5. BÖLÜM
Gözlerimi onu görebilmek için aynaya çevirdim ve göz göze gelmiştik. O gözleri ilk defa kendinden emin bu kadar korkusuz duruyordu. Bu ne şimdi hayır desem de geleceksin de o bakışın sebebi ne senden korkmam falan gerektiği mi ah öyle bir şeyse asla aklına bile getirmemeliydi. O bakıştan sonra gözlerim yan koltukta kafasını telefonundan kaldırmış bize bakan adama kaydı. Ardından adamla göz göze geldik bana küçük ve samimi bir gülümsemeyle bakarken kendisine hiçbir şey yapmadan baktım. Ne bir gülümseme ne bir somurtuş sadece düz bir ben. Ardından yüzümü yine sadece yola döndüm 10 dakikaya şehir merkezine girerdik.
Hilal – Gel.
Yonca – Tamam da yine o tepkisiz halinle mi kalıcan kız ya en azında.
Hilal – İbrahim bey yolu tarif edin.
İbrahim Acar – Tamam ofis parkı biliyor musun oranın iki sokak yukarısında Altundal yapı var orada bırakırsan olur.
Yonca – Hilal ... şey sen o...
Hilal – Biliyorum.
İbrahim Acar – Ne hakında bahsediyorsunuz siz.
Yonca – Şey size hem kötü, hem de iyi bir haberimiz olabilir.
İbrahim Acar – Hayır olsun inşallah ne oldu ki...
Hilal – Evinizin konumunu çok rahat bulurum.
Araba yine sessizliğe bürünmüştü ve bu bence en güzel dakiklar dan biriydi ki ışıklara varmamla bu sessizliği bozan iki telefon melodisi oldu kesinlikle benimki arada yoktu. İki telefonunda sahipleri telefonları açmışlardı bende ışık yeşile dönünce gaza basarak biraz daha hızlanmıştım. Ardından bir telefon bana uzatıldı evet Yoncayı her kim aramışsa önce beni aramış ama şarzı bitmiş bir telefona ulaşamayacaklarına göre Yoncayı aramayı denemiş kesin diğer kızlarıda aramışlardır çünkü en son beni bulmak için aranacak kişi Yonca dır.
Hilal – Kimsin.
Ahmet – Tahmin yeteneğini kulan kimim.
Hilal – Konuya gir.
Ahmet – İşte tam tanıdığım patron her neyse Zehray la deponun konumunu saptadık.
Hilal – 1 saate oradayım.
Ahmet – Tamam bizde son hazırlığı yapalım.
Yoncaya telefonu uzatmıştı. Ardından sağımda oturan adama baktım halan yani dediklerimden tek birini bile duymamış duyduysada anlamamıştı. Derince bir iç çektikten sonra telefonu vermiştim çünkü normalde bu konuştuklarımızı kimsenin duymaması gerekiyordu ve o duymuş olsaydı ben ceza alırken o öldürülürdü kuralar böyleydi işte. Bina otoparkına girecekken adamın bana gülümseyerek dur dercesine el kaldırdığını gördüm.
İbrahim Acar – Buradan sonrası na girmenize gerek yok çok teşekküre derim size iyi günler. Tanıştığımızada memnun oldum.
Yoncayla birbirimize baktık sonra Yonca tam konuşacak en ona gözlerimle sus dedim ve adamın arabadan inmesini izledim. O indikten sonra arabayla oto parka girdim ve bu gün arabamı çıkardığım yere geri park etim. Adam şaşkınlıkla yanıma geldi ve açıklama bekleyen bir çocuk gibi bizi bekledi. Arabadan çıkıp adamın yanına gittim. Yoncada arkamdan kendini gülmemek için tutuyordu. Adamın yanına vardığımızda Yonca bir kahkaha patlatı bende soğuk ve boş gözlerle adamı baştan aşağı süzdüm.
Hilal – Bende bu sitede oturuyorum.
Yonca – İnsan bi alıştıra alıştıra söylerdi baksana adamın ğzı açık kaldı.
Gerçekten de adamın ağzı açık kalmıştı. Yonca gülmemek için dudaklarını birbirine bastırmıştı ve düz çizgi halindeki dudaklarıyla başını akasına çevirdi. Adam yutkunmakta zorlanmıştı ama halan bize o saçma sıcak tebessümle bakıyordu içimden bir ses ya bu adam kavga gibi şeylerden nefret etiği için böyle davranıyor ya da tehlikeli bir şeyler saklıyor ve dikkat çekmemek için de bizi altan alıyordu bizi altan alıp tehlikeli şeyler yapması da 7 farklı şey olabilir. Mafya, organ kaçakçısı, yurt dışından gelen bir ajan, yerimizi bulmuş olan bir asker, psikolojisi bozuk bir katil, uyuşturucu taciri, birileri tarafından kovalanıp öldürülmeye çalışılan bir kandavalısı...
İbrahim Acar – Hım ... Güzle o zaman bunu bir tanışma olarak kabul edelim ne dersiniz hem bu olayıda sineye çekmiş oluruz.
Elini tekrar havaya kaldırdı ve bana doğru uzatı da biz zaten bu adamla tanışmadık mı neden tekrarlıyoruz ki çok garip. Ben yine eliyle onun yüzü arasında gidip gelirken gözlerim gözlerine takıldı ve bu çok sinir bozucuydu anında gözleri mi eline indirdim ki Yonca adamın elini tutup sıktı.
Yonca – Tanıştığımıza memnun oldum ben Yonca, Yonca Girin bu arada kaza için gerçekten tekrardan çok özür dilerim.
Arkamı döndüm umarım bu son karşılaşmamız olur dedim ve kendi evimin binasına doğru yürüdüm o sırada da bahçede hafifçe sesler yükseldi önce iki araba park etme sesi ardındanda çoğalan sesler ve Yonca da içindeyse geleneler...
Meryem – Bakıyorum da okulu asmak için bahane bulmuşsunuz birde orada kalmaya devam edin diyorsunuz ne kadar da kötüsünüz.
Hilal – Kimin fikriy...
Meryem – Benim değil Büşra nın fikriydi birde ben tek gelmedim ki.
Eli ile arkasını gösterdi ve evet bizim kilerdi kızlar yanımıza varınca hepsine bir bakış atım yorgun olmasaydım büyük ihtimale onlara benim çekeceğim cezalardan verirdim ama o kadar yorgundum ki bir yarım saat uzanmak istiyordum asıl sorun burada harcayacak sadece 42 dakika 6 saniyem 5 e düşen şuan 4, vaktim az ve benim anca raporu alıp istatistikleri elden geçirmemlazım dı. Bu yüzden evin anahtarlarını Yoncaya fırlatıp arabaya döndüm. Ben arabaya atlayıp ısınması için çalıştırırken arabanın arka iki kapısı açılmıştı ve içeri Rukiye ile Esma girmişti.
Hilal – Neden bindiniz.
Esma – Sence nereye gittiğini bilmiyor muyuz bizde geliyoruz tabi ki de.
Rukiye – Bir de Meryem ve Büşra kavga edecekler gibi bu riski almaya değmez o yüzden seninle geliyoruz yani bil sana bayıldığımızdan değil.
İşte buda Rukiye de en sevdiğim özellikti saçma uzatmalara gerek yok her şey dımdızlak ortada. Şuan kavga etmeye ve lafına cevap verecek ne gücüm, ne de zamanım vardı zaten yol 42 dakika bende kalan 39 dakika 37 saniye 36 ,35,34 kafamı iki yana salayıp hemen gaza bastım tabiki Büşra lar arkamdaydı neyse ki nereye gideceğimi bildikleri için onlara yol göstermem ya da beklemem gerekmiyordu Siverek dışına kadar kuralara uymuştum ama asla geç kalamazdım bu yüzden arakadaki ikiliye bir bakış atıp çıkıştan itibaren gaza yüklendim 20 dakikalık yol kalmışı ve benim 15 dakikam 48 saniyem vardı 47,46,45 gözümü ibreye kaydırıp gaza biraz daha yüklendim ve o 20 dakikalık yolu 13 dakika 3 saniyede gelmiştim. Arabayı paredip asansöre binmiştik sonrada asansörden inip soldan ikinci kapıya girdik ve 3 saniyem kalmışken Ahmet ile Zehra nın sayaca baktıklarını gördük.
Ahmet – 3,2,1