurken hoparlörde oluyordu genelde telefon oradan komutları almıştı. Yonca arabadan çekici alıp yanıma geldi.

Yonca – Hilal emin miyiz birde kurtaralım derken adamı öldürmeyelim.

Hilal – Yonca sus ve çekici ver.

Yorumlar

  • Meloş: Çarpışmalar arasında kaybolup gitme huysuzluk yapma geriliğinde ama gitsen iyi olur sanırım
  • Poyraz Pekün: Yalnız hissetmemek için kahvaltıda yerin üzerinde gezinen bu konu kötüydü