BÖLÜM 3
Kemal, onların sözleri karşısında kahkahayı atarak:
‘Niye hayret ediyorsunuz ki, ben sonuçta öğretim görevlisiyim. Bunları bilmem benim için doğal bir durum’ dedi.
Kaptan, onların sözünü keserek Kemal’e:
‘Mademki bunları biliyorsun, sizi neden kaçırdığımızı anlamışsındır’ dedi.
Kemal, Kaptana dönerek:
‘Evet, sizi anlıyorum. Zaten biz Türkler olarak Sirius Yıldızının büyük bir önemi var’ dedi ve sözüne şöyle devam etti: ‘Burada anlatılanlar sadece bir yıldızın özellikleri ve gizemi değil bu Yıldızın ne zaman ve kimler tarafından da bilindiğini de saptayabilmektir. Türklerin Barbar bir kavim olarak tarihe geçirenlere verdiğimiz bir cevap olmalıdır. Türk Mitolojisinde sık sık geçen Kurt ve Kurt’un yol göstericiliğinden bahsettikten sonra şunu da belirtelim ki bahsedilen Sirius Yıldızı Türk Damgalarında Kurt Başı ile temsil edilirdi ve Çin kaynaklarında nereden geçtiği pek bilinmeyen “Göksel kurt” ifadesi bulunmaktadır dedikten sonra Türklerin bu yıldızı yüzyıllardan beri tanıdığını kanıtlamış oluyoruz’ dedi haykırırcasına.
Selin, Kemal’i dinledikten sonra:
‘Sirius Yıldızını bende duymuş, hatta bazı bilgiler edinmiştim. Buna rağmen varlığına inanmıyordum, ta ki sizi görene kadar’ dedi Kaptana bakarak.
Kaptan, Selin’i dinledikten sonra ona:
‘Bize bildiklerini anlatır mısın’ deyince Selin:
‘Gece gökyüzünün en parlak yıldızı olan Sirius, özellikle Ufocu safsatalarında başrolü oynuyor. Bunun sebebi ise gökyüzünde çok parlak bir şekilde rahatça görülebilmesi ve bu parlaklığın “çok çok yakın” algısı uyandırması. Halbuki Sirius, 8.6 ışık yılı mesafe ile Güneş’e yakınlık bakımından yedinci sıradaki yıldız.Parlaklığı nedeniyle çok dikkat çekici olduğu için, Ufohikâyelerinde insanları inandırabilmek adına bolca kullanılıyor. Benzer biçimde, Vega, Betelgeuse gibi yıldızlar da parlak ve dikkat çekici olduklarından benzer uydurma hikâyelere konu ediliyorlar.Kış aylarında doğrudan göze çarpan Sirius, Orion (Avcı) Takımyıldızını takip eden CanisMajor (Büyük Köpek) takım yıldızının alfa yıldızı. Ufka daha yakın bir konumda yer alıyor. Avcının kemerinde yan yana dizilmiş olan 3 yıldızın (Alnitak, Alnilam ve Mintaka) hemen arkasından gelir’ dedi. Onları bilgilendirmek için.
Aralarında konuşurken Kaptanın yardımcısı koşarak geldi ve üzerlerine doğru büyük bir gemi geldiğini haber verdi. Kaptan haberi alır almazgüç kalkanlarının açılması ve bütün mürettebatın çarpışma için hazır olmalarını istedi.
Kaptan, mürettebatın hazır olmasından sonra kaptan koltuğuna geçip karşı taraftaki gemiyle irtibata geçilmesi emrini verdi. Kaptan kamarasında bulunan ve bu işle uğraşan Yan, karşı tarafla irtibata geçti. Az sonra karşı tarafın kaptanı büyük ekranda göründü.
Kaptan, onu görünce sinirle dişlerini gıcırdattı. Ardından ona:
‘Yam, sen ha! Sana karşıma çıkma demedim mi? Hem söyle bana senin bizimle alıp veremediğin ne?’ diye sordu.
Karşı tarafın kaptanı bu soruya kahkahayla cevap verdi. Gülmesi bitince aniden ciddileşti ve kaptana:
‘Sam, babamın cici oğlu’ dedi, asabi bir suratla.
‘Yam, neden bize ihanet edip Sirius B gezegenine iltica ettin ha’ dedi ve yüzünü ekşiterek ‘Senin yüzünden babamyataklara düştü. Neden bunu bize reva gördün, neden?’ dedi Kaptan Sam, bağırarak:
‘Neden olacak senin yüzünden’ dedi Kaptan Yam.
Bu sözü duyan Kaptan Sam, şaşkın bir ifadeyle:
‘Benim yüzümden mi? Ama ben sana ne yaptım ki, benim yüzümden olsun?’ dedi.
‘Birde nedenini soruyor’ dedi Kaptan Yam, kızgın bir ifadeyle ‘Babam küçüklüğünden beri hep seni kolladı. Benim isteklerimi hep hiçe saydı. Hatta Gore’yi istemeye gitmemize bile izin vermedi’ dedi kızarak.
Kaptan Sam, eşinin ismini kardeşinin ağzından duyunca sinirlendi ama bunu belli etmedi.
Kardeşinin ısrarla eşinin ismini söylemesi üzerine artık sinirlerine hâkim olamadı ve ona:
‘Yam, sende biliyorsun ki biz onunla birbirimizi deliler gibi seviyorduk. Buna rağmen sen ne yaptın hep yolumuzu kestin. Benim onu sevdiğimi bile bile onu istemeye cüret ettin. Eğer babam engel olmasaydı bizi sonsuza dek ayırmış olacaktın’ dedi bağıra bağıra konuşarak.
‘Sam, babamın yüzünden hep seni kıskandım. O hep iyi ve güzel işleri sana yaptırır kötü işleri ise bana yaptırırdı. Gore’yi ilk ben görmüş ve âşık olmuştum. Ona her gidişimde beni reddediyor, ‘Bir daha karşıma çıkarsan kardeşlerime söyler seni doğduğuna pişman ettiririm’ diyordu. Hatta bunu yaptı bile. Onu en son gördüğümde kardeşleriyle beraber gelmişti. Onlar herkesin gözü önünde beni rencide ettiler. Bende bunun üzerine ondan intikam almak için her yolu denedim ama ondan yine kurtulamadım. Sevgili kardeşimle o birbirleriyle sevgili olmuşlar bana nispet eder gibi. İkinizi yan yana görünce kıskançlık damarım ve intikam alma duygum iyice arttı. Bunun üzerine babamdan ve sizden intikam almak için Sirius B gezegenine iltica ettim’ dedi Yam.
‘Neden Gore’yi sevdiğini bana söylemedin. Söyleseydin ondan uzak dururdum’ dedi Sam.
‘Sam, ah Sam! Biliyor musun çok safsın. Eğer söyleseydim. İntikam alma duygum yok olurdu. Bende onunla beraber yok olurdum’ dedi ve bağlantıyı kesti. Bağlantı kesilir kesilmez karşılıklı ateşler başladı. Yarım saat süren çarpışmadan sonra Yam’ın gemisi büyük bir gürültüyle patlayıp yok oldu. O gemi patlarken içlerinden Yam ve birkaç mürettebat kurtulmayı başarmışlardı.
Çarpışmanın ardından Kaptan Sam, makine dairesiyle irtibata geçerek onlara:
‘Ben Kaptan Sam, bana gemi hasarı hakkında bilgi verin’ dedi tok bir sesle.
Kaptanın emri üzerine makine dairesi başkanı Som:
‘Ben makine dairesi başkanı Som, geminin bilgisayar sistemlerinden herhangi bir sıkıntı yok. Yalnız ikinci bir karşılaşmayı kaldıramayız kaptan’ dedi Som.
‘Ben atlama hızını ayarlayan Tam, atlama hızı hasar görmüş kaptan. O yüzden normal hızla gitmek zorundayız. Bu da gezegenimize zamanında ulaşamayacağız demektir’ dedi atlama hızını ayarlayan Tam.
Yorumlar
- Emre Efe: İkna edici bir şekilde ilerliyor ama dikkat et
- Ruskoavo Turk: Neler olacak merak ediyorum
- Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
- Ahmet Poyraz: Savaş sonrası kaptan samin durumu endişe verici Umarım çabuk toparlanırsınız
- Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
- Feride Vatan: yamla olan bu durum daha da karmaşık hale geliyor