# BÖLÜM 21 — ELM ROAD 17
YAZILAN GERÇEK Mürekkebin Gölgesi
# BÖLÜM 21 — ELM ROAD 17
Gece ilerlemişti.
Arabada kimse konuşmuyordu.
Londra'nın ışıkları camdan geçip gidiyor, sokaklar giderek boşalıyordu.
Elif başını cama yaslamıştı.
Aklında tek bir şey vardı.
**Elm Road 17.**
Miller ön koltukta telefonuyla uğraşıyordu.
Bir süre sonra başını kaldırdı.
“Adresi buldum.”
Vane aynadan ona baktı.
“Ne kadar?”
“On beş dakika.”
Elif hemen doğruldu.
“Gerçekten gidecek miyiz?”
“Evet,” dedi Vane.
Miller ona döndü.
“Polise haber vermeyecek miyiz?”
“Önce neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamamız lazım.”
Elif araya girdi.
“Ya evde biri varsa?”
Vane bu kez ona baktı.
“O zaman birlikte gireriz. Kimse tek başına hareket etmeyecek.”
Elif başını salladı.
“Tamam.”
Ama içindeki huzursuzluk geçmiyordu.
Çünkü bu adres ona yabancı gelmiyordu.
Sanki yıllar önce orada bulunmuştu.
Sadece ne zaman olduğunu hatırlayamıyordu.
---
On beş dakika sonra Miller telefonuna baktı.
“Burası.”
Vane arabayı yol kenarına çekti.
Üçü de karşıya baktı.
**17 numara.**
İki katlı, eski bir evdi.
Bahçesi bakımsızdı. Pencerelerin çoğu karanlıktı.
Elif bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra ağzından tek bir cümle çıktı.
“Ben burayı biliyorum.”
Miller ona baktı.
“Emin misin?”
Elif başını salladı.
“Hayır.”
Arabadan indiler.
Sokak neredeyse tamamen sessizdi.
Elif birkaç adım attı.
Sonra evin kapısında durdu.
“Kapı…”
Miller yanına geldi.
“Ne var?”
Elif kapıya baktı.
“Bunu hatırlıyorum.”
Koyu renkli, eski bir kapıydı.
Üzerindeki metal numara hâlâ duruyordu.
**17.**
Elif'in aklına kısa bir görüntü geldi.
Aynı kapı.
Aynı bahçe.
Küçük bir el.
Bir çocuğun ayakkabıları.
Görüntü hemen kayboldu.
Elif elini alnına götürdü.
“Ben buraya gelmişim.”
Vane ona döndü.
“Ne zaman?”
“Çocukken.”
Tam o anda içeriden bir ses geldi.
**Tak.**
Üçü de sustu.
Bir saniye sonra tekrar duyuldu.
**Tak.**
Miller fısıldadı.
“Bunu siz de duydunuz, değil mi?”
Vane kapıya yöneldi.
“Geri durun.”
Kapının koluna uzandı.
Kilitli değildi.
Kapı hafifçe açıldı.
İçerisi karanlıktı.
Miller telefonunun ışığını açtı.
“Elektrik yok.”
Vane içeri baktı.
“Bir şey göremiyorum.”
Elif kapının önünde kaldı.
İçeri adım atmak istemiyordu.
Tam geri çekilecekken içeriden bir ses geldi.
“Elif…”
Elif dondu.
Miller ona baktı.
“Ne oldu?”
Elif cevap vermedi.
Ses tekrar geldi.
Bu kez biraz daha yakından.
“Elif…”
Vane hemen içeri girdi.
“Kim var orada?”
Cevap gelmedi.
Miller ışığı koridora tuttu.
Boştu.
Duvarlarda eski fotoğraflar vardı.
Bir tanesi yere düşmüştü.
Elif istemeden merdivenlere baktı.
Merdivenin yanında büyükçe bir fotoğraf duruyordu.
Yaklaştı.
Fotoğraftaki küçük kızın yüzünü görünce durdu.
Miller yanına geldi.
“Elif?”
Elif fotoğrafa baktı.
“Bu benim.”
Vane fotoğrafı eline aldı.
Köşesinde bir tarih vardı.
**14.09.2000**
Elif yutkundu.
“Demek gerçekten buradaymışım.”
Vane fotoğrafa tekrar baktı.
“Yanındaki kadın kim?”
Elif kadına baktı.
Yüzünü tam seçemiyordu.
Ama sesi…
Birden koridorun sonundaki kapı sertçe kapandı.
**ÇAT.**
Miller irkildi.
“Vane…”
Vane arkasını döndü.
Kapıya baktı.
Sonra Elif'e.
Tam o sırada evin içinden bir kadın sesi geldi.
**“Ona güvenme.”**
Elif olduğu yerde kaldı.
Bu cümleyi daha önce duymuştu.
Ama nerede?
Kimden?
Miller ona yaklaştı.
“Bu sesi tanıyor musun?”
Elif cevap veremeden üst kattan bir şey düştü.
Üçü birden yukarı baktı.
Merdivenin başındaki kapı hafifçe hareket ediyordu.
Sanki içeriden biri kapıyı itiyordu.
Vane elini kaldırdı.
“Burada kalın.”
Merdivene yöneldi.
İlk basamağa ayağını koyduğu anda bütün ışıklar yandı.
Üçü de istemsizce gözlerini kapattı.
Bir saniye sonra ışıklar söndü.
Bu kez duvarda bir şey vardı.
Miller telefonunun ışığını tuttu.
Siyah mürekkeple yazılmıştı:
**ELİF, HATIRLADIN MI?**
Altında başka bir cümle vardı.
**O GECE YALNIZ DEĞİLDİN.**
Elif yazıya bakarken zihninde başka bir görüntü belirdi.
Bir çocuk odası.
Pencerenin önünde duran kadın.
Kadının yanında bir adam.
Adamın elinde siyah bir defter.
Elif bir anda geri çekildi.
“Arthur…”
Vane ona döndü.
“Ne dedin?”
Elif gözlerini kapattı.
“Arthur buradaydı.”
Miller şaşkınlıkla baktı.
“Arthur mu?”
Elif başını salladı.
“Onu gördüm.”
“Yüzünü gördün mü?”
“Hayır.”
“Peki nereden biliyorsun?”
Elif cevap vermedi.
Çünkü emin olduğu tek şey adamın elindeki defterdi.
Tam o anda üst kattaki kapı tamamen açıldı.
İçeriden bir şey merdivenlerden aşağı yuvarlandı.
Miller geri çekildi.
Siyah bir defterdi.
Vane merdivenin başına baktı.
“Kimse yukarı çıkmadı.”
Elif deftere bakıyordu.
Kapağında isim yoktu.
Sadece aynı sembol vardı.
**Üç çizgi.**
**Siyah nokta.**
Altında tek bir tarih:
**14.09.2000**
Elif'in telefonu titredi.
Ekrana baktı.
Yeni mesaj vardı.
**ŞİMDİ HATIRLAYACAKSIN.**
Elif mesajı okudu.
Sonra yavaşça başını kaldırdı.
Üst kattaki koridor bomboştu.
Ama birkaç saniye sonra içeriden bir ses geldi.
“Elif…”
Bu kez daha netti.
Elif'in yüzü değişti.
Miller ona baktı.
“Kim bu?”
Elif cevap vermedi.
Çünkü sesi tanımıştı.
Yıllardır duymadığı bir ses.
Küçük bir kızın sesi.
**Kendi sesi.**
Ve karanlığın içinden o ses bir kez daha fısıldadı:
**“Sakın yukarı çıkma.”**
Yorumlar
- vulkanx tt: Onca zamandır unuttuğum bir yeri hatırlamak sıkıntılı bir his olmalı
- İbrahim Ergin: burası hiç güvenli görünmüyor dikkatli olun elif
- Nazlı Kara: vallahi içim içimi kemiriyor bu sesin sahibi kim lütfen açıklayın
- Kırık Cümleler: çocukluk anısı mı hakkımda sorular var ama cevapsız kalıyor
- Hocaaan trabzonlu: Yeter artık dikkatinizi verin bu konuda çok kritik şeyler geçiyor
- aleyna: Oorası eski şeylerden kalma çok garip bir tablo bu bence dikkatle bakın
- Ahmet Poyraz: Bu sesi nereden biliyorsun elif hadi hemen yanıtla
- Ege Bulut: bütün bu kararlar sonunda ne olacak merak ediyorum umarım iyisi çıkar
- Ahu Başar: şimdi hatırlayacaksın mesajındaki telaş beni gıcık ediyor @otukenkalem00