Geçmişin Sesi
Nazan okuldan ayrıldıktan sonra hayatı sessizleşti.
Yeni okuluna başladı.
Yeni insanlar tanıdı.
Ama eski okulunda yaşananlar aklından tamamen çıkmadı.
Özellikle Filiz.
Bir zamanlar en yakın arkadaşı olan kişinin aslında onu hiç gerçek anlamda sevmediğini öğrenmek bu kadar kolay değildi.
Kaan ise Nazan'ın yokluğunu her gün biraz daha hissediyordu.
Üç gün boyunca beklemişti.
Sonra Nazan gelmişti.
Ama geldiği gün her şey bir anda dağılıp gitmişti.
Kaan, Nazan'ın neden bütün sırlarını gün ortaya çıkardığını anlamaya çalışıyordu.
Bunun cevabını ise aylar sonra öğrendi.
Bir gün Nazan'a eski okulundan bir mesaj geldi.
Mesajda tek bir cümle vardı.
"Merhaba Nazan."
Nazan'ın eli telefonda dondu.
Mesajın altında isim yoktu.
Kim göndermişti.
Ve daha önemlisi, gönderen kişi Jale miydi?
Nazan mesajı tekrar okudu.
Bir şeylerin hâlâ tamamlanmadığı hissediyordu.
Hâlâ.
Eski okulda herkes kendi hayatıyla uğraşmaya başlamıştı.
Filiz artık eskisi gibi değildi.
Nazan'ın gidişinden sonra çevresindeki insanlarınxona bakışı değişmişti.
Bir zamanlar başkalarının sırlarının konuşan Filiz, artık kendi ailesinin sırlarını konuşulduğunu görüyordu.
Sibel ve Murat'ın ilişkisi de eski rahatlığında değildi.
Jale ise Nazan'a söylediklerinden sonra kendisini Filiz ve Sibel'den uzaklaştırmıştı.
Bir gün Jale, Nazan'a uzun bir mesaj gönderdi.
Özür diliyordu.
Nazan mesajı bir kaç kez okudu.
Cevap vermeden uzun süre düşündü.
Sonunda yalnızca şunu yazdı.
"Neden benden özür diliyorsun? Arkadaşlarınla benim hakkımda dalga geçerken iyiydi."
Jale bu mesajı okuyunca kırıldı çünkü yapmıştı.
Ama ona da cevap vermeliydi.
Jale'nin mesajı açıklayıcı oldu.
"Çünkü onlar popüler ve ben de onlarla arkadaşlığımı bozmamak için yapmıştım. Şimdi fazlasıyla pişmanım."
Nazan o cümleye uzun süre baktı.
İnsanların bazen kötü oldukları için değil, doğru olanı yapmaya cesaret edemedikleri için de yanlış seçimler yaptığını ilk kez o zaman düşündü.