Keşfet

# 29. BÖLÜM — İLK TOHUM

"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"

# 29. BÖLÜM — İLK TOHUM

Kızıl Hisar'ın altında bir şey hareket ediyordu.

Aleric bunu artık sadece hissetmiyordu.

Sesini de duyuyordu.

Taşların arasından gelen uğultu duvarların içinde dolaşıyor gibiydi.

Morrgan kılıcını çekti.

“Bunu daha önce duydun mu?”

Aleric başını salladı.

“Hayır.”

Kitaba baktı.

“Sen?”

Kitap kapalıydı.

Aleric kaşlarını çattı.

“Harika.”

Morrgan ona baktı.

“Ne oldu?”

“Hiçbir şey söylemiyor.”

“Belki o da bilmiyordur.”

Aleric şaşkınlıkla ona baktı.

“Bunu senden duymak garip şekilde rahatlatıcı.”

“Ben de bunu söyleyeceğimi düşünmemiştim.”

Bir kez daha yer sarsıldı.

**GÜMMM.**

Duvarın küçük bir parçası kopup yere düştü.

Morrgan hemen geri çekildi.

“Tamam.”

Aleric ona baktı.

“Ne?”

“Bu normal değil.”

Aleric çöken taşlara baktı.

“Sonunda aynı fikirdeyiz.”

Morrgan kılıcının ucuyla yerdeki taşlardan birini itti.

Altında ince bir çizgi vardı.

Aleric hemen eğildi.

“Bekle.”

Elini taşın üzerine koydu.

Taş önce buz gibiydi.

Sonra bir anda ısındı.

Aleric elini hızla çekti.

“Bu taş...”

Morrgan yanına geldi.

“Ne olmuş?”

“Kitabın mührüne benziyor.”

Morrgan'ın yüzündeki ifade değişti.

“Emin misin?”

“Hayır.”

Morrgan ona baktı.

Aleric iç çekti.

“Tamam. Ama çok benziyor.”

Kitabı açtı.

Sayfalar kendi kendine çevrilmeye başladı.

Sonunda eski bir çizimde durdu.

Üç renk vardı.

Altın.

Kırmızı.

Gri.

Ama bu kez renklerin tam ortasında küçük, siyah bir nokta bulunuyordu.

Aleric kaşlarını çattı.

“Bu daha önce yoktu.”

Morrgan çizime yaklaştı.

“O ne?”

“Bilmiyorum.”

Morrgan ona baktı.

Aleric hemen ekledi:

“Evet, yine.”

Morrgan hafifçe gülümsedi.

“En azından farkındasın.”

Kitabın sayfasında yeni kelimeler belirdi.

**ÜÇ RENKTEN ÖNCE.**

Aleric yazıya baktı.

“Üç renkten önce ne vardı?”

Kitap sessiz kaldı.

Sonra başka bir cümle ortaya çıktı.

**İLK SEÇİM.**

Morrgan kaşlarını çattı.

“İlk seçim neydi?”

Sayfa birkaç saniye boş kaldı.

Ardından:

**AYRILMAK.**

Aleric'in yüzündeki ifade değişti.

“Kim ayrıldı?”

Cevap gelmedi.

Morrgan kapıya doğru baktı.

“Sanırım bunu aşağıda öğreneceğiz.”

Aleric derin bir nefes aldı.

“Bundan hiç hoşlanmıyorum.”

“Ben de.”

Merdivenlere doğru ilerlediler.

Her adımda hava biraz daha soğuyordu.

Kızıl Hisar'ın altındaki koridor, üst katlardan çok daha eski görünüyordu.

Duvarlarda ne sancak vardı ne de bir krallığın arması.

Sadece zamanla silinmiş birkaç işaret vardı.

Aleric elindeki kitabı kaldırdı.

“Burası hisardan bile eski.”

Morrgan duvara dokundu.

“Öyle görünüyor.”

“Baban burayı biliyor olabilir.”

Morrgan elini duvardan çekti.

“Biliyor.”

Aleric ona döndü.

“Emin misin?”

“Babam bazı şeyleri anlatırken fazla sessiz kalıyor.”

“Bu da bir cevap sayılır.”

“Maalesef.”

Bir süre daha yürüdüler.

Koridor sonunda genişledi.

Karşılarında büyük bir taş kapı vardı.

Aleric durdu.

Kapının üzerinde üç renk yoktu.

Altın yoktu.

Kırmızı yoktu.

Gri de yoktu.

Ortada yalnızca küçük bir siyah nokta vardı.

Aleric kitabı kaldırdı.

“İşte bu.”

Morrgan kapıya yaklaştı.

“Kitaptaki işaret.”

Aleric başını salladı.

Kitap kendiliğinden açıldı.

Sayfada tek bir cümle belirdi.

**BURASI BAŞLANGIÇTI.**

Morrgan kapıya baktı.

“Ne başladı?”

Aleric cevap veremedi.

Çünkü kapının diğer tarafından bir ses geldi.

**Tak.**

İkisi de sustu.

Bir saniye sonra:

**Tak.**

Morrgan kılıcını kaldırdı.

“İçeride biri var.”

Aleric kapıya baktı.

“Ya da bir şey.”

Kapının altından ince bir ışık sızdı.

Ama altın değildi.

Kırmızı da değildi.

Gri hiç değildi.

Neredeyse renksizdi.

Aleric bir adım yaklaştı.

“Bu ne?”

Kitap açıldı.

**HENÜZ BİR RENGİ YOK.**

Aleric kaşlarını çattı.

“Nasıl yani?”

Yeni bir cümle belirdi.

**HENÜZ SEÇİMİNİ YAPMADI.**

Morrgan Aleric'e baktı.

“Bir kişi olabilir mi?”

Aleric kapıya baktı.

“Bilmiyorum.”

Morrgan hafifçe başını salladı.

“Tabii.”

Aleric ona baktı.

“Ne var?”

“Hiç.”

Kapının üzerinde ince bir çatlak oluştu.

Taş ağır ağır ayrılmaya başladı.

İçeriden soğuk hava yayıldı.

Aleric bir adım geri çekildi.

Morrgan kılıcını daha sıkı tuttu.

İçerisi karanlıktı.

Hiçbir şey görünmüyordu.

Ama bir ses geldi.

“Sonunda...”

Aleric dondu.

Morrgan da kıpırdamadı.

Ses tekrar duyuldu.

“Seçim yapanlar geldi.”

Aleric'in elindeki kitap bir anda buz gibi oldu.

Sayfalar hızla çevrildi.

Sonunda durdu.

**İLK TOHUM UYANDI.**

Aleric yazıya baktı.

Sonra Morrgan'a döndü.

“Bence geri dönmemiz gerekiyordu.”

Morrgan gözünü kapıdan ayırmadan cevap verdi.

“Bence de.”

Aleric şaşırdı.

“E o zaman neden hâlâ buradayız?”

Morrgan kılıcını kaldırdı.

“Çünkü artık çok geç.”

Kapının aralığı biraz daha açıldı.

İçeriden gelen soğuk hava ikisinin de yüzüne vurdu.

Ve karanlığın içinden bir çift göz açıldı.