# 27. BÖLÜM — RENKSİZ DÜNYANIN İLK TOHUMU
"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"
# 27. BÖLÜM — RENKSİZ DÜNYANIN İLK TOHUMU
Kızıl Hisar'ın burçlarında rüzgâr kesilmişti.
Aşağıdaki şehir sessizdi.
Aleric, karşısında duran Morrgan'a baktı.
Tacını çıkarmıştı.
Kılıcı hâlâ belindeydi.
Ama ilk kez ikisi de onun bir prenses olduğunu düşünmeden konuşuyordu.
Aleric bir adım attı.
“Biliyor musun?”
Morrgan ona baktı.
“Ne?”
“Belki de yeni bir renk bulmamız gerekmiyor.”
Morrgan kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Beyaz olmak zorunda değiliz.”
Aleric kitabı kaldırdı.
“Kırmızı da olmak zorunda değiliz.”
Bir an durdu.
“Gri de.”
Morrgan sessizce onu dinliyordu.
“Belki de bütün mesele, kendimize bir renk seçmek değildir.”
“Peki ne?”
“Kendi kararımızı verebilmek.”
Morrgan'ın bakışları yumuşadı.
“Renksiz bir dünya mı?”
Aleric hafifçe gülümsedi.
“Belki.”
Sonra ekledi:
“En azından kimsenin bize ne olmamız gerektiğini söylemediği bir dünya.”
Morrgan birkaç saniye düşündü.
“Böyle bir dünya kurmak kolay değil.”
“Biliyorum.”
“İnsanlar yine renkler bulur.”
“Muhtemelen.”
“Yine taraf seçerler.”
“Kesin.”
Morrgan hafifçe güldü.
“O zaman neden uğraşalım?”
Aleric omuzlarını silkti.
“Çünkü birilerinin başlaması gerekiyor.”
Kitabın kapağı hafifçe kıpırdadı.
Aleric ona baktı.
“Sen de şimdi bir şey yazma.”
Kitap kendi kendine açıldı.
Sayfanın ortasında tek bir cümle belirdi.
**RENKSİZLİK, BOŞLUK DEĞİLDİR.**
Aleric yazıya baktı.
“Peki nedir?”
Yeni bir satır oluştu.
**SEÇİM YAPMADAN ÖNCEKİ ALAN.**
Morrgan kitabın üzerine eğildi.
“Bunu sevdim.”
Aleric şaşırdı.
“Bugün ikinci kez kitabı övdün.”
“Şımarma.”
Aleric güldü.
Tam o sırada burcun aşağısından bir hırıltı duyuldu.
İkisi de aynı anda döndü.
Morrgan'ın ejderhası karanlığın içinden çıktı.
Büyük başını kaldırıp Aleric'e baktı.
Aleric bir an yerinde kaldı.
“Bana hâlâ kızgın mı?”
Morrgan kaşını kaldırdı.
“Sana neden kızgın olsun?”
“İlk karşılaştığımızda beni yemeye çalıştı.”
“Hatırlatmasan da olur.”
Ejderha birkaç adım yaklaştı.
Aleric elini yavaşça uzattı.
Bu kez hayvan geri çekilmedi.
Başını Aleric'in eline doğru eğdi.
Aleric şaşkınlıkla Morrgan'a baktı.
“Bu iyi bir şey mi?”
Morrgan hafifçe gülümsedi.
“Sanırım.”
Aleric ejderhanın başına dokundu.
“Tamam.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Anlaştık.”
Morrgan başını iki yana salladı.
“Onunla anlaşma yaptığını sanma.”
“Neden?”
“Çünkü hâlâ senden hoşlanıp hoşlanmadığına karar vermedi.”
Aleric elini çekti.
“Ben de senden hoşlanıp hoşlanmadığıma karar vermedim.”
Morrgan ona baktı.
“Ne?”
Aleric hemen güldü.
“Ejderhandan bahsediyorum.”
Morrgan birkaç saniye ona baktı.
Sonra güldü.
“Bazen gerçekten sinir bozucusun.”
“Bunu daha önce de söyledin.”
“Çünkü değişmedin.”
“Sen de değişmedin.”
Morrgan'ın yüzündeki gülümseme kısa süreliğine kayboldu.
“Hayır.”
Şehrin uzaklarına baktı.
“Değiştim.”
Aleric sessiz kaldı.
Morrgan devam etti.
“Eskiden farklı olmak zorunda olduğumu düşünüyordum.”
“Şimdi?”
“Şimdi farklı olmanın kötü bir şey olmadığını biliyorum.”
Aleric başını salladı.
“Ben de.”
Tam o sırada Kızıl Hisar'ın altından derin bir ses yükseldi.
**GÜMMM.**
İkisi de sustu.
Ejderhanın başı bir anda yukarı kalktı.
Morrgan'ın eli kılıcına gitti.
Aleric kitabı açtı.
Sayfalar hızla çevrildi.
Ama hiçbir şey yazmadı.
“Kitap?”
Sessizlik.
Bir kez daha:
**GÜMMM.**
Bu kez taş duvarlar titredi.
Aleric'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Bu iyi değil.”
Morrgan gözlerini karanlık koridora çevirdi.
“Hayır.”
Kitabın sayfasında yavaşça tek bir cümle belirdi.
**İLK TOHUM ATILDI.**
Aleric kaşlarını çattı.
“Ne tohumu?”
Kitap cevap vermedi.
Morrgan kılıcını çekti.
“Bence bunu birazdan öğreniriz.”
Aleric kitabı kapattı.
“Yine mi aşağı ineceğiz?”
Morrgan ona baktı.
“Bu kez sen önden git.”
“Niye ben?”
“Çünkü kitabın sende.”
Aleric iç çekti.
“Bunun haksızlık olduğunu düşünüyorum.”
Morrgan yürümeye başladı.
“Şikâyetini sonra dinlerim.”
Aleric onun peşinden giderken kitabın kapağı hafifçe açıldı.
Sayfada son bir cümle daha belirdi.
**RENKSİZ BİR DÜNYA, RENKLERİ YOK ETMEZ.**
Aleric durdu.
Yeni kelimeler ortaya çıktı.
**ONLARA ARTIK HÜKMEDİLMEYECEĞİNİ ÖĞRETİR.**
Aleric yazıya baktı.
Sonra kitabı kapattı.
Morrgan çoktan merdivenlere ulaşmıştı.
“Aleric!”
“Geliyorum!”
Aleric hızla peşinden gitti.
Kızıl Hisar'ın altında bir şey yeniden uyanıyordu.
Ve yukarıda atılan küçük bir fikir,
aşağıdaki karanlıkta çok daha büyük bir şeyin kapısını açmıştı.