Keşfet

İTİRAF VE YÜZLEŞME (DEVAM)

Uzak Bir Sızı

YEDİNCİ BÖLÜM: İTİRAF VE YÜZLEŞME (DEVAM)

Aslı’nın o sert ve kararlı cümlesi balkonda yankılandı:

"Beni Murat'ın yanına götür."

Baran bu istekle sarsılsa da başını yavaşça salladı:

"Tamam..." dedi kısık bir sesle. "Götüreceğim."

Ertesi gün, sabahin en erken saatlerinde, henüz güneş konak tepelerine yeni yeni vururken Baran yola çıktı. Murat’ın bulunduğu yere gittiğinde, iki adam yılların öfkesini, yanlış anlamalarını ve acılarını bir kenara bırakıp karşı karşıya geldi. Baran, Murat’ın gözlerinin içine baktı ve o gün yaşananların gerçeğini, tek bir kelimeyi bile saklamadan döktü ortaya:

"Seni öldürmek istemedim Murat... Gerçekten istemedim. Evet, o gün her şeyi önleyebilirdim ama yapmadım, neden biliyor musun? Çünkü Rüya’nın öldüğünü sanıp senden uzaklaştığını düşündüm. Kendi ruhumu senin yerine koydum, seni o acıyla baş başa bıraktım... Beni anla."

Murat, Baran’ın bu dürüst ve pişmanlık dolu itirafı karşısında derin bir nefes aldı. Baran devam etti, sesi çatlayarak:

"Ben de Aslı’nın öldüğünü sandım, o mezarlıklara gittim, toprağına sarılıp ağladım... Ben seni niye öldürmek istedim biliyor musun Murat? Aslı senin yüzünden... Yıllardır sen onu kaçırdın, ben onun öleceğini düşündüm. Aslında Aslı ölmemişti ama ben de yaşamıyordum ki... Kim yaşamış, kim ölmüş o an o acıyla düşünemiyordum bile."

Bu sarsıcı konuşmanın ardından Murat, Baran’ın o pişman halini, gözlerindeki o büyük yıkımı gördü. İçindeki öfke yavaşça eridi ve Baran’ı affetti. Murat, pişmanlıkla başını sallayıp ondan özür diledi:

"Ben Aslı’yı herkesten korumaya çalıştım... Ama onu korumaya çalışayım derken öyle yanlış bir yola sapmışım ki, her şeyi mahvettim."

Baran, Murat’ın bu itirafından sonra derin bir soluk aldı ama aklındaki o tek gerçeği dağ gibi önüne koydu:

"Biliyorum... Ama Aslı seni sevmiyor, Baran"

Murat, Baran’ın gözlerindeki o derin çaresizliği ve aşkı gördü; artık ona saygı duymaktan başka çaresi kalmamıştı. Baran, tam kapıdan çıkarken Murat’a son bir şey rica etti:

"Sakın... Sakın hiçbir şeyi Aslı’ya anlatma. Onunla olan konuşmalarımızdan, hiçbir şeyden haberi olmasını istemiyorum. O saf kalsın."

O sırada konakta...

Aslı uyanır uyanmaz, Murat’ı göreceğini düşünerek kalbi göğsüne sığmaz bir heyecanla ayaklandı. Hemen hazırlandı, üzerini giyindi ve büyük bir ümitle Baran’ın odasına koştu. Kapıyı çaldı, ardı ardına vurdu ama içeriden ses gelmedi. Kapıyı yavaşça araladığında odanın boş olduğunu, Baran’ın çoktan çıkıp gittiğini gördü.

Aslı, odanın ortasında kalakaldı. İçini kaplayan o ani boşlukla fısıldadı:

"Nerede ki bu şimdi... Nereye gitti?"