# 30. BÖLÜM — KALBİN ANAYASASI VE EBEDİ KEŞİF
"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"
# 30. BÖLÜM — KALBİN ANAYASASI VE EBEDİ KEŞİF
Kızıl Hisar'ın burçlarında aşağıdan gelen sesler hâlâ duyuluyordu.
“TESLİM OLUN!”
Aleric aşağı baktı.
Sonra Morrgan'a döndü.
“Bunlar ne zaman susacak?”
Morrgan omuzlarını silkti.
“Muhtemelen biz teslim olunca.”
“Yani uzun sürecek.”
“Biraz.”
Aleric istemsizce güldü.
Sonra yüzündeki ifade değişti.
“Baştan başlamamız gerekiyor.”
Morrgan kaşlarını kaldırdı.
“Neye?”
“Her şeye.”
“Bu biraz fazla genel oldu.”
Aleric kitabı eline aldı.
“Şu renk meselesine. Bize ne olmamız gerektiğini söyleyenlere. Kimimizin iyi, kimimizin kötü olduğuna karar verenlere.”
Morrgan birkaç saniye sustu.
“Peki ne yapacağız?”
Aleric düşündü.
“Bilmiyorum.”
Morrgan gülümsedi.
“Şaşırtmadın.”
“Sen de bilmiyorsun.”
“Doğru.”
Aleric elini uzattı.
“Ama en azından birbirimiz konusunda anlaşabiliriz.”
Morrgan eline baktı.
“Nasıl?”
“Yalan söylemeyeceğiz.”
Morrgan'ın yüzü ciddileşti.
“Tamam.”
“Bir şey olduğunda birbirimizin arkasından karar vermeyeceğiz.”
Morrgan başını salladı.
“Tamam.”
“Ve...”
Aleric durdu.
Morrgan bekledi.
“Ne?”
“Ne olursa olsun, birbirimizi yarı yolda bırakmayacağız.”
Morrgan ona baktı.
“Bunu söylemek kolay.”
“Biliyorum.”
“Uygulamak zor.”
“Onu da biliyorum.”
Morrgan birkaç saniye düşündü.
Sonra elini Aleric'in eline uzattı.
“Tamam.”
Aleric hafifçe gülümsedi.
“Tamam.”
Tam o sırada kitap kendi kendine açıldı.
Aleric gözlerini kapattı.
“Başlama.”
Sayfada bir cümle belirdi.
**YALAN SÖYLEMEYİN.**
Aleric kitaba baktı.
“Bunu zaten söyledik.”
İkinci satır oluştu.
**BİRBİRİNİZİN YERİNE KARAR VERMEYİN.**
Morrgan kitabı okudu.
“Bu iyi.”
Aleric başını salladı.
“Üçüncüyü de görelim.”
Sayfada yeni kelimeler belirdi.
**SEÇİMLERİNİZİN SONUCUNU BİRLİKTE TAŞIYIN.**
Bir süre kimse konuşmadı.
Morrgan sonunda:
“Bence bu kadar yeter.”
Aleric kitabı kapattı.
“Ben de öyle düşünüyorum.”
Birkaç saniye sonra Aleric'in yüzündeki ifade yeniden değişti.
“Bir şey daha var.”
Morrgan ona baktı.
“Ne?”
Aleric aşağıdaki şehre baktı.
“Ben buraya ait değilim.”
Morrgan'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Biliyorum.”
“Ben 2026'dan geldim.”
“Bunu da biliyorum.”
“Benim dünyam buradan çok farklı.”
Morrgan hafifçe başını eğdi.
“Ne kadar farklı?”
Aleric düşündü.
“Oldukça.”
“Ejderha var mı?”
“Yok.”
“Büyü?”
“Yok.”
“Krallık?”
Aleric ona baktı.
“Bazı ülkelerde var ama benim yaşadığım yerde yok.”
Morrgan kaşını kaldırdı.
“Garipmiş.”
“Bana göre de burası garip.”
Morrgan gülümsedi.
“Adil.”
Aleric bir süre sessiz kaldı.
“Bir gün geri dönmenin yolunu bulursam...”
Morrgan'ın bakışları yere indi.
Aleric bunu fark etti.
“Ama sana yalan söylemeyeceğim.”
Morrgan başını kaldırdı.
“Gitmek istiyor musun?”
Aleric hemen cevap vermedi.
“Bilmiyorum.”
Morrgan hafifçe gülümsedi.
“Yine.”
“Ne yapayım? Gerçek bu.”
“Biliyorum.”
Aleric derin bir nefes aldı.
“Bazen evimi özlüyorum.”
Morrgan hiçbir şey söylemedi.
“Oradaki hayatımı. Kütüphaneyi. Normal bir günü.”
Morrgan ona baktı.
“Burada normal gün yok.”
Aleric güldü.
“Onu fark ettim.”
Morrgan da hafifçe güldü.
Sonra Aleric ciddileşti.
“Ama bir gün geri dönmek zorunda kalsam bile...”
Durdu.
“Bunu senden saklamayacağım.”
Morrgan başını salladı.
“Ben de senden bir şey saklamam.”
Aleric ona baktı.
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten.”
“İyi.”
“Yalnız bir şartım var.”
Aleric kaşlarını kaldırdı.
“Ne?”
“Geri dönmenin yolunu bulursan önce bana haber ver.”
Aleric gülümsedi.
“Anlaştık.”
Kitap yeniden açıldı.
Morrgan hemen baktı.
“Şimdi ne yazacak?”
Sayfada tek bir cümle belirdi.
**GELECEK HENÜZ YAZILMADI.**
Aleric bir süre yazıya baktı.
Sonra:
“İlk kez bu hoşuma gitti.”
Morrgan başını salladı.
“Benim de.”
Aleric kitabı kapatmak üzereyken yeni bir satır belirdi.
**AMA SEÇİMLER BAŞLADI.**
Aleric hafifçe gülümsedi.
“Tamam. Bunu da kabul ediyorum.”
Morrgan ona baktı.
“Hazır mısın?”
Aleric aşağıdan gelen sesleri dinledi.
Sonra iç çekti.
“Hayır.”
Morrgan güldü.
“Güzel.”
Aleric kaşlarını çattı.
“Bunu neden her seferinde söylüyorsun?”
“Çünkü sen hazır olduğunda işler genelde daha kötü oluyor.”
“Bu hiç mantıklı değil.”
“Bence gayet mantıklı.”
Tam o sırada yerin altından derin bir ses yükseldi.
**GÜMMM.**
İkisi de sustu.
Kızıl Hisar'ın taşları hafifçe titredi.
Aleric kitabı sıkıca tuttu.
Morrgan kılıcını çekti.
Bir kez daha:
**GÜMMM.**
Bu kez ses daha yakından gelmişti.
Morrgan karanlık merdivenlere baktı.
“Sanırım aşağıda bizi bekleyen bir şey var.”
Aleric yutkundu.
“Bunu hiç sevmedim.”
Morrgan yürümeye başladı.
“Ben de.”
Aleric onun peşinden gitti.
Kitap ise kapalıydı.
İlk kez hiçbir şey söylemiyordu.
Ve bu sessizlik, Aleric'in içini kitabın söylediği her şeyden daha fazla ürpertiyordu.
Merdivenlerin sonuna geldiklerinde taş duvarın arkasından hafif bir ses duyuldu.
**Tak.**
Morrgan durdu.
Aleric de durdu.
Bir kez daha:
**Tak.**
Aleric fısıldadı.
“İçeride biri mi var?”
Kitap yavaşça açıldı.
Sayfada tek bir cümle belirdi:
**İLK TOHUM KÖK SALDI.**