# 9. BÖLÜM — GÜNAHIN İTİRAFI
📖 TOSKANA’NIN KÜL RENGİ VASİYETİ
9. BÖLÜM — GÜNAHIN İTİRAFI
İkizler odadan çıktıktan sonra kapı yavaşça kapandı.
Dante, Lorenzo ve Alessandro oldukları yerde kaldılar.
Kimse konuşmuyordu.
Az önce yaşananların ağırlığı hâlâ odadaydı. Sofia'nın söyledikleri, Mateo'nun öfkesi ve yıllardır cevaplanmayan sorular bir anda üçünün de karşısına çıkmıştı.
Avukat masanın üzerindeki tablete uzandı.
“Babanızın sizin için bıraktığı bir kayıt var.”
Dante kaşlarını çattı.
“Ne kaydı?”
“Son konuşması.”
Lorenzo ayağa kalktı.
“Bize neden şimdi gösteriyorsunuz?”
“Çünkü artık zamanı geldi.”
Avukat tableti masanın üzerine koydu.
Ekranda babalarının görüntüsü belirdi.
Üç kardeşin de yüzü değişti.
Babaları, Marco Bellini, kameranın karşısında oturuyordu.
Her zamankinden daha yorgun görünüyordu.
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra konuşmaya başladı.
“Eğer bu kaydı izliyorsanız, artık hayatta değilim.”
Dante'nin boğazı düğümlendi.
Marco devam etti.
“Size yıllarca birçok şey anlattım.”
“Bazıları doğruydu.”
“Ama en önemli konuda size yalan söyledim.”
Lorenzo ekrana biraz daha yaklaştı.
“Anneniz Freya'nın ölümü hakkında.”
Dante'nin yüzü değişti.
Alessandro'nun çenesi gerildi.
Marco birkaç saniye sustuktan sonra devam etti.
“Freya öldüğü gün hepiniz doğum odasının önündeydiniz.”
“Dante... Lorenzo... Alessandro...”
“Ve o gün dünyaya gelen ikizler Mateo ve Sofia'ydı.”
Üç kardeş birbirine baktı.
Marco'nun sesi ağırlaştı.
“Size yıllarca Freya'nın ölümünden ikizlerin sorumlu olduğunu söyledim.”
“Bunu o kadar çok tekrarladım ki siz de inandınız.”
“Onlara kızdınız.”
“Onları suçladınız.”
“Ve bazen onları tamamen yalnız bıraktınız.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Bunun sebebi ikizler değildi.”
“Sebep bendim.”
Dante'nin nefesi kesildi.
Marco gözlerini kameradan kaçırdı.
“Freya hastaydı.”
“Üçüncü evre kanserdi.”
“Bunu biliyordum.”
“Freya da biliyordu.”
“Ama buna rağmen çocuklarını dünyaya getirmek istedi.”
“Çünkü o, hepiniz için savaşan bir anneydi.”
Dante başını eğdi.
Marco devam etti.
“Doğum başladığında yanında olmam gerekiyordu.”
“Ama değildim.”
Lorenzo kaşlarını çattı.
Marco'nun sesi biraz daha alçaldı.
“O sırada Matilda ile birlikteydim.”
Üç kardeş aynı anda birbirine baktı.
“Freya beni aradı.”
“Durumunun kötüleştiğini biliyordum.”
“Ama yine de yanına gitmedim.”
“Freya doğum sırasında ağır bir şok geçirdi.”
“Kalbi daha fazla dayanamadı.”
“Ve öldü.”
Dante gözlerini kapattı.
Marco birkaç saniye sustu.
“Ben o gün bir eşimi kaybettim.”
“Ve aynı gün beş çocuğumu annesiz bıraktım.”
Odadaki sessizlik daha da ağırlaştı.
“Sonra bir hata yaptım.”
“Suçumu kabul etmek yerine başka bir suçlu aradım.”
Marco doğrudan kameraya baktı.
“Ve o suçluyu Mateo ile Sofia yaptım.”
Dante'nin gözleri doldu.
“Onlara baktıkça Freya'yı hatırlıyordum.”
“Onların doğduğu gün anneleri ölmüştü.”
“Ben de bunu kendi suçumu gizlemek için kullandım.”
“Size, ‘Anneniz onların yüzünden öldü’ dedim.”
“Böylece kimse bana soru sormadı.”
Lorenzo'nun sesi titredi.
“Baba...”
Ama Marco konuşmaya devam etti.
“Freya'nın hastalığını size anlatmadım.”
“Ne kadar zorlandığını söylemedim.”
“Ve en önemlisi, annenizin sizi ne kadar sevdiğini anlatmadım.”
Dante başını ellerinin arasına aldı.
Marco devam etti.
“Çünkü gerçek ortaya çıkarsa her şey değişecekti.”
“Benim yaptıklarım ortaya çıkacaktı.”
“Bu yüzden ikizleri cezalandırdım.”
“Onları evin dışındaki müştemilata gönderdim.”
“Çocukluklarını ellerinden aldım.”
“Size yakın yaşamalarına izin vermedim.”
“Ve zamanla onların sizin kardeşleriniz olduğunu unutmanızı sağladım.”
Alessandro'nun gözleri doldu.
“Bunu nasıl yaptım?” diye fısıldadı.
Video devam etti.
“Sonra Matilda hayatımıza girdi.”
“Ve sizin üvey anneniz oldu.”
“Matilda'nın Enzo ve Serena adında iki çocuğu vardı.”
Marco kısa bir süre sustu.
“Enzo ve Serena da benim çocuklarımdı.”
Dante, Lorenzo ve Alessandro'nun yüzleri değişti.
“Onlar sizin baba bir kardeşlerinizdi.”
“Matilda onların annesiydi.”
“Freya ise sizin annenizdi.”
“Fakat hepinizin babası bendim.”
Lorenzo başını yavaşça kaldırdı.
“Yani... Enzo ve Serena da bizim kardeşimiz.”
Marco'nun sesi duyuldu.
“Evet.”
“Onlara da diğerlerinden farklı davranmadım.”
“Onları korudum.”
“Onlara istediklerini verdim.”
“Fakat Mateo ve Sofia'ya aynı şeyi yapmadım.”
Marco kısa bir süre sustu.
“Çünkü onları kendi suçumun hatırlatıcısı olarak gördüm.”
“Onlara yapılan haksızlıkları gördüm.”
“Bazen engelleyebilirdim.”
“Ama engellemedim.”
Dante'nin yüzü gerildi.
Marco devam etti.
“Bir gün Sofia'nın kırmızı ayakkabılara baktığını gördüm.”
“Çok istiyordu.”
“Onu çalıştırdım.”
“Çiftlikte iş yaptırdım.”
“Sonra söz verdiğim şeyi yine vermedim.”
“Bunu neden yaptığımı hâlâ bilmiyorum.”
“Belki de kendi suçumun ağırlığını başkalarına yüklemeye alışmıştım.”
Dante gözlerini ekrandan ayıramıyordu.
Marco devam etti.
“Yıllar boyunca Mateo ve Sofia'nın hakkı olan mirası da kontrol ettim.”
“On sekiz yaşlarına geldiklerinde onlara gerçekleri anlatmak yerine yine sustum.”
“Onlara seçim hakkı vermedim.”
“Hayatlarını ben belirledim.”
“Ne okuyacaklarına karıştım.”
“Ne yapacaklarına karıştım.”
“Kim olacaklarına bile karar vermeye çalıştım.”
Lorenzo yavaşça başını salladı.
“Bu yüzden mi?”
Marco'nun sesi yeniden duyuldu.
“Evet.”
“Çünkü onları özgür bırakırsam bir gün gerçeği bulacaklarını biliyordum.”
Üç kardeş sessizleşti.
Marco kameraya biraz daha yaklaştı.
“Şimdi size geliyorum.”
“Dante.”
Dante başını kaldırdı.
“Sen en büyüklerindensin.”
“Yıllarca ailenin sorumluluğunu taşıdığını düşündün.”
“Ama kardeşlerini korumak yerine benim anlattığım yalana inandın.”
Dante'nin gözleri doldu.
“Lorenzo.”
Lorenzo nefesini tuttu.
“Sen her zaman gerçekleri belgelerde aradın.”
“Ama kendi evinin içindeki gerçeği hiç sorgulamadın.”
Lorenzo gözlerini kapattı.
“Alessandro.”
Alessandro'nun yüzündeki ifade değişti.
“Sen uzaklaştın.”
“Amerika'ya gittin.”
“Hayatına devam ettin.”
“Döndüğünde de sana anlattığım hikâyeye inandın.”
Marco başını eğdi.
“Üçünüz de benim sözlerime güvendiniz.”
“Ve bu yüzden iki kardeşinizi kaybettiniz.”
Dante'nin sesi titredi.
“Biz onları kaybetmedik...”
Lorenzo ona baktı.
Dante devam edemedi.
Marco son kez konuştu.
“Mateo ve Sofia sizin kardeşleriniz.”
“Freya'nın çocukları.”
“Benim çocuklarım.”
“Enzo ve Serena da benim çocuklarım.”
“Onların annesi Matilda.”
“Fakat hepiniz aynı babadan geliyorsunuz.”
“Aranızdaki fark kan değildi.”
“Benim yalanlarımdı.”
Video birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Marco son sözlerini söyledi.
“Size bırakacağım en büyük miras para değil.”
“Toprak değil.”
“Ev değil.”
“Gerçek.”
“Bu gerçeği öğrendikten sonra ne yapacağınız size kalmış.”
“Fakat bir yıl boyunca onlarla birlikte çalışmanızı istiyorum.”
“Çiftlikte.”
“Yan yana.”
“Onların yıllardır yaptığı işleri yapın.”
“Onların yaşadığı hayatı biraz olsun görün.”
“Çünkü onları anlamadan kendinizi de anlayamazsınız.”
Marco kameraya baktı.
“Belki bir gün beni affetmezsiniz.”
“Belki Freya'yı kaybettiğiniz için bana öfkelenirsiniz.”
“Buna hakkınız var.”
“Ama artık suçu yanlış yerde aramayın.”
Ekran karardı.
Video sona erdi.
Kimse bir süre konuşmadı.
Dante hâlâ ekrana bakıyordu.
Lorenzo gözlerini yere indirmişti.
Alessandro ise başını öne eğmişti.
Sonunda Dante konuştu.
“Annem...”
Sesi kırıldı.
“Annemin ölümünden onları sorumlu tuttuk.”
Lorenzo yavaşça başını salladı.
“Bize anlatılan her şeye inandık.”
Alessandro sandalyesine çöktü.
“Ve onlar yıllarca bunu tek başlarına yaşadı.”
Kapı açıldı.
Mateo ve Sofia içeri girdi.
İkisi de abilerinin yüzüne baktı.
Sofia önce tableti fark etti.
“Videoyu izlediniz.”
Kimse cevap vermedi.
Mateo'nun bakışları Dante'ye döndü.
“Ne söyledi?”
Dante ayağa kalktı.
İlk kez kardeşlerinin karşısında başını eğdi.
“Annenizin ölümünden sizin sorumlu olmadığınızı söyledi.”
Sofia'nın yüzü değişmedi.
“Bunu zaten biliyorduk.”
Dante yutkundu.
“Ben bilmiyordum.”
Sofia ona baktı.
“Şimdi biliyorsun.”
Lorenzo araya girdi.
“Bunca yıl size yaptıklarımız için...”
M
Yorumlar
- Ahu Başar: babaların söyledikleri çok ağır keşke kendini savunmayı düşünseydin
- Ahu Kuzu: çok acı bir itiraf ama her şey gün yüzüne çıkacak gibi
- Ayşe kibritci: artık uzun bir yol alışınız var umarım birbirinize destek olursunuz
- Meloş: Keşke bu gerçeği öğrenseydiniz daha önce böyle daha acı oldu
- Sevgi Korkmaz: dante biraz daha sorumlu olabilirdin bu kadar üzülmene gerek yoktu