Keşfet

Yarım Kalan Bir Hikâye

Üç Gün Bekle

Aylar geçti.

Nazan ve Kaan birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışmıştı.

Geçmişte yaşananların hiçbirini unutmadılar.

Ama artık geçmiş, onları yönetmiyordu.

Kaan bir gün Nazan'ı daha önce birlikte gitmedikleri bir kafeye götürdü.

Nazan bunun sıradan bir buluşma olduğunu sanıyordu.

Fakat Kaan'ın davranışlarında farklı bir şey vardı.

Bir süre konuştular.

Sonra Kaan, yıllar önce söyleyemediği bütün cümleleri hatırladı.

"Üç yıl önce seni ilk gördüğümde hemen tanıdım," dedi.

Nazan gülümsedi.

"Ben seni tanımamıştım."

"Biliyorum."

İkisi de güldü.

Sonra Kaan, Nazan'a evlenme teklifi etti.

Nazan hiç beklemediği bir anda geçmişteki o güne geri döndü.

Üç yıl önce okuldan çıkarken Kaan'ın peşinden geldiği günü düşündü.

O gün her şey bitmiş gibi görünüyordu.

Oysa aslında hayat, onların hikayesine sadece ara vermişti.

Nazan teklifi kabul etti.

Ve o an, yıllar önce söylediği sözün gerçek anlamını anladı.

"Üç gün bekle."

Kaan gerçekten beklemişti.

Ama yalnızca üç gün değil.

Yıllarca.

Nazan hayatına baktığında çok şey kaybettiğini düşündü.

Eski hayatını.

Eski arkadaşlıklarını.

Eski güvenini.

Fakat bazı kayıpların başka kapılar açtığını da artık biliyordu.

Filiz'i affetmek zorunda değildi.

Geçmişi silmek zorunda değildi.

Vedat'ın yaptıklarını unutmak zorunda değildi.

Sadece geçmişin geleceği belirlemesine izin vermemeliydi.

Kaan'ın yanında dururken yüzünde küçük bir gülümseme olmuştu.

Üç yıl önce okulun kapısından çıkarken yalnız olduğunu düşünmüştü.

Şimdi ise aynı hayatın bambaşka bir sayfasındaydı.

Ve hikâyenin sonunda Nazan'ın aklına tek bir şey vardı:

Bazı insanlar hayatınıza zamanında girmez.

Ama gerçekten sizin hikâyenizde yerleri varsa, hayat onları bir gün yeniden karışınıza çıkarır.

Nazan'ın hikâyesi üç gün ile başlamıştım

Ve belki de en güzel tarafı şuydu:

Bazı hikâyeler bittiğinde değil, yarım bırakıldığında güzelleşir.

SON