2. BÖLÜM: GÖRÜNMEZİN İMZASI
YAZILAN GERÇEK Mürekkebin Gölgesi
2. BÖLÜM: GÖRÜNMEZİN İMZASI
Londra'da sabah olmasına rağmen şehir hâlâ Heathrow'daki olayın etkisindeydi.
Haber siteleri aynı görüntüleri tekrar tekrar yayınlıyor, sosyal medyada herkes aynı şeyi konuşuyordu.
Uçakta olmayan bir adam nasıl olmuştu da uçakta bulunmuştu?
Elif, kitap fuarının girişindeki kalabalığın arasında telefonuna bakıyordu.
Yeni bir bildirim geldi.
HEATHROW'DAKİ GİZEM BÜYÜYOR
Haberi açtı.
Burak Korhan'ın fotoğrafı ekrandaydı.
Elif birkaç saniye fotoğrafa baktı.
Sonra haberdeki ayrıntılardan biri dikkatini çekti.
Kol düğmesi.
Elif'in kaşları çatıldı.
O kol düğmesini tanıyordu.
Çünkü kendi kitabında vardı.
“Yok artık…”
Çantasından bilgisayarını çıkardı.
Roman dosyasını açtı.
İlk bölüme girdi.
Uçak.
Gazeteci.
Sistemde görünmeyen bir yolcu.
Kol düğmesi.
Elif ekrana bakarken bir süre kıpırdamadı.
Sonunda kendi kendine mırıldandı:
“Bu kadar da tesadüf olmaz.”
Tam bilgisayarı kapatacaktı ki ekran bir anda karardı.
Elif şaşkınlıkla ekrana baktı.
“Ne oldu şimdi?”
İnternet bağlantısı kesilmişti.
Birkaç saniye sonra ekran yeniden açıldı.
Ortada tek bir cümle vardı:
LİSTEYE BAKTIN MI?
Elif'in eli klavyenin üzerinde kaldı.
“Kim yaptı bunu?”
Cevap gelmedi.
Ekran normale döndü.
Elif hemen bilgisayarı kapattı.
Kalbi hızlı atıyordu.
İlk kez olayların gerçekten kendi kitabıyla bağlantılı olabileceğini düşünmeye başlamıştı.
THE SHARD
Aynı saatlerde Julian Vane, The Shard'ın 82. katındaki koridorda ilerliyordu.
Bina güvenlik nedeniyle boşaltılmıştı.
Miller elindeki tablete bakarak yürüyordu.
“Güvenlik kameralarını kontrol ettik.”
Vane ona baktı.
“Bir şey çıktı mı?”
“Hayır. Odaya giren ya da çıkan kimse görünmüyor.”
“Kapı?”
“İçeriden kilitli.”
Vane birkaç saniye düşündü.
“Başka giriş?”
“Yok.”
Vane başını salladı.
“Tamam. Odaya geçelim.”
İçeri girdiklerinde Arthur Penhaligon'un cansız bedeniyle karşılaştılar.
Ünlü gazetecinin odası şaşırtıcı derecede düzenliydi.
Miller bilgisayara yaklaştı.
“Bilgisayar açık.”
“Ne var?”
“Bir metin dosyası.”
Vane yanına geldi.
Ekranda yalnızca şu yazıyordu:
BU DAHA BAŞLANGIÇ.
Vane dosyanın bilgilerini açtı.
“Ne zaman oluşturulmuş?”
“Bugün, 09.17.”
“Arthur'un bilgisayarından mı?”
“Evet.”
Vane odada göz gezdirdi.
Masanın üzerinde küçük bir kravat iğnesi gördü.
“Şunu da incelet.”
Adli ekip iğneyi aldı.
Bir süre sonra sonuç geldi.
“Başkomiser.”
Vane döndü.
“İğne gerçek değil.”
“Plastik mi?”
“Sentetik bir kopya.”
Vane iğneye baktı.
Heathrow'daki kol düğmesini hatırladı.
İki farklı olay.
İki sahte aksesuar.
Ve iki ayrı mesaj.
Birileri olay yerlerine özellikle bir şey bırakıyordu.
Ama neden?
KİTAP FUARI
Elif, fuarın daha sakin bir bölümünde oturuyordu.
Kahvesine dokunmamıştı.
Telefonuna yeni bir haber geldi.
THE SHARD'DA ÜNLÜ GAZETECİ ÖLÜ BULUNDU
Haberi açtı.
Fotoğrafın altındaki ayrıntıyı okuyunca eli telefonda kaldı.
82. kat.
Elif hemen bilgisayarını açtı.
Romanındaki ikinci bölüme girdi.
Sayfayı aşağı doğru kaydırdı.
Sonra durdu.
The Shard.
kat.
Arthur Penhaligon.
Elif'in midesi düğümlendi.
“Hayır…”
Bilgisayarı kapatmak istedi ama yapamadı.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Sanırım konuşmamız gerekiyor.”
Elif hızla arkasına döndü.
Julian Vane karşısında duruyordu.
Elif onu hemen tanıdı.
“Heathrow'daki başkomiser.”
“Julian Vane.”
Elif bilgisayarını kapattı.
“Beni neden buldunuz?”
Vane doğrudan konuya girdi.
“İki olayın sizin romanınızla benzerliği var.”
Elif'in yüzündeki ifade değişti.
“Ben de fark ettim.”
Vane kısa bir süre sustu.
“Bunu ne zamandır biliyorsunuz?”
“İlk olaydan sonra fark ettim.”
“Bize neden söylemediniz?”
Elif şaşkınlıkla ona baktı.
“Çünkü önce kendim anlamaya çalışıyordum.”
Miller yanlarına geldi.
“Başkomiser, yeni mesaj var.”
Vane tableti aldı.
Ekranda anonim bir hesaptan gönderilmiş bir mesaj vardı.
İKİNCİ SAYFA DA OKUNDU.
Altında Elif'in romanının kapağının fotoğrafı bulunuyordu.
Elif fotoğrafı görünce sessiz kaldı.
Vane ona baktı.
“Romanınızın tamamını kimler okudu?”
“Tamamını mı?”
“Evet.”
Elif düşündü.
“Editörüm bazı bölümleri gördü. Ama kitabın tamamı sadece benim bilgisayarımda.”
“İkinci bölüm?”
“Onu kimse okumadı.”
Miller araya girdi.
“Emin misiniz?”
Elif ona döndü.
“Evet. Çünkü ikinci bölümü dün gece bitirdim.”
Vane'in bakışları ciddileşti.
“Dün gece mi?”
“Evet.”
Tam o anda Elif'in bilgisayarından bir bildirim sesi geldi.
Üçü birden ekrana baktı.
Bilgisayar kendi kendine açılmıştı.
Ekranda yeni bir dosya görünüyordu.
BÖLÜM 3
Elif birkaç saniye konuşamadı.
Sonra yavaşça:
“Ben bunu oluşturmadım.”
Miller bilgisayara yaklaştı.
“Dosya şimdi mi oluşturulmuş?”
“Evet.”
Vane ekrana baktı.
“İçini aç.”
Elif tereddüt etti.
“Ya istemediğim bir şey varsa?”
Vane sakin bir sesle konuştu.
“Birlikte bakarız.”
Elif dosyayı açtı.
İlk satırda tek bir cümle vardı:
Bazı hikâyeler yazılmaz. Bulunur.
Elif'in yüzü gerildi.
“Bu benim cümlem değil.”
Miller dosyanın ayrıntılarını kontrol etti.
“Dosya yeni oluşturulmuş.”
Elif başını kaldırdı.
“Benim bilgisayarıma biri girmiş.”
Vane cevap vermedi.
Çünkü o da aynı şeyi düşünüyordu.
Fakat birkaç saniye sonra ekranda yeni bir satır belirdi.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMDE GÖRÜŞÜRÜZ, ELİF.
Elif geriye doğru bir adım attı.
“Bu nasıl oluyor?”
Miller bilgisayarı incelemeye başladı.
Vane ise odadaki insanlara baktı.
Kalabalık hâlâ normal şekilde hareket ediyordu.
Kimse onların ne yaşadığını bilmiyordu.
Vane tekrar ekrana döndü.
“Bu kişinin seni tanıdığı kesin.”
Elif yutkundu.
“Benden ne istiyor?”
Vane bir süre cevap vermedi.
Sonra:
“Henüz bilmiyoruz.”
Elif bilgisayara baktı.
Artık korktuğu şey polisin onu suçlaması değildi.
Asıl korktuğu şey başkaydı.
Birisi onun yazdıklarını biliyordu.
Hem de henüz kimse okumadan.
Elif ekranı kapattı.
“Başkomiser…”
“Efendim?”
“Bence üçüncü bölümde ne olacağını bulmamız gerekiyor.”
Vane başını salladı.
“Ben de aynı şeyi düşünüyordum.”
Elif çantasını aldı.
Bu kez yalnız değildi.
Ama garip bir şekilde kendini daha güvende de hissetmiyordu.
Çünkü artık biliyordu:
Birisi onun hikâyesini gerçek hayata taşımaya başlamıştı.
Ve sıradaki sayfayı kimin yazacağı henüz belli değildi.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: Bende okur birde böyle okuyucu olunca çok teşekkür ederim
- Eda Özden İlgezdi: Gizemi çözmek için sabırsızlanıyorum kesinlikle
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: kötü. Peki çok teşekkür ederim
- Elif İlhan: Çok garip bir durum var burada korkutucu