Keşfet

# 2. BÖLÜM — GRİ SİSİN FISILTISI

"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"

# 2. BÖLÜM — GRİ SİSİN FISILTISI

Sis üzerlerine doğru ilerledi.

Aleric birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Ne yapacağını bilmiyordu. Ayaklarının dibine kadar ulaşan gri duman, toprağın rengini yavaş yavaş yok ediyordu.

“Ne yapacağız?” diye sordu.

Morrgan kılıcını indirdi ama elinden bırakmadı.

“Ejderhaya.”

Aleric ona baktı.

“Ejderhaya mı?”

“Evet.”

“Ben ejderha kullanmayı bilmiyorum.”

Morrgan kaşlarını çattı.

“Senden ejderha kullanmanı isteyen yok. Üzerine çıkman yeterli.”

“Bence aradaki fark düşündüğün kadar küçük değil.”

Morrgan ona kısa bir bakış attı.

“Sonra tartışırız.”

Arkasını dönüp ejderhaya doğru koşmaya başladı.

Aleric'in başka seçeneği yoktu. Peşinden gitti.

Sis arkalarından hızla geliyordu. Birkaç adım sonra Aleric, ayaklarının altındaki toprağı bile doğru düzgün hissedememeye başladı.

“Kitap?”

Cevap gelmedi.

Aleric kolunun altındaki kitabı daha sıkı tuttu.

“Hey. Şimdi sessiz olmanın sırası değil.”

Sayfalar kendi kendine açıldı.

Kitabın sesi bu kez çok daha alçaktı.

“Gözlerini kapat.”

Aleric koşmaya devam etti.

“Neden?”

“Çünkü görmek istemeyeceğin şeyler var.”

Aleric'in içi ürperdi.

Tam gözlerini kapatacakken sisin içinden bir ses duydu.

“Aleric...”

Adımları yavaşladı.

Ses tekrar geldi.

“Aleric...”

Aleric istemsizce arkasına baktı.

“Beni biri mi çağırdı?”

Kitap bir anda bağırdı.

“SAKIN!”

Aleric irkildi.

“Ne?”

“Cevap verme!”

“Kim olduğunu bile bilmiyorum!”

“Ben de bilmiyorum.”

Aleric bir an durdu.

Kitap da sustu.

Sonra alçak bir sesle ekledi:

“Ve bu hiç hoşuma gitmiyor.”

“Morrgan!”

Morrgan çoktan ejderhanın yanına ulaşmıştı.

“Aleric!”

Aleric tekrar koşmaya başladı.

Morrgan elini uzattı.

“Çabuk!”

Aleric elini tuttu. Morrgan onu ejderhanın üzerine çekti ve hemen ardından kendisi de bindi.

“Tutun!”

“Ne tutayım?”

Ejderha kanatlarını açtı.

Aleric'in yüzü bir anda bembeyaz oldu.

“Şunu önceden söyleyebilirdin!”

Ejderha havalandı.

Aleric refleksle Morrgan'ın pelerinine tutundu.

“Bırakma!” diye bağırdı Morrgan.

“Zaten bırakmayı düşünmüyorum!”

Ejderha yükseldikçe aşağıdaki gri sis daha da genişliyordu.

Toprak, kayalar, ağaçlar...

Hepsi birkaç saniye içinde aynı renge dönüşmeye başladı.

Aleric aşağı baktı.

“Bu şey ne?”

Morrgan'ın yüzü sertleşti.

“Araf.”

“Daha önce de söyledin. Ama ne olduğunu söylemedin.”

“Çünkü kimse tam olarak bilmiyor.”

Aleric cevap verecekti ki kucağındaki kitap birden açıldı.

Sayfalarda harfler oluşmaya başladı.

**ZAMANSIZLIĞIN MÜHRÜ KIRILDI.**

Morrgan yazıyı görür görmez döndü.

“Hayır...”

Aleric ona baktı.

“Ne oldu?”

“Bu mümkün değil.”

Kitap konuştu.

“Gördün mü?”

Morrgan'ın gözleri kitaba çevrildi.

“Sen hâlâ konuşabiliyorsun.”

“Ne yazık ki.”

Aleric şaşkınlıkla kitaba baktı.

“Ne yazık ki mi?”

Kitap birkaç saniye sustu.

Sonra yeni bir cümle belirdi.

**İLK KAN DÖKÜLECEK.**

Morrgan'ın yüzündeki ifade değişti.

“Bu yazı...”

“Tanıyor musun?” diye sordu Aleric.

Morrgan cevap vermedi.

Uzakta gökyüzünün altında küçük ışıklar belirdi.

Sonra bir tane daha.

Sonra onlarcası.

Morrgan gözlerini kıstı.

“Saf Güç.”

Aleric'in içi sıkıştı.

“Onlar kim?”

“Bizi bulmuşlar.”

Kitap sayfalarını hızla çevirdi.

“Ve seni de.”

Aleric kaşlarını çattı.

“Beni neden arasınlar?”

Sayfanın ortasında yeni kelimeler oluştu.

**MÜHRÜ TAŞIYAN.**

Aleric yazıya baktı.

“Ben mühür taşımıyorum.”

Kitap cevap vermedi.

Aleric bu kez daha sert konuştu.

“Kitap?”

Sayfa kendi kendine çevrildi.

“Artık taşıyorsun.”

Morrgan araya girdi.

“Kitabı bırakma.”

Aleric ona döndü.

“Neden?”

Morrgan birkaç saniye sustu.

“Çünkü...”

Sözünü tamamlayamadan ejderha birden yana doğru savruldu.

Aleric neredeyse düşüyordu.

“Ne oluyor?!”

Morrgan ejderhanın boynuna tutundu.

“Aşağı bakma!”

Ama Aleric çoktan bakmıştı.

Gri sisin içinden siyah bir şekil yükseliyordu.

Ne olduğunu seçemiyordu.

Sadece büyüyordu.

Ve onlara doğru geliyordu.

Aleric kitabı açtı.

“Sen bunu biliyor musun?”

Kitap sessizdi.

“Konuş.”

Cevap yoktu.

Aleric'in eli kitabın kapağında kaldı.

“Bana yardım edeceğini söylemiştin.”

Sayfalar yavaşça hareket etti.

Tek bir cümle belirdi.

**HENÜZ BİTMEDİ.**

Aleric'in kalbi hızlandı.

“Ne bitmedi?”

Kitap cevap vermedi.

Morrgan önüne döndü.

“Hazır ol.”

Aleric ona baktı.

“Neye?”

Morrgan kılıcını tekrar çekti.

“Çünkü birazdan yere inmek zorunda kalabiliriz.”

Uzakta Saf Güç askerlerinin ışıkları artık çok daha yakındı.

Aşağıdaki gri sis ise yükselmeye devam ediyordu.

Aleric kitabı göğsüne bastırdı.

İlk kez buraya geldiğine pişman oldu.

Ama artık geri dönüp dönemeyeceğinden bile emin değildi.

Yorumlar

  • Aslı Kuş: hey aleric bu kadar ciddî bir durumda sessiz kalamazsın Harekete geç!
  • Ahmet Demir: Zamanla yarışıyorsun aleric Daha çok dikkatli olmalısın
  • Metin Mutlu: aleric cesaretini toplamadan böyle bir maceraya atılmamalıydı Dikkat et
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Canım içi yaa
  • İkbal Sürücü: Kalemine sağlık