Keşfet

# 31. BÖLÜM — BEYAZIN KAÇIRDIĞI KIZIL

"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"

# 31. BÖLÜM — BEYAZIN KAÇIRDIĞI KIZIL

Kızıl Hisar'ın önündeki ordu hâlâ geri çekilmemişti.

Altın zırhların arasında Başrahip öne çıktı.

“Yabancıyı bize verin!”

Sesi surlarda yankılandı.

“Ve Prenses'i de teslim edin!”

Aleric burçlardan aşağı baktı.

Morrgan yanında değildi.

Bir an etrafına baktı.

“Bir dakika...”

Kitabı eline aldı.

“Morrgan nerede?”

Cevap gelmedi.

Aleric hızla arkasını döndü.

“Morrgan!”

Sessizlik.

Az önce yanında olan kişi yoktu.

Aleric'in yüzündeki ifade değişti.

“Hayır.”

Merdivenlere doğru koştu.

“Morrgan!”

Koridoru geçti.

Odaya girdi.

Boştu.

Aleric'in kalbi hızlandı.

Tam geri dönecekken yerde bir parça kırmızı kumaş gördü.

Eğilip aldı.

Morrgan'ın pelerininin bir parçasıydı.

Aleric'in eli sıkıldı.

“Onu götürdüler.”

Kitap kendi kendine açıldı.

Sayfada tek bir cümle belirdi:

**BEYAZ, KIZILI ALDI.**

Aleric kitabı kapattı.

“Bunu neden daha önce söylemedin?”

Kitap sessiz kaldı.

Aleric dişlerini sıktı.

“Tabii.”

Dışarıdan yeniden Başrahip'in sesi geldi.

“Prensesinizi kurtarmak istiyorsanız, yabancıyı teslim edin!”

Aleric surlara çıktı.

“Onu siz mi aldınız?”

Başrahip başını kaldırdı.

“Prensesiniz bizim korumamız altında.”

Aleric öfkeyle güldü.

“Koruma mı?”

Başrahip sakin görünmeye çalıştı.

“Onu yanlış yoldan kurtarıyoruz.”

“Morrgan'ın hangi yolda olacağına siz karar veremezsiniz.”

“Biz düzeni koruyoruz.”

Aleric aşağı baktı.

“Düzen dediğiniz şey, insanları zorla yanınızda tutmaksa bunun adı düzen değil.”

Başrahip'in yüzü sertleşti.

“Sen bu dünyanın kurallarını bilmiyorsun.”

Aleric kitabı kaldırdı.

“Belki de sorun tam olarak bu.”

Başrahip sustu.

Aleric devam etti.

“Kuralları siz yazmışsınız. Sonra herkesin o kurallara uymasını istemişsiniz.”

“Çünkü düzen olmadan kaos olur.”

“Peki ya kurallarınız yanlışsa?”

Başrahip cevap vermedi.

Aleric gözlerini kısmıştı.

“Morrgan nerede?”

“Güvende.”

“Onun yanında mı?”

Başrahip sustu.

Aleric'in yüzündeki ifade değişti.

“Hayır.”

Başrahip başka tarafa baktı.

Aleric artık emindi.

Morrgan kendi isteğiyle gitmemişti.

Kitap yeniden açıldı.

Bu kez sayfada yalnızca iki kelime vardı:

**KIZIL KAYIP.**

Aleric derin bir nefes aldı.

“Onu bulacağım.”

Sayfa çevrildi.

**TEK BAŞINA DEĞİL.**

Aleric kaşlarını çattı.

“Ne demek bu?”

Kitap cevap vermedi.

Tam o sırada kalenin altından bir ses geldi.

**GÜMMM.**

Aleric dondu.

30. bölümde duyduğu sesti.

İlk Tohum.

Aleric aşağı baktı.

“Demek ikisi bağlantılı.”

Başrahip de sesi duymuştu.

Yüzündeki ifade ilk kez değişti.

Aleric bunu fark etti.

“Sen bunu biliyorsun.”

Başrahip cevap vermedi.

Aleric bir adım öne çıktı.

“Morrgan'ı neden aldınız?”

Başrahip sessiz kaldı.

Aleric'in sesi sertleşti.

“Ve aşağıda ne var?”

Bu kez Başrahip ona baktı.

“Sen hiçbir şey anlamıyorsun.”

Aleric başını salladı.

“Belki.”

Kitabı sıkıca tuttu.

“Ama Morrgan'ı bulacağım.”

Başrahip arkasını döndü.

“Geç kaldın.”

Aleric'in yüzü gerildi.

“Ne?”

Başrahip yürümeye devam etti.

“Prenses artık bizimle değil.”

Aleric birkaç saniye kıpırdamadı.

Sonra kitabın kapağını açtı.

Sayfada yeni bir cümle belirdi:

**İLK TOHUM, KIZILI ÇAĞIRDI.**

Aleric'in içi ürperdi.

“Morrgan...”

Aşağıdan bir kez daha ses geldi.

**GÜMMM.**

Bu kez Kızıl Hisar'ın bütün taşları titredi.