Keşfet

BÖLÜM 1

UZAY OYUNLARI SAKİNLERİ

Mustafa, bilgisayar

mühendisliğini okumuş kurumsal bir iş yerinde çalışmaya başlamıştı.

       Zehra, anaokulu öğretmenliğini okumuş özel bir kurumda

öğretmenlik görevini yerine getiriyordu.

       Salih, yıllarını polislik mesleğine vermiş ve emekliğe

ayrılmıştı ve bu şekilde emekliliğin keyfini çıkarıyordu.

       Tülay, kadın kuaförüydü ve işinde başarılı bir kuafördü.

       Zafer, liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavlarına girmiş

ve başarılı olmuştu. Hukuk fakültesini okuyacaktı ve bundan dolayı çok

mutluydu.

       Kemal, üniversite de öğretim görevlisiydi ve başarılı bir

yazardı.

       Selin, özel bir televizyon kanalında haber sunuyordu.

       Yavuz, kurumsal bir işyerinde müdürdü.

       Bu sekiz kişinin ortak bir özelliği vardı. O da bilim kurgu

oyunlarında birinci olmalarıydı. Ayrıca bu kişiler birbirlerini hiç

tanımıyorlardı.

       Bu kişiler günlük işlerini yapıp geri döndüklerinde

kapılarının önlerinde birer mektup buldular. Mektupta şöyle yazıyordu:

       ‘Hazır mısınız?’

       Mektup kendilerine niçin gelmişti ve anlatılmak istenen neydi.

Kendilerine gelen bu mektuptan dolayı tedirgin olmuş, bu tedirginlikle beraber

evlerine girip yatmışlardı.

       Yatmışlardı ama kafalarındaki sorular yüzünden uykuları

kaçmıştı. Bu mektubu kim veya kimler göndermiş olabilirdi. Kafalarındaki bu

sorular uykularını kaçırmıştı ama uyumak zorundaydılar. Çünkü ertesi günü

onları zorlu bir gün bekliyordu.

       Yapacakları tek şey şuydu, kendilerini uykunun kollarına

bırakmak. Böyle uykusuz kalırlarsa ertesi günü girecekleri uluslar arası uzay

oyunlarında başarısız olabilirlerdi.  Bu

yüzden kendilerini zorla da olsa uykunun kollarına bıraktılar.

       Ertesi gün uykularını tam olarak almadan kalkmak zorunda

kaldılar.  Çünkü sabahın erken

saatlerinde kapıları hızlı hızlı çalıyor, susmak bilmiyordu.

       Onlar teker teker kapılarını ne oluyor dercesine açtıklarında

gördükleri manzara karşısında adeta donup kaldılar. Karşılarında elleri

silahlı, tepeden tırnağa siyahlar giyinmiş, bir takım adamlar vardı ve bu

adamlar hangi dilde konuştukları belli olmayan bir dille konuşuyorlardı. Ayrıca

siyah gözlük takıyorlardı.

       Onların niçin kapılarının önünde durduklarını bilmedikleri

için korku içerisindeydiler. Adamlar ne yerlerinden canlanıyor, ne de

ağızlarını açıp konuşuyorlardı.

       Uzay oyunları tutkunları tam ağızlarının açıp konuşacaklardı

ki siyah giyimli adamlar parmaklarıyla sus işareti yapıp onları susturdular.

Ardımızdan peşimizden gelin dercesine el hareketi yapıp geri döndüler.

       Onların hareketleri karşısında ne yapacaklarını bilemedikleri

için bir süre öylece kalakaldılar. Ardından geri dönüp eve girecekleri sıra

siyah giyimli adamlar arkalarına dönmeden sanki önlerini görüyormuş gibi

hareket edip yanlarına geldiler. Yine arkalarını dönmeden ellerini geri

döndürüp bu sekiz kişinin yakalarından kendi evlerine girmelerine engel

oldular.

       Onların el hareketleri adeta hipnoz etkisi meydana getirmişti.

O yüzden istemsiz bir şekilde hareket edip o adamların peşinden munis bir kedi

gibi yol aldılar.

       Evlerinden aşağıya indiklerinde kapılarının önünde simsiyah

bir araba vardı. Arabaların camları bile simsiyahtı. Öyle ki arabalarda tek bir

beyazlık yoktu.

       Arabanın önüne geldiklerinde onları korkularından ödlerini

patlatacak birileri bekliyordu. Öyle ki gördükleri adamlar iki buçuk metre

boyunda, sakalları göbeklerine kadar uzun, ayakları eğri büğrü, burunları

sivrice, göz yuvarları simsiyah ve öne doğru çıkmış bir şekilde, kulakları yok

denecek kadar küçük ve yüz hatlar ise yara bere içerisindeydi.

       Onları görünce korku içerisinde gerisin geriye kaçmak

istediler ama bu seferde o korkunç görünümlü adamlar onları tutup zorla arabanın

içine bindirdiler. Ardından onları bilinmeyen bir yere doğru götürdüler. Arabanın içindeyken korku içerisindeydiler. Acaba

kendilerini nereye götürüyorlardı. Kendilerine ne yapacaklardı. Yoksa

öldürecekler miydi? Ama onlar kendilerini kaçıranları tanımıyorlardı ki, o

yüzden niçin kendilerini öldürsünlerdi. İşte bu şüpheler içerisinde arabanın

içinde bilinmeze doğru yol alıyorlardı.

Yorumlar

  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Ece kaplan: onca uykusuz kaldıktan sonra kapının bu kadar hızlı çaldığını görmek tuhaf
  • Kayra kendi: Bu sahne çok ilginçti mektubun arkasında gizem var gibi görünüyor
  • Zeynep Avcı: Mavi çantalarla o araba neden orada acaba bir plan mı var duygusu