# 32. BÖLÜM — MÜREKKEBİN YARGISI
"VASIFSIZ SEVDA: MASKESİZLER KRALLIĞI"
# 32. BÖLÜM — MÜREKKEBİN YARGISI
Kızıl Hisar'ın taşları yeniden titredi.
Aleric yerinden kıpırdamadı.
Az önce duyduğu söz hâlâ aklındaydı.
**İLK TOHUM, KIZILI ÇAĞIRDI.**
“Morrgan'ı mı?”
Kitap cevap vermedi.
Aleric kapağı açtı.
“Bana bir şey söyle.”
Sayfalar birkaç saniye boş kaldı.
Sonra mürekkep yavaşça hareket etti.
**YARGI BAŞLADI.**
Aleric kaşlarını çattı.
“Ne yargısı?”
Cevap gelmedi.
“Kitap?”
Bir satır daha belirdi.
**RENKLERİN DEĞİL, SEÇİMLERİN YARGISI.**
Aleric birkaç saniye sayfaya baktı.
“Bu hiç iyiye işaret değil.”
Kitap bir anda kapandı.
Aleric başını kaldırdı.
Kızıl Hisar'ın dışından bağırışlar geliyordu.
Işık askerleri hâlâ surların önündeydi.
Ama biraz önce düzenli duran birlikler artık birbirlerine bakıyordu.
Bazıları silahlarını yere bırakmıştı.
Bazıları ise hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.
Aleric merdivenlere yöneldi.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Yalnız gitmeyeceksin.”
Aleric döndü.
Başrahipti.
Aleric'in eli kitabın üzerinde sıkılaştı.
“Morrgan nerede?”
Başrahip cevap vermedi.
“Onu nereye götürdünüz?”
“Zindana.”
Aleric'in yüzü gerildi.
“Ne yaptınız ona?”
“Henüz hiçbir şey.”
“Henüz mi?”
Başrahip gözlerini kaçırmadı.
“Çünkü karar verilmedi.”
Aleric birkaç saniye sustu.
“Ne kararı?”
Başrahip derin bir nefes aldı.
“Prensesin ne yapacağına.”
Aleric başını salladı.
“Buna siz karar veremezsiniz.”
“Biz karar vermiyoruz.”
Başrahip kitabı işaret etti.
“Bu kez karar ona ait.”
Aleric'in bakışları sertleşti.
“Kitaptan mı bahsediyorsun?”
Başrahip cevap vermedi.
Bu sessizlik yeterliydi.
Aleric kitabı açtı.
Sayfanın ortasında tek bir kelime vardı:
**YARGI.**
Altında yeni bir cümle oluştu.
**HERKES SIRASI GELDİĞİNDE KENDİ SEÇİMİNİN KARŞISINA ÇIKAR.**
Aleric yavaşça konuştu.
“Peki Morrgan'ın seçimi ne?”
Kitap sustu.
“Bunu da mı bilmiyorsun?”
Bir süre sonra mürekkep hareket etti.
**BİLMİYORUM.**
Aleric şaşırdı.
“İlk kez dürüstçe cevap verdin.”
Sayfada küçük bir çizgi belirdi.
Sonra:
**BEN DE HER ŞEYİ BİLMEM.**
Aleric istemsizce gülümsedi.
“Bunu duymak garip şekilde rahatlatıcı.”
Kitap hemen yeni bir cümle yazdı.
**FAZLA RAHATLAMA.**
Aleric'in gülümsemesi kayboldu.
“Tamam. Eski hâline döndün.”
Başrahip onları izliyordu.
“Eğer Morrgan'ı bulmak istiyorsan benimle gel.”
Aleric tereddüt etti.
“Bana neden yardım ediyorsun?”
Başrahip birkaç saniye düşündü.
“Çünkü aşağıda olan şeyin sadece Morrgan'la ilgili olmadığını artık biliyorum.”
Aleric kitabı kapattı.
“İlk Tohum.”
Başrahip başını salladı.
“Evet.”
Aşağıya inen taş merdivenlere yöneldiler.
Her adımda hava biraz daha soğuyordu.
Duvarlardaki altın işlemeler yavaş yavaş kayboldu.
Yerlerini renksiz taşlar aldı.
Aleric bunu fark etti.
“Burada neden hiç renk yok?”
Başrahip cevap vermedi.
Aleric tekrar sordu.
“Neden?”
Bu kez Başrahip durdu.
“Çünkü burası renklerden önce vardı.”
Aleric'in yüzü değişti.
Kitap kendi kendine açıldı.
Sayfada üç renk belirdi.
Altın.
Kırmızı.
Gri.
Sonra üçünün ortasına küçük, siyah bir nokta düştü.
**İLK YARGI VERİLDİĞİNDE, İLK AYRILIK BAŞLADI.**
Aleric fısıldadı.
“Demek her şey burada başladı.”
Kitap cevap vermedi.
Merdivenlerin sonunda demir bir kapı vardı.
Kapının üzerinde tek bir işaret bulunuyordu.
Küçük siyah bir nokta.
Aleric'in nefesi kesildi.
“Bu...”
Başrahip kapıya baktı.
“Evet.”
“İlk Tohum?”
Başrahip başını salladı.
“Ve Morrgan şu anda onun arkasında.”
Aleric kapıya doğru bir adım attı.
Tam elini uzatırken içeriden bir ses geldi.
Sakin.
Ama tanıdık.
“Morrgan.”
Aleric dondu.
Kitabın sayfaları aynı anda çevrildi.
Son sayfada yalnızca şu yazıyordu:
**YARGIYI KİM VERECEK?**
Kapının arkasından Morrgan'ın sesi tekrar duyuldu.
“Aleric...”
Bu kez sesi daha zayıftı.
Aleric kapıya yaklaştı.
“Morrgan, orada mısın?”
Cevap gelmedi.
Sonra içeriden başka bir ses yükseldi.
Ne erkekti ne kadın.
Ne öfkeliydi ne de sakindi.
Sadece boştu.
“Onu kurtarmaya mı geldin?”
Aleric'in eli kılıcının kabzasına gitti.
“Evet.”
Ses tekrar konuştu.
“Peki ya onu kurtarılmaya ihtiyacı olmadığını söylerse?”
Aleric durdu.
Kitabın sayfasında yeni bir cümle belirdi:
**BU KEZ CEVABI SEN DE BİLMİYORSUN.**
Aleric kapıya baktı.
Bir an hiçbir şey söylemedi.
Morrgan'ı bulmak istiyordu.
Ama kapının arkasında ne olduğunu bilmeden içeri dalarsa, onun yerine bir karar vermiş olacaktı.
Başrahip sessizce onu izliyordu.
Kapının arkasındaki ses son kez konuştu.
“Şimdi seç, Aleric.”
Kapının üzerindeki siyah nokta parladı.
“Onu kurtaracak mısın?”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Yoksa kendi seçimini yapmasına izin mi vereceksin?”
Aleric kitabı kapattı.
Ve ilk kez...
Cevabı hemen vermedi.