Keşfet

2. BÖLÜM

TEHLİKELİ DERECEDE NORMAL

Yonca – Albakalım.

Camın kenarına hafifçe vurdum ince bir çatlak atı. Bir kez deha hafifçe vuracaken adamın ölme ihtimali dank eti ve cama en sert şekilde vurdum. Cam parçalanıp etrafa saçıldı hava yastığına batanlar hava yastığını söndürdü. Cam açılmıştı çekici köşeye fırlatıp kapıyı içeriden açtım ve kapı açılır açılmaz Yoncayla koltuğa uzandık. İçeride hala baygın yatan kişi bir erkekti adamı yere yatırmamız la Muhammed dayı gelmişti. Ambulansın gelme sinede az kalmıştır herhalde deyip Muhammed dayıyla ilk müdahaleyi yapmak için hazırlandık adam hala nefes alıyordu ve nabzında düzenliydi hafif bir anlında yara oluşmuştu ve kanayan yeri tek orasıydı umarım. Araca bakınca birşeye daha şok olmuştum bu adam binadan çıkan adamdı. Elimde bir sıcaklık ve sıvı vardı. Başımı eğince adamı çıkarmak için kırılan camdan içeri elimi uzatıp kapıyı açarken elimi kesmiştim ama derin değildi bu yüzden hiçbir şey olmamış gibi davranıp görmezden geldim.

Yonca – Kimlik ve telefonunu kontrol etim telefon şifreli şuan açılmıyor kimlikte yazana göre adamın ismi İbrahim ... İbrahim Acar kimliği programa gösterdim ve bu kişinin bütün bilgileri geldi adam buralı değilmiş aslen Afyonlu olduğunu Siverek te öğretmenlik yaptığını birde o yetmezmiş gibi bizim okuldan bir öğretmen olduğunu öğrendim. Adamın ailesinden kimsede yoktur burada kesin. Adam bekarmış bide yani bu talihsizlik seviyesi nedir arkadaş. Biz ne yaptık ya.

Hilal – Adamın telefonu açılsa ailesini aradık ama şifreli dedin.

Muhammed dayı – Onu bırakında ambulans gelene kadar adamı uyandırmaya çalışalım.

Dayımın demesiyle ambulans geldi. Ekipler hemen yanımıza gelip adamı kontrol ettiler. Durumunun iyi olduğunu sadece çarpmadan dolayı bayıldığını söylediler Yoncayla banada göz atmak istediler panik korku veya kanama olabilir diye ben onlardan uzaklaşıp iyi olduğumu söyledim Yoncada benim gibi yapınca işten sıyırmıştık kısmen. Polis memurları olay yerine geldiler. Ne haluk arsa etrafımızda polis gelince bomboş sokak insanlarla dolmuştu Yoncanın korku dolu gözleri bana bakıyor ol sada pek takmadım.

Muhamed dayı – Elin mi kanıyor senin bakıyım.

Hilal – Sen polisle uğraş Yoncada seninle gelsin. Adamı hastaneye götüreceklermiş bende onlarla gidiyorum.

Muhammed dayı – Tamam biz ide gelişmelerden haberdar et. Ve bana yine yalan söyledin bunun bedeli ağır olacak

Hilal – Polislere bak Yoncaya biraz daha yakınlaşıp soru sorarlarsa sustur onu. Yanlış bir şey anlatmasın unutma her yanlış ağır bir ceza.

Muhammed dayı – Kendine dikkat et ve telefonunu kontrol etmeyi unutma.

Sinirim bozulmuştu dayım arkasını dönüp gitmişti. Bende ambulansa binmiştim adam sedyenin üzerinde yatıyordu ve serum vermişlerdi adama. Ya sakinleştiriciydi ya da kan kaybettiği için vitamin veriyorlardı ne olduğunu bilmiyordum. Ben ve bir kadın hemşire arkadaydık. Kadın adamın son kontrollerini yapıp hastahaneye bildiriyordu. İşi bitikten sonra karşıma oturdu zaten durumu iyiydi ve onunda yapa dileceği bir şey yoktu azda kalmıştı.

Hemşire – Kendisi neyiniz oluyor.

Hilal – Tanımıyorum.

Hemşire – Nasıl olur o zaman neden bizimle geliyorsunuz bu doğru değil.

Hilal – Çarpışan araçlardan diğerinde ben vardım.

Hemşire – Senin de tanık ifadesi vermen gerekmiyor mu.

Hilal – Adam uyanınca veririm ifademi. Asıl siz adama neden serum taktınız.

Hemşire – Kendisinin kırık veya çıkığı var mı bilmiyoruz. Belki iç kanama bile geçirmiş olabilir bu yüzden kendisini uyutuyoruz kontrollerden sonra bir şeyi yoksa uyandırırız.

Hilal – Ne kadar sürer bu kontroller bir, iki saat falan...

Hemşire – Onu bende tam bilmiyorum doktorların bileceği iş.

Hilal – Anladım.

Kadın kendi telefonuna bakıp yerine oturdu bende karşısına oturdum. 10 dakikaya hastahaneye varırdık. Telefonum cebimde titremeye başladığında daha hastahaneye var mamıştık. Arıyan Meryemdi. Hemen açtım.

Meryem – İlk ders bitti nerdesiniz siz.

Hilal – Yonca kaza yaptı.

Meryem – Na... nasıl ne ne yaptı adam öldümü Hilal... söylesene o gerizekalı...

Hilal – Ambulanslatayım o da dayımla karakolu hallediyor.

Meryem – Ne hemen geliyoruz.